Firmalar kâr katlıyor, fatura ücretliye çıkıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimlerin ardından ekonomi yönetimini Mehmet Şimşek, Cevdet Yılmaz ve Hafize Gaye Erkan'a emanet etti. Her ne kadar Yılmaz kalkınma ve planlama kökenli olsa da yanındaki iki finansçı gibi Ortodoks görüşlere sahip olduğundan deprem, enflasyonist dönem ve seçimin faturası ücretli kesimlere çıkarıldı. KDV ve ÖTV zamları ile birlikte vatandaşın beli büküldü. Birçok iş insanının özel sohbetlerimizde ifade ettiği üzere, “çalışana yapılan maaş zammının ömrü üç ayla sınırlı kaldı.” Nitekim geçenlerde açıklanan ikinci çeyrek milli gelir istatistikleri de bunu doğruladı. Yılbaşında yapılan zamlarla yüzde 37.8'e çıkan işgücü ödemelerinin milli gelir katma değeri içindeki payı ikinci çeyrekte yüzde 34.3'e geriledi. Oran geçen yıl aynı dönemde yüzde 25'lere kadar çekilmişti.

GAYRİMENKUL NEDEN ZARARDA?

Dün TÜİK tarafından açıklanan bir istatistik serisi ise ekonomi yönetiminin vergi politikasının ne kadar hatalı olduğunu gözler önüne serdi. Sektör Bilançoları 2022 sonuçlarına göre; “2022 yılında tüm sektörlerin toplulaştırılmış dönem net kârı 1 trilyon 511 milyar 478 milyon TL oldu. İmalat, 776 milyar 333 milyon TL ile en yüksek net kâr elde eden sektör oldu. Toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü 350 milyar 439 milyon TL net kâr elde etti. Gayrimenkul faaliyetleri sektörü 2022 yılını 20 milyar 908 milyon TL ve eğitim sektörü ise 1 milyar 438 milyon TL net zarar ile tamamladı.”

Verilere yıllara sair baktığımızda enflasyonist dönemde şirketlerin kâr patlaması yaşadığı gözlerimizin önüne serildi. 2019 yılı sonuçlarına bakalım: “2019 yılında sektörlerin toplulaştırılmış dönem net kârı 249 milyar 333 milyon TL oldu. İmalat sektörü 118 milyar 249 milyon TL ile en yüksek net kâr elde eden sektör oldu. Toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü 42 milyar 95 milyon TL net kâr elde etti. Eğitim sektörü 2019 yılını 1 milyar 402 milyon TL ve gayrimenkul sektörü 1 milyar 240 milyon TL net zarar ile tamamladı.”

ÜÇ YILDA YÜZDE 506 ARTTI

Buna göre 2019'dan 2022'ye sektörlerin toplam net kâr artışını tamı tamına yüzde 506 olarak hesapladık. İmalattaki bu artış yüzde 556 ve perakendede yüzde 732 oldu. Eğitim sektörünün zararı söz konusu üç yıllık dönemde yüzde 2.5 artarken, gayrimenkuldeki zarar artışı yaklaşık 17 kat oldu.

Aynı dönemde TÜFE'deki artış yüzde 156 düzeyinde kaldı. Yİ-ÜFE'deki artış da yüzde 345 seviyesinde kaldı. Ne TÜFE ne ÜFE firma net kâr artışlarına yaklaşamadı.

Firma net kârları katlanırken ekonomi yönetimi vatandaşın cebine göz dikiyor. KDV ve ÖTV zamları ile alt ve orta gelir gruplarının tepesine biniyor.“Ücret artışlarını da hedeflenen enflasyona göre yapacağız” diyerek, ücretli ve dar gelirli kesimlerin iyice tepesine binileneceği ilan ediliyor.

Bu ay içerisinde 2022 yılına ilişkin İSO Birinci 500 ve sonrasında da İkinci 500 raporları açıklanacak. İSO 500'de son birkaç yıldır faaliyet dışı kârlarda ciddi artışlar izlendi. Daha önce bu yıla ilişkin açıklanan Capital 500 ve Fortune 500 listelerinde de firma kârlılıklarının nasıl uçtuğunu gördük. Halihazırda bankacılık sektörünün net kâr artışını zaten her ay açıklanan BDDK verileri kapsamında işliyoruz. Büyük şirketlerden düzgün vergi alınsa KDV artışına ihtiyaç kalmaz, akaryakıta yüklü zam yapılarak ikinci bir enflasyon dalgasının yaratılmasının önüne geçilebilirdi. Bu veriler ışığında ekonomi yönetimine sormak gerekiyor: Firma kârları uçarken bu yapılan iş midir?