FETÖ Darbesinin bastırılması ve Sakarya

Değer verdiğimiz, vatanseverliğinden kuşku duymadığımız bir dostumuz yazıyor, “15 Temmuz gecesinin Sakarya Savaşına benzetilmesi çok yanlıştır” diyor.
ANKARA’YI KURTARMAK
31 Ağustos 2018 günlü Rota’da şu vurgulanıyordu: “15-16 Temmuz gecesi, Türk-Amerikan Savaşının doruğudur. Bir tür Sakarya Savaşı! Eğer kaybetseydik düşman Ankara’yı ele geçirecekti. Bizlere de sanırım dağa çıkmak kalacaktı.”
15 Temmuz gecesi FETÖ Darbesinin ezilmesi ile Sakarya Savaşı arasındaki benzerlik, ikisinde de Ankara’nın kurtarılmasıdır.
Sakarya Savaşında düşmanı durdurmasaydık, Ankara Kalesi düşüyordu. Bilindiği gibi Devrimci Hükümetin merkezini Kayseri’ye taşıma hazırlıkları başlamıştı.
15 Temmuz gecesinde, FETÖ Darbesi başarılı olsaydı, ABD emperyalizmi Ankara’yı ele geçiriyordu.
Kuşkusuz Sakarya Savaşı sonrasında da, 15 Temmuz sonrasında da Türkiye’nin teslim olması diye bir olasılık yoktu. Ancak süreç çok daha çetin olacaktı.
15 TEMMUZ ZAFERİNİ PAYLAŞAMAYANLAR
Peki bu itiraz nereden geliyor?
15 Temmuz zaferinin değerini bilmeyen bir kısım Atatürkçüler var. O sevinci paylaşamayanlar var.
Hatırlayalım darbe gecesi bayraklarla caddelere dökülenler olmuştu. Balkonlara çıkıp göbek atanlar vardı. Tayyip Erdoğan düşmanlığından vatan ve millet duyarlılığını kaybedenler, ABD Gladyosunun darbe girişimini desteklediler. Darbe ezildiği için, bugün boyunları eğik. Ama bu kez de Ankara’dan İstanbul’a o darbecileri hapislerden kurtarmak için yürüdüler ve iktidar planlarını da PKK ve FETÖ mağdurları üzerine kurdular.
Eğer FETÖ Gladyosu, bir süre için de olsa iktidarı ele geçirseydi, hükümet koltuklarını kimlerin işgal edeceğini bugünkü mevzilenmelere bakarak saptayabiliriz. Vatan Savaşına Saray Savaşı diyenler, utanarak da olsa hâlâ ABD Gladyosunun cephesindeler. 15 Temmuz’a burun kıvırmalar, buradan geliyor.
HATIRA ATATÜRKÇÜLÜĞÜ
Bu gibilerin Atatürkçülüğü artık Hatıra Atatürkçülüğüdür.
Bugünün bağımsızlık savaşında Türkiye cephesinde değiller. ABD’nin iktidar projelerinde başroldeler.
Bugünün vatan bütünlüğü mücadelesinde düşman tarafındalar, HDP ve PKK ile yanyanalar. PKK’yı Meclise taşıyacak kadar ABD planı içindeler.
Bugün cemaat ve tarikat ilişkilerini temizleme mücadelesinde, FETÖ’nün başta gelen koruyucusu durumundalar.
Oysa Atatürk Devrimi, öncelikle bağımsızlıktır, vatan bütünlüğüdür ve “Şeyhlerin, dervişlerin, müritlerin, cemaat mensuplarının olmadığı” bir Türkiye için mücadeledir.
Bugün Vatan Savaşında ve ABD Gladyosunun Türk devleti ve toplumdan temizlenmesi mücadelesinde mevzi tutmayan, hatta düşman mevzilerde bulunan bir Atatürkçülük icat edildi. Maskeleri de var. Atatürk’ten kalan hatıraları korumaya indirgenen bir Atatürkçülük!
1945 SONRASININ EN BÜYÜK ZAFERİ
Bu Hatıra Atatürkçülüğü, 15 Temmuz Darbesinin Türk Ordusu ve Türk Milleti tarafından bastırılmasını bir türlü hazmedemedi. 15 Temmuz denince, rahatsız oluyorlar. 15 Temmuz zaferi çünkü onların hayallerini toprağa gömdü. ABD Gladyosunun iktidar girişimini yerle bir etti. Daha önemlisi, ABD’nin FETÖ Gladyosunu Ordunun ve Polisin içinden temizledi.
1945 sonrası süreçte Atatürk Devrimi açısından en tarihsel olay, en büyük başarı nedir diye sorarsanız, işte 15 Temmuz Darbesinin ezilmesidir. ABD, o gece savaşı kaybetti, savaşı kaybetmenin ötesinde Türkiye’deki silahlı gücünü kaybetti. O gece Türkiye makus talihini yendi. O sayede arkasından hemen 40 gün sonra Fırat Kalkanı geldi. Sonra Afrin Harekâtı geldi. ABD’ye karşı Türkiye ilk kez taarruza geçti.
ATATÜRKÇÜLÜĞÜN ÖLÇÜSÜ
Bugün Atatürk Devrimciliğinin ölçüsü nedir diye sorarsanız, ne Anıtkabir’in bahçesindeki çiçekleri korumaktır, ne Bandırma Vapuru’nda ucuz yolculuktur, ne de Samsun Hava Meydanında 15 Temmuz’a karşı 30 Ağustos mücadelesi yapmaktır.
Bugün Atatürk Devrimciliğinin sınav verdiği cephe, 15 Temmuz cephesidir, Fırat Kalkanı’dır, Zeytin Dalı Harekâtı’dır, FETÖ’nün ve diğer tarikatların temizlenmesidir, Ege ve Doğu Akdeniz’de ABD ve İsrail tehdidine karşı konumlanmaktır.
15 Temmuz Darbesinin ezilmesi, Birinci İstiklâl Savaşımızın Sakarya Muharebesi gibidir. Ankara düşmana teslim edilmemiştir. Türk Ordusu içine yuvalanmış olan Düşman Ordusu, Türk Ordusu ve Türk Milleti tarafından ezilmiştir. ABD emperyalizmi, Türkiye’deki silahlı gücünü kaybetmiştir.
Vatan Savaşı mevzisinde olmazsak, ABD’nin komutası altında FETÖ ile birlikte sözümona “Saraya” karşı savaşırsak, 15 Temmuz zaferini paylaşamayız.