27 Mayıs 2024 Pazartesi
İstanbul 16°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

6 Nisan Medyanın Halleri

İşte günün öne çıkan köşe yazıları...

6 Nisan Medyanın Halleri

BAKANLIK 7 AY ÖNCE UYARMIŞ

NEDİM ŞENER - HÜRRİYET

Yani Adalet Bakanlığı seçimden tam 7 ay önce henüz Van Belediye Başkanı adaylığı söz konusu değilken Abdullah Zeydan hakkında yasaklanmış haklarının kullanılması kararının hatalı olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini bildirdi. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 10 Ağustos 2023 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na yollanan müzekkerede aynen şunlar yazıldı: “Abdullah Zeydan hakkında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.04.2023 tarihli, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı incelenmiştir. Her ne kadar mahkemenin 06.01.2022 tarihli ilamına istinaden oluşturulan kayıtla ilgili yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmiş ise de; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmesi gerektiği, bahse konu hürriyeti bağlayıcı cezanın infaz tarihinin 20.12.2022 olduğu, kanunda öngörülen 3 yıllık sürenin geçmediği halde yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verildiği, dolayısıyla kanunun hükmüne muhalefet edildiği düşünce ve sonucuna varılmıştır. Bu nedenle; söz konusu kararla ilgili yasal gereğin takdir ve ifası ile sonucundan Genel Müdürlüğümüze bilgi verilmesi hususunda, gereğini rica ederim.” Seçim sonrası bu durumun Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilmesinden sonra da mazbatanın Van Belediye Başkanı seçilen Zeydan’a verilmeyeceği açıklandı. Ne olduysa bundan sonra oldu ve birçok ilde PKK/DEM taraftarları ayaklandı, terör örgütü PKK’da “sokağa çıkma” talimatı verdi. Tepkiler, YSK’nın mazbatayı Zeydan’a vermesiyle dindi. Ama yargı süreci devam edecek. Tabii bu süreç Adalet Bakanlığı ve Hakimler Savcılar Kurulu tarafından detaylı bir şekilde incelenmeli. Kaosa sebep olanın yargı personeli mi adliye personeli mi olduğu ortaya konmalı. Tüm bundan herkesin çıkarması gereken çok önemli bir sonuç var; Başta da yazdığım gibi CHP ile işbirliği yapan PKK/DEM’in ve PKK terör örgütünün yarattığı güvenlik riski. Türkiye’yi zor bir süreç bekliyor.

TÜRKİYE’NİN ÖZÜ ‘İLERLEME’ VE ‘KALKINMADIR’

KEREM ALKİN - SABAH

Bir tarafta küresel sistemin yeniden yapılanma sancılarının gözlendiği, diğer tarafta '3. Dünya Savaşı' senaryolarının havalarda uçuştuğu bir ortamda, Türkiye'nin geleceğin dünyasında iddiasını sürdürmesinin en temel koşulu ise 'ilerleme' ve 'kalkınma'ya olan inancımızı, 'özgüven'imizi her daim tahkim etmek, son 150 yıllık tarihimizde üstesinden geldiğimiz tüm zorlukları aştıktan sonra kat ettiğimiz 'ilerleme'yi asla unutmamaktır. Yeter ki, 'kalkınma' odaklı ufkumuzu kaybetmeyelim. Sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturan dijital dönüşümü, yeşil ve temiz dönüşümü önceliklendirmeye devam edelim. Küresel sistem gıda ve enerji arz güvenliğine odaklanmışken, 'stratejik otonomi' odaklı hamlelerimizi sürdürelim. Ve, en önemlisi, Türkiye'nin 'ilerleme' ve 'kalkınma' odaklı başarı hikayesini yeni nesillere iyi anlatalım; stratejik sektörlerde görev alacak, güçlü donanıma sahip yeni nesiller yetiştirmeyi önceliklendirelim. Dünyanın önde gelen 40 ülkesi bu meselelere odaklanmışken, mücadele içinde olan tek ülkenin biz olmadığımızı idrak edip, esas farkımızı ortaya koymaya odaklanalım.

ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

ABDULLAH KARAKUŞ - MİLLİYET

Erdoğan’a göre milletin verdiği mesaj net: ‘Güneşi gören buz gibi erimemek, eleştirdikleri partilere benzememek ve daha ağır bedeller ödememek için Ak Parti hatalarını görüp kendini toparlamak, milletle gönül köprülerini yeniden güçlendirmek zorunda.’ Erdoğan MYK’da vatandaşlardan gelen şikayetleri gündeme getirmiş. Parti yönetimi, il, ilçe, belde teşkilatları, belediye başkanları, milletvekilleri ve bürokraside görülmeye başlanan olumsuz tutumlardan kurtulmanın ve onunla mücadele edilmesinin öneminin altını çizmiş. Yani ‘yanlış yapanları silkeleyeceğiz’ mesajı vermiş. Gelen haberler bazı yerlerde adaylık sürecinde ve sonrasında teşkilatlarda ‘birlikte olamamak’ gibi büyük sıkıntılar da yaşanmış. Küskünlükler çok olmuş. Yani teşkilatlarda parti ve dava birlikteliği yerine kişisel hırslar ve çalışmama oluşmuş. Ve bunun yanında vatandaşla arasına duvar örenler ve ilçelerde bile koruma ordusuyla gezenler. Erdoğan’ın ilk mesajları yanlışların ve hataların üzerine gidileceği yönünde. Yani ikinci ‘hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ mesajları veriliyor.

GELİR DAĞILIMININ BOZULMASI SEÇMENİN SABRINI MI TAŞIRDI?

MEHMET AKİF SOYSAL - YENİ ŞAFAK

Artık tek mevzu vardı; hangi başkan adayı çok maaş ve disiplinsiz, rahat iş ortamı vaadinde bulunuyorsa ona oy verilecekti! Kadrolu çalışanların eş, çocuk veya anne babasına tesiri ile çok yüksek adette oya tekabül ettiklerini ifade etmeliyiz. Eski düzene göre disiplinli ve bütçe merkezli hareket eden başkanların yeni düzeni anlamakta zorlandıkları aşikârdı. Sadetle; ekonomi seçim sonuçlarını direk etkilemiştir. Sadece büyümeye odaklanan, gelir dağılımını bozan ekonomi politikaları AK Parti seçmenin oy kararlarında negatif yer tuttuğu açık şekilde ortadadır. 16 milyon emeklinin, 31 milyon ücretli çalışanın ve yüzde 78 oranında seçimlere katılım oranın olduğunu unutmamak lazım. Eğer 12-24 ay arasında ekonomi ile ilgili beklenen gelişmeler olsa bile iktidarın halk desteğinden uzaklaştığı böylesi bir fırsatı Batı destekli muhalefetin görüp, sosyolojik desteği de arkalarına alıp erken seçim için yoğun çaba koymaları işten bile olmayacaktır. Zira ekonomide hareket alanımız dar ve reçete acı; toplum buna çok muhtemelen tepki koyacaktır. Atılacak adımları buna göre planlamakta fayda olduğu kanaatindeyim. Bizden söylemesi…

Medyanın Halleri DEM Parti PKK Abdullah Zeydan AK Parti