Dostluk teröre taviz vermez

Moskova’daki konser salonuna yapılan terör saldırısı, aynı zamanda dünya sporuna yapılan bir tehdit mi? Rusya, Kazan’da 11-24 Haziran tarihleri arasında 25 spor dalının yer aldığı BRICS Oyunları’nı düzenleyeceğini duyurdu. Oyunlar, Rusya-Afrika Zirvesi’nin yapılacağı tarihe denk geliyor. Oyunlara Brezilya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika katılacak. 2024 Paris Olimpiyatları’ndan önce böyle büyük bir organizasyon düzenlenmesinden Uluslararası Olimpiyat Komitesi IOC rahatsız ama IOC Başkanı “hükümetlerin kararlarından sporcuları cezalandıramayacaklarını” açıklayarak sporcuların hem BRICS oyunlarına hem Paris Olimpiyatları’na katılabileceğini belirtti. Bu tavizin altında bir korku da var, elbette. Bu 4 ülke tercih yapmak zorunda bırakılsa, zarar gören Paris Olimpiyatları olabilirdi.

IOC’NİN VE WADA’NIN TELAŞI

Ama dünya sporunu yönetenlere asıl rahatsızlığı veren organizasyon Rusya’nın 2024 Paris Olimpiyatları’ndan sonra 15-29 Eylül tarihleri arasında Moskova ve Ekaterinburg’da düzenleyeceğini duyurduğu Dünya Dostluk Oyunları oldu. IOC, oyunlara katılacak sporcuların cezalandırılacağını belirtti. Uluslararası Antidoping Ajansı WADA ise oyunlarda doping kontrolu yapılmayacağını ve derecelerin geçersiz sayılacağını açıkladı. Güya dünyada sporun düzenini sağladığı iddia edilen uluslararası organizasyonlarda, bir telaş başlamıştı.

Rusya, Dünya Dostluk Oyunları’nda altın kazanan sporculara 40.000 USD, gümüş kazanan oyunculara 25.000 USD ve bronz kazanan oyunculara 17.000 USD verileceğini açıkladı. Sadece “ödül” olarak oyunlara 100 milyon Amerikan Doları’ndan fazla bütçe ayrıldı. Bu bütçenin Rusya Parlamentosu tarafından karşılanacağı duyuruldu. Oyunlara ülkelerin değil sporcuların davet edileceği özellikle vurgulanıyor. Bu davet ile, BRICS Oyunları ile ilgili IOC’nin “hükümetler yüzünden sporcular cezalandırılamaz” tezi de geçersiz kalıyor. IOC’nin Paris Olimpiyatları’na Rus sporcuların anca tarafsız sporcu olarak katılacağını açıkladığı bir ortamda; Rusya ABD’li sporculara dahi açık bir organizasyon taahhüt ediyor. Paris’te Rus sporcuların forma ve eşofmanlarında Rusya ile ilgili bir amblem yer alamayacak, Rus Milli Marşı çalınmayacak, Rus bayrağı göndere çekilmeyecek. Ama; Rusya, Moskova’da dünya sporcularına politik kısıtlamanın uygulanmayacağı bir organizasyon vaat ediyor. Üstelik çok daha fazla para ödülü de dağıtıyor. Rusya, oyunlarda Dünya Antidoping Yasası’nın en katı şekilde uygulanacağını açıkladı. WADA’nın tüm endişelerini giderecek bu açıklamaya rağmen WADA’nın telaşı devam ediyor. WADA’nın derdi sporcuların doping yapması asla olmadı ki. Doping yapmayan Rus sporcuların cezalandırıldığı ama dopingden erken yaşta ölen Amerikan sporcuların asla ceza almadığı bir sistemde WADA’nın kıymeti banka reklamlarındaki animasyon tipler kadar yoktur.

40 YIL SONRA YİNE DOSTLUK KAZANIYOR

Dünya Dostluk Olimpiyatları ilk kez 1984’te düzenlendi. 1980’de Moskova’da düzenlenen Olimpiyatları ABD ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu çoğu ABD yandaşı ülkeler boykot edince 1984’te Los Angeles’ta düzenlenen oyunları da 19 ülke boykot etme kararı almıştı. Bu karardan sonra; SSCB, oyunlara katılmayan ama 4 yıldır Olimpiyatlara hazırlanan sporcuların emeklerini ödüllendirmek için Dünya Dostluk Oyunları düzenlenmesine karar verdi. Ama oyunlara; davet edilen Batı Alman, İtalyan, Fransız, İngiliz, İspanyol, Belçikalı, Hollandalı hatta ABD’li sporcular bile katılmıştı. Los Angeles Olimpiyatları’nı 19 ülke boykot ederken Dünya Dostluk Oyunları’na 49 ülkeden 2.300 sporcu katıldı. Zamanın IOC Başkanı Juan Antonio Samarach’ın Doğu Bloku ülkelerine Los Angeles Olimpiyatları’na katılma çağrısına sadece Romanya’dan olumlu yanıt gelmişti. Rusya’nın düzenlediği oyunlar iki bloğun ülkelerinin sporcularını kucakladı.

2024’teki durum 1984’ten daha farklı. 1984’te oyunları boykot eden bir SSCB varken 2024’te oyunlara alınmayan bir Rusya var. Üstelik bu sefer Paris Olimpiyatlarını gölgede bırakacak bir organizasyon planlanıyor. ABD’li sporculara bile cazip gelecek para ödülü ile tüm ülke sporcuları Paris yerine Moskova’da bir araya gelebilir.

IOC ile Rusya arasında Dünya Dostluk Oyunları ile ilgili bu düello yaşanırken; Moskova’daki Crocus City Hall’deki terörist saldırının bir amacı da Rusya’ya gidecek sporculara bir gözdağı mı diye düşündüm. Bunu tek düşünen ben değilim herhalde. Saldırıdan hemen sonra Dünya Dostluk Oyunları’nın Organizasyon Komitesi Başkanı Alexey Sorokin bir basın toplantısı yaptı.

Sorokin 2017’de FIFA Yönetim Kurulu’na seçilmişti, 2018’de Rusya’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası Organizasyon Komitesi Başkanı idi. Ukrayna Savaşı gerekçesiyle Rusya FIFA organizasyonlarından atılınca, Sorokin de istifa etmişti. Dünya’nın tanıdığı Sorokin’in terörist saldırı sonrası açıklamalarından Atlantik terörünün kendilerini yıldırmayacağı anlaşılıyor. Sorokin; Dünya Dostluk Oyunları’na en az 70 ülkenin katılacağını açıkladı. 36 branşta 208 mücadele verileceğini ve toplam 283 madalya dağıtılacağını da açıkladı. En az 5.500 sporcunun katılması planlanan oyunların mevcut tesislerde yapılacağını da belirtti. Özellikle Afrikalı sporcuların oyunlara katılacağını söyledi.

HÜKÜMETLERE BASKI YAPAN

IOC Aldığı her karar Batı emperyalizminin hizmetinde olan IOC, Rusya’nın Dünya Dostluk Oyunları ile spora siyaseti bulaştırdığını iddia ediyor. İngilizlerin eski ve yeni sömürgeleri ile çok spor branşlı Commonwealth Oyunları’nı, Fransa’nın yine sömürdüğü ülkeler ile çok spor branşlı Francophonie Oyunları’nı düzenlemesine sesi çıkmayan IOC, Rusya’nın hükümetler ile doğrudan görüşerek spora siyaset bulaştığını açıklıyor. Sorokin, davetin sporculara yapılacağını belirterek IOC’nin bu iddiasının da asılsız olduğunu belirtti. Halbuki, hükümetlerden sporcularının Dünya Dostluk Oyunları’na katılmasına izin vermemelerini isteyen IOC spora siyaseti karıştırıyor.

Anlaşılan Eylül’de Dünya Dostluk Oyunları organize edilecek. Sportif olduğu kadar siyasi önemi de olan bu organizasyon mutlaka ülkemizde ekranlara gelmeli. Türk sporcuları da, bağımsız bir ülkenin sporcuları olarak görmeyi umduğum bu organizasyonu öncelikle TRT’nin yayınlamasını bekliyorum. Olur da TRT, bu organizasyonu yayınlayamazsa; Ulusal Kanal’ın Olimpiyatlar kadar ilgi çekecek bu organizasyonu ekranlarımıza taşıması gerekir. Rusya’dan bedelsiz temin edileceğini düşündüğüm görüntüleri, yine bedelsiz anlatacak ve yorumlayacak ben dahil birçok Türk spor insanımız zaten var…