Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü ve ekonomi

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 25 Kasım günü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü (KYŞKMG) olarak kabul edilmiştir. Bu yıl da 25 Kasım KYŞKMG için, ‘Birleşiniz! Kadın ve Kızlara Karşı Şiddete Son Vermek İçin Aktivizm’ teması belirlendi. Bu yılki afişin egemen rengi, kadına ve kıza şiddetten arınmış parlak bir geleceğe işaret etmek üzere turuncu olarak belirlenmiş.

BM Genel Sekreterliği ve BM Kadın Örgütü, bu yılki ‘Birleşiniz’ kampanyası bağlamında 25 Kasım – 10 Aralık 2022 tarihleri arasında ve 10 Aralık Uluslararası İnsan Hakları gününe bağlanacak biçimde tüm dünyada yapılacak farkındalık arttırıcı, savunmayı geliştirici, karşı duruş ve çözümler hakkında tartışma fırsatları yaratıcı eylemlere önderlik edecekler. Amaçlanan ise kadınlara ve kızlara karşı şiddetten arınmış bir dünya yaratmak olarak saptanmış.

ŞİDDETİN TANIMI VE TÜRLERİ

Şiddeti ‘bir kişiye güç ve baskı uygulanarak kişinin kendi iradesi dışında başka bir davranış yapmaya zorlamak’ olarak tanımlanabilmektedir. Şiddet dolaysız olarak fiziksel güç kullanarak olabildiği gibi, dolaylı şiddet olarak kişiye ruhsal zarar verici davranışlarla da uygulanabilmektedir. Genel olarak şiddetin şu türleri olduğu belirtilmektedir: fiziksel, psikolojik (duygusal), cinsel, ekonomik.

ŞİDDETİ ORTAYA ÇIKARAN NEDENLER

Şiddeti ortaya çıkaran nedenler arasında şunlar sayılmaktadır: psikolojik etmenler (şiddete maruz kalınmış çocukluk vb.), sosyo-kültürel etmenler (feodal toplum yapısındaki gelenekler vb.), ekonomik etmenler (eşitsizlik ve gelecek belirsizliğinin yarattığı stres vb.)

KADINLARA KARŞI EKONOMİK ŞİDDETE YAKINSAL BAKIŞ

Kadınlara karşı ekonomik şiddet şu biçimlerde ortaya çıkabilmektedir: Kadınların çalışabilme ve yükselebilme ve gelir sağlama özgürlüklerinin kısıtlanması, mal ve hizmet satın alabilmelerinin dolaylı ya da dolaysız olarak engellenmesi, gelirlerine el konulması, gelir sağlamak üzere çalıştırılmaya zorlanması, çalışma karşılığı almaları gereken ücret ve maaşlarda cinsiyete dayalı aleyhte eşitsizlik uygulanması, aileye ait ekonomik konularda kararlara katılımının engellenmesi, ev kadınının eviçi (bakım) emeğinin görünmez emek haline gelmesi vb.

YA SONUÇLARI?

Bu ekonomik şiddet sonunda kadınların ekonomik bağımsızlığı ortadan kalkabilmekte, ekonomik düzeyi düşebilmekte, yoksullaşabilmektedir. Kadınların yok sayılması söz konusu olabilmektedir. Ailelerin gereksinimlerinin karşılanabilmesi ortadan kalkabilmektedir. Kadınlar, fiziksel ve ruhsal olarak çöküntüye uğrayabilmekte ve bu durum öldürülmeye veya özkıyıma dek gidebilmektedir.

TÜRKİYE’DEKİ DURUM

Ülkemizde kadına yönelik ekonomik şiddet konusunda yapılan farklı çalışmalara bakıldığında örneklemlere giren kadınlar içinde ekonomik şiddet görenler değişik maddelere göre yüzde 15 ile yüzde 92 arasında değişmektedir. Durum çok ciddi anlayacağınız! Kimi çalışmalarda ölçüldüğüne göre, kimi katılımcılar da maruz kaldığı şeyin ekonomik şiddet olduğunu bilmediklerini ifade etmişler. Ört ki, ölem!   

ÇÖZÜM

Bu konuda yapılacak çalışmaların hukuki boyutları (ilgili yasal düzenlemelerin geliştirilmesi ve etkin uygulanması) olduğu gibi toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşüm gibi boyutları da vardır. Sorumluluk da üç düzeydedir : a) Birey bazında yapılması gerekenler, b) Kurumsal bazda (kamusal örgütler ve özel şirketler, demokratik kitle örgütleri, siyasal partiler vd.) yapılacak işler, c) Devlet tarafından politikalar geliştirilmesi, organize edilmesi ve uygulanması gereken işler.

Peki bu işlerin yapılmasını kim harekete geçirecek? Kadınların aktivizmi elbette! Onun için bu yılın teması böyle seçilmiş olmasın, kim bilir?  Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içindeki ‘Kimseyi Geride Bırakmama’ hedefi kadına ve kıza şiddete son vermeden gerçekleşebilir mi? Yanıtı siz veriverin gayri!

Not: Ayrıntılı bilgi için bkz. Ayşe Esra Peker ve Zülküf Narlıkaya, Kadına Yönelik Şiddetin Bir Başka Yüzü: Ekonomik Şiddet, Paradigma Akademi Yayınevi, Çanakkale, 2021.