Depremzedeler için tek yürek olan güzel insanlarımız...

Sayın Aydınlık Gazetesi okurları ve ülkemize büyük bir sevgiyle bağlı sayın kardeşlerim... Dünyanın dört bir yanındaki birçok ülkede yaşayan Türklerin, vatanımıza, depremlerden etkilenen şehirlerimize gönderdikleri her çeşit yardımı mutlaka benim gibi mutlulukla takip ediyorsunuzdur. Sayın okurlarım, siz ister Türkiye'de, ister yurt dışında yaşıyor olun, ülkemizin karşısına çıkan zorlukları göğüsleyerek, yaralarımızın sarılması için elinizden geleni yapıyorsunuz. Milyonlarca insanımız, deprem bölgesi için seferber olmuş halde. Ne mutlu.

GEZMESEK DE TOZMASAK DA  O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR

Yaşattığımız dayanışma ruhunun üzerine rahmetli Ahmet Kutsi Tecer'in kısa ancak çok anlamlı bu şiirinden bahsetmek istedim size sayın okurlarım. Apçağa köyüne gelenler iki satırlık tabelayı okumadan girmezler köye. "Orada bir köy var uzakta" şiirinin konusu da memleket özlemidir. 1932 senesinde çocuk şarkısı olarak bestelenen şiirde, okumak ya da çalışmak amacıyla memleketlerinden ayrılan, ailelerine ve köylerine özlem duyan kişilerin hasreti anlatılmaktadır.

Değerli okurlarım, belki siz şimdi Ahmet Kutsi Tecer gibi bir şiir yazmadınız ancak vatanımız için göstermiş olduğunuz sevgi ve saygı sayesinde, birlik ve beraberlikten doğan güçle bir tarih yazdınız ve yazıyorsunuz. Ülkemizdeki depremzede vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarının giderilmesi için yapılan bu yardımlar asla unutulmayacak.

SPORLA, FUTBOLLA İLGİLİ GÜZELLİKLERİ YAZMAK İSTERDİM AMA...

Gazetemiz Aydınlık'ın tanınmış kalemi Meral Akkaya'nın derlediği yazılarından aldığım, eski Milli Eğitim Bakanı rahmetli Hasan Ali Yücel'den birkaç cümleyi size hatırlatmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığındaki görevinin yanı sıra Beden Terbiyesi Teşkilatında da görevde bulunan rahmetli devlet büyüğümüz bir konuşmasında şunu diyor: "İnsan kıymeti nedir bilmeyen topluluklarda kıymeti bilinecek insan yetişmez. Biz İstiklal Mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek istedik."

Devletimizin o dönemde düşündüğü planlama maalesef ertesi yıllarda beklendiği gibi olmadı. Tam tersine, köylerdeki insanlarımız, planlı-plansız ve hatta bilinçsiz olarak şehirleri doldurdu. O yıllarda, ayrıca, sporumuz ve futbolumuz yeşermeye başlayacağına, güreşimiz güç kaybeder oldu. Büyük şehirlerde başlayan ve bugüne kadar da hızını kesmeyen, hatta daha da kuvvetlenen futbol rüzgarı süratle esti. Ancak ülkemizdeki bu büyük sevgiye ve ilgiye rağmen futbolda beklenen uluslararası başarılar bir türlü gelmedi. Acı bir gerçek olarak da maalesef yabancı futbolcu transferlerine ayrılan kaynak ve harcanan paralar büyüdükçe büyüdü. Bu arada, kulüplerimizin altyapılarında yetişen birçok genç futbolcumuz göz göre göre güzel Türkiyemizden uzaklaştı. Bilinçsiz kulüp başkanlarının hatalı kararları yüzünden yurt dışında futbol oynamayı tercih ettiler.

Umarım dayanışma ve yardımlaşmada gösterdiğimiz başarıyı, yaşamın her alanında, plan ve program yapma konusunda da gösteririz. Bilhassa sporda...

Kalın sağlıcakla Aydınlık Gazetesi okuru kardeşlerim.