MYK değişikliği CHP’yi kurtarır mı?

14 Mayıs yenilgisi.

Arkasından 28 Mayıs finali.

Kılıçdaroğlu için 13. hezimet…

Sonrasında yaptığı açıklamalar…

Kılıçdaroğlu için değişen bir şey yok.

O kaldığı yerden devam ediyor.

FATURA MYK’YA

Yenilginin faturası…

Kendine değil, MYK’ya kesti.

4 kişi dışında hepsini değiştirdi.

Örgütleri de kendine bağladı.

Kimle karar verdi bilinmiyor.

Ama yeni bir hamle daha yaptı.

Atadığı yeni MYK…

“Kılıçdaroğlu gitmeyecek” şeklinde yorumladı.

YETER Mİ?

CHP’liler daha seçimin şokunu atlatamadı.

Milletvekilleri 5 yılı kurtarma sevincinde.

Kaybedenlerin morali bozuk.

Daha çok da öfkeli.

4 partiye verilen 37 milletvekili…

Daha çok baş ağrıtacak gibi…

Hele onlar konuştukça,

CHP’de gerilimin daha da yükseleceği çok açık.

CHP’lilere;

“MYK’da değişiklik yeter mi?” diye sordum.

Kimse tatmin olmuş değil.

BELEDİYE BAŞKANLARI

Önümüzde yerel seçimler var.

Fazla bir süre de yok.

14 Mayıs seçimlerinde,

Altılı Masa’da “paylaşım” yapılmıştı.

Şimdi belediyelerde “paylaşım” sözkonusu.

Rant için gözü karartanlar çok.

Kılıçdaroğlu elini kuvvetlendirme…

Rant dağıtarak gücünü elde tutma çabasında.

Mevcut belediye başkanları…

Büyük çoğunluğu kendine yakın.

Adayları yine o belirleyecek.

Kılıçdaroğlu “tek seçici” konumunda.

TEK ADAM

Kenarda kalanların suçlamaları…

Kılıçdaroğlu için söyledikleri…

Yenilir yutulur gibi değil…

Alınan kararlar tartışılıyor.

Yakın çevresinden bir ismin,

“Kılıçdaroğlu bir yerlerle konuşuyor…

Oradan aldığı talimatları bize dayatıyor.

Çizik yememek için kimse de itiraz etmiyor.

Yaşadıklarımız bundan” sözleri konuşuluyor.

Bazı partililerin dili çözülüyor.

“Erdoğan’ı ‘tek adamlıkla’ suçladık.

Ama asıl ‘tek adam’ bizde.

Kendi planları için partiyi mahvetti.

Partinin kurucu değerlerini hedef aldı.

Atatürk dönemini suçladı.

Ne Altı Ok kaldı.

Ne de Atatürk’ün CHP’si.

13. yenilgi de etkilemedi.

CHP’nin kurtuluşu yok.” diyenler artıyor.

İKİSİ DE AYNI

Partide sağlıklı bir değerlendirme yapılmıyor.

Genelde tartışma isimler üzerine…

Azınlıkta kalan kıdemli CHP’lilerin değerlendirmeleri de özetle şöyle:

“Kılıçdaroğlu’na rakip İmamoğlu…

İkisi de Batı’nın gözdeleri.

İkisinin de kıblesi Batı…

Ha Kılıçdaroğlu ha İmamoğlu…

Ne fark eder ki?

Atatürk’ün kurduğu parti…

Emperyalizme karşı mücadelede doğmuştu.

Şimdi emperyalizmin oyuncağı…”

'FETÖ’NÜN EN BAŞARILI PROJESİ: YCHP'

Hemen belirteyim.

Bu tespit bana ait değil.

CHP’nin her kademesinde çalışmış…

CHP Genel Başkan Yardımcılığı yapmış birinin,

Yılmaz Ateş’in tespiti…

“CHP örgütlerinin 7 bölgeye ayrılması…

Her birine bir sorumlu atanması…

Sorumluların doğrudan Piro’ya bağlı olması…

Klasik bir FETÖ örgütlenmesi…

YCHP, FETÖ’nün en başarılı projesi.” dedi.

Duyunca yaşananları anımsadım.

Baykal’a kurulan kumpası…

Öncesini ve sonrasında olanları…

Çeşitli yöntemlerle kurulan kontakları…

FETÖ’cü KHK’lılar için sözlerini…

“Kamuya döndürme” vaatlerini.

Bugünkü CHP ve Kılıçdaroğlu…

Başarılı bir operasyon.

FETÖ’nün büyük hayalleri vardı.

Altılı Masa ile tekrar eski günlere döneceklerdi.

Ama halk izin vermedi…