Son Pandemi/m:

Geçen hafta bugünkü yazısında Cengiz Köse, Kovid-19’un Büyük Sıfırlama için çok elverişli koşullar oluşturduğunu yazdı: “BÜYÜK SIFIRLAMA’dan sonra nasıl bir dünyayla karşılaşacağız?” (Aydınlık, Özgürlük Meydanı, 23.09.21) Kovid-19, tüm hastalıklar gibi hastalığa yakalanan insanlardan zayıf bulduklarını ne yazık ki öldürebiliyor ama tüm insanlığa salgın halinde yayılan ölüm korkusunun verdireceği kayıplar daha büyük ve ağır görülüyor. Veteriner dostum Hakan Bakan’dan gelen mektup, gerçeği çok yalın biçimde ifade ediyor: Korona değil, korkusu herkesi öldürecek. Sonra ekliyor: Ülkemizde günlük ve yıllık vefat sayıları önceki yıllarınkiyle aynı, hatta biraz daha düşük... Günlük ortalama 1460, yıllık 460 000 civarında (2018, 2019, 2020’nin tümünde, 2021’in ilk altı ayında). İlginç değil mi?

ALGI YÖNETİMİ VE ALGIDA SEÇİCİLİK

“Kral çıplak!” deyip çarpıcı veri ve saptamalarını şöyle sürdürüyor Hakan Bakan:

İnsanların gözüne, kurtulan 9993’ü değil, ölen 7 kişiyi sokuyorlar. Ve insanlar yaşayan on binleri değil; ölen yedi kişiyi görüyor. Toplum mühendisleri, psikolojik savaş elemanları iyi çalışıyor! Ve insanlar öylesine kaptırmış ki kendilerini bu korkuya; herkes gönüllü çalışıyor bir küresel çetenin hesabına! Efsane ağızdan ağıza daha da büyüyerek yayılıyor. Şimdi herkesin gösterecek bir sürü örneği ve ölüleri var!

Mesleğim gereği bu konunun teknik detayları hakkında konuşma hakkım ve sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Konunun asıl uzmanı bizleriz; beşerî hekimlerden çok daha detaylı dersler (bir buçuk yıl mikrobiyoloji, immünoloji, viroloji) alıyoruz fakültede. Klinik pratiğinde, beşeri hekimlikte, viral kökenli hasta ve hastalık sayısının toplam sayıya oranı yüzde birin altındayken, veteriner hekimlikte bu oran yüzde ellinin üzerindedir. Zaten Kovid-19’un da hayvanlardan bulaştığını herkes biliyor artık. Sözgelimi Ulusal TV’de işin teknik kısmını bir saatlik bir programla herkese yüz yüze anlatabilirim.

KOMPLO TEORİSİ Mİ

Koronayı ve sebep olduğu hastalığı inkâr etmiyorum elbette. Virüsler, dünya üzerinde insanlardan önce de vardı; sonra da olacak... Onlar ekosistemin parçaları; yok edilemezler. Şu an testlerde sadece Kovid-19 arandığı için, bulunan da o oluyor. Ama daha adı konmamış, bilinmeyen nicesiyle birlikte yaşıyoruz. Onları arayan testler yapılsa bunlar da pozitif çıkar!

Gerçek şu ki, Kovid-19’un diğer grip virüslerinden pek de bir farkı yok. Bulaşma ve öldürme yüzdeleri öncekilerden farklı değil. Her hastalıkta olduğu gibi Kovid’de de klasik önlemler yeterlidir: Beslenme, uyku ve egzersiz. Oysa insanlara maske, mesafe, temizlik dayatılıyor. Mesafe ve temizlik her koşulda iyidir tabii; ne ki maske gereksiz, dahası çok zararlıdır.

Kovid-19 korkutmacası yüzünden Büyük İnsanlık çok şey kaybediyor. Peki kimler kazanıyor? Küresel çete ve ayakları: Çokuluslu aşı kartelleri başta olmak üzere, ilaç sanayii, dezenfektan, test kitleri, maske, eldiven, ateş ölçüm cihazı, bilumum tıbbi cihaz üreticileri, pazarlamacıları, özel hastaneler... Aşı şirketleri daha şimdiden on milyarlarca dolar kâr açıklıyorlar. Bunların başka sektörlere yansımalarına hiç girmiyorum.

Komplo teorileri beni ilgilendirmiyor, bu konuda bilgi sahibi de değilim. Anlatmaya çalıştığım şeyler kişisel gözlem ve düşüncelerim. WHO ve FDA gibi örgütler de bu işin içinde ve bu küresel çetenin emrinde; bunu söylemek artık kehanet değil. Her şey apaçık: Kral çıplak! Büyük İnsanlığa karşı büyük yalan söyleniyor.

5 PERDELİK OYUN

Pandemi/m şöyle oynanıyor:

1- Gazete, TV, sosyal medya vb. iletişim araçlarıyla insanlar iyice korkutuluyor; bedenen dayanıksız, ruhen hasta hale getiriliyor.

2- PCR test yapılıp da tesadüfen (!) pozitif çıkanların zaten o anda dizlerinin bağı çözülüyor ve "hasta" oluyorlar (Nosebo etkisi).

3- Hemen "tedaviye" başlanıyor ve hastalardan her gün bir poşet hapı içmeleri isteniyor; böylece hastalar "yoğun bakım" kıvamına getiriliyor.

4- Bu aşamada, hastalar ekonomik durumlarına göre hastanede kalarak süreci tamamlıyorlar: fakirlerin çok çok az bir kısmı ölüyor (çünkü bu "pandemi/m"de ölü de lazım); büyük bir kısmı da ya hastaneye alınmıyor ya da hemen taburcu ediliyor. Hastaneden salıverilince de iyileşiyorlar hemen!

5- Zengin ve ünlüler hemen salıverilmiyor; ölümün kıyısında dolaştırılarak iyice bir sağılıyorlar. Burada limit, "hastanın" mal varlığı neyse odur.