22 Şubat 2024 Perşembe
İstanbul
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler!

Madenciler, askerler ve Çinlilerin uyumlu çalışmaları sayesinde normalde günler alabilecek işleri saatler içinde hallettik. Çin halkı, Türk milletine olan samimi dostluğunu fazlasıyla kanıtladı.

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler!
Adıyaman'da enkaz altında çalışan Somalı madenci ve Çinli. Bir süre sonra çeviriye ihtiyaç duymuyorladı. Arkada madencilerin yaptığı istihkamları görebilirsiniz.
MUSTAFA ALTINKAYA

Benim gözümde işini en iyi yapanlar madenciler, askerler ve Çinliler. Özellikle madenciler güven veren duruşları, işi ustaca ilerletişleri, disiplinleri ve mütevazılıkları ile hayran bırakıyorlar. Kafalarındaki baret 50 yerden darbe almış. Baretin ışığını bellerine taktıkları aküden alıyorlar. En az 40 sene önceki teknoloji. Laf kalabalığı yapmıyorlar. Kısa ve öz birkaç cümle ile anlaşıp, siz daha ne olduğunu anlamadan işe koyuluyorlar. Enkazın altına kurdukları istihkamlar, kendi tabirleri ile “domuz damı”, “ayı bacağı” gibi muhteşem tekniklerle hem kendilerinin hem diğer çalışanların canlarını koruyarak çalışıyorlar. Yorgunluk nedir bilmiyorlar. Aralarında 15 yıldır, 20 yıldır madende çalışanlar var.  Olgunluk yüzlerinin hatlarına işlemiş.

Madencilik kutsal meslektir zaten biliriz, saygı duyarız ama yakından bire bir hiç şahit olmamıştım. Madencilik mesleklerin mesleğidir. O yaptıkları domuz damını benim diyen marangoz gelse yapamaz. Açtıkları tüneller 7 metreyi buluyor. İçeri girmeye her insanın yüreği dayanmaz. Ama hiç birisi bana mısın demiyor.

İŞİNİ İYİ YAPANLAR DİL BİLMEDEN ANLAŞIR

Madencilerimiz Çinlilerle öyle harika anlaşıyorlar ki aklınız şaşar. “Acaba ihtiyaç olur mu” diye yanlarında bekliyorum. Çinli bir şey söylüyor madenci ben çevirmeden “şöyle şöyle diyor değil mi” diye ben çevirmeden anlıyor.

Madenci Hüseyin Abiye, “Bize gerek kalmadı, biz gidelim en iyisi, nasıl bu kadar iyi anlaşıyorsunuz?” diye takıldım. Hafif tebessümle “İşini iyi yapanlar dil bilmese de anlaşır. Onlar işi biliyor, e biz de biliyoruz. El hareketinden ne demek istediğini anlıyorum.” diye cevap verdi. Ömrüm boyunca alamayacağım dersi aldım. Akıllara selamet!

TÜRK ASKERİNİN FARKI

Çinli ekibin elindeki yaşam dedektörünün düzgün çalışması için tarama alanında kimsenin kalmaması ve mümkün olan en iyi sessizliğin sağlanması gerekiyor. Önceki çalışmalarımızda enkaz alanını boşaltmamız, sessizliği sağlamamız, çok başlılık nedeniyle zor oluyordu. Askerler üzerlerine düşen vazifeyi öyle iyi ifa ediyorlardı ki! Türk Silahlı Kuvvetlerine bir kere daha hayran kaldım. Enkaz alanındaki komutan kolumdan tuttu, “Bir şey lazım olursa ilk bana söyle. Sessizlik lazımsa sadece bana söyle, enkaz alanı boşaltılması gerekirse bana söyle.” dedi. Ekledi: “Çinli misafirlerin karnı acıkırsa, su ihtiyaçları olursa hemen bana bildir.” dedi. Komutanın emrine uydum. “Komutanım şu lazım...” diyorum daha arkamı dönmeden halloluyor. “Enkaz alanını boşaltalım...” diyorum bir dakika sürmüyor.  Halk da zaten askerin sözünü dinlemeye dünden hazır.

Bir ara birisi tam cenazelere ulaşmak üzereyken “Cenazeleri biz çıkartalım, Çinliler kenara çekilsin.” dedi. Neden diye sorunca, “Onlar gayrimüslim.” dedi. Neyse ki bu lafını komutan da duydu, ben cevap vermeye kalmadan bu kendini bilmezi hemen alıp uzaklaştırdılar.

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 1

EKİPLER ARASI UYUMUN FARKI

Madenciler, askerler ve Çinlilerin uyumlu çalışmaları sayesinde normalde günler alabilecek işleri saatler içinde hallettik. Bu uyumlu çalışma gününün sonunda canlı bir vatandaşa ulaştık demek çok isterdim ama maalesef o gün bize nasip olmadı. Fakat cenazelerini bekleyen ailelerin yüreklerine bir nebze de olsa su serpebildik. Cenazelerini alan yakınları Çinli dostlarımıza sarılarak ağladılar. Göz yaşlarını tutmak ne mümkün!

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 2

ÇİNLİLERİN CENAZELERE ÖZENİ

Çin kültüründe de cenazeler oldukça önemlidir. Beden bütünlüğüne önem verirler. Ölüye saygı gösterirler. Nitekim bizim cenazelerimize de kendi meşreplerince saygılarını gösterdiler. Cenazeleri olabildiğince define hazır şekilde ailelere teslim ettiler. Sağ çıkartamadıkları için ailelerden özür üstüne özürler dilediler.

Malatya ve Adıyaman’da geçirdiğimiz 8 gün acı ve kederlerle dolu olduğu kadar birçok dersle de dolu. Yukarıdakilere benzer sayısız olay yaşadık. Tanrıdan dileğim bu acı dolu günleri tekrar yaşamayız.

‘BİZE TEŞEKKÜR ETMEYİN SADECE GÖREVİMİZİ YAPTIK!’

Birlikte geçen 8 gün boyunca Çinli dostlarımız Malatya ve Adıyaman’da gidilmedik, taranmadık tek bir enkaz bırakmadılar. Yeri geldi canlarını tehlikeye atıp enkaz altına girdiler. Yeri geldi canlı tespit ettiler. Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Maraş ve Hatay’da toplam 8 kişiyi canlı çıkardılar. 250’den fazla vatandaşımızın cenazesine ulaştılar. Şunu net olarak söyleyebilirim ki Çin halkı Türk milletine olan samimi dostluğunu fazlasıyla kanıtladı.

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 3
Simitlerini paylaşan Çinli sağlıkçı ve depremzede vatandaşımız.

GÖZ YAŞLARIYLA UĞURLAMA

İki milletin dostluğuna Çinli dostlarımızı uğurlarken daha net şahit oldum. Hem Çinli dostlarımız, hem uğurlayanlar sarılarak göz yaşları içinde ayrıldılar. Askerden, polisten, madencilerden bir sürü kalıcı dostluklar kuruldu. Hepsi daha güzel zamanlarda Türkiye’ye yeniden gelmek için söz verdiler. Artık Çinli dostlarımızın Türkiye’de bir evi var. Çinliler de görevleri süresince tanıdıkları herkesi Çin’e davet ettiler.

Bir polisimizin sözü aklımdan çıkmıyor: “Kovid-19’u onlar çıkardı deniyor. Bunun için Çinlilere kızıyordum ama şimdi onları affettim. Sahiden iyi insanlarmış. Hepsinden Allah razı olsun. Biz bu iyiliği unutmayız.”

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 4
Enkaz başında vardiya değişimi yaparken, enkazla ilgili bilgileri paylaşan ve sayım yapan Çinliler.

BUNDAN SONRA İKİNCİ ADIM 'MA'!

Çinli Ekip, Adıyaman Valiliğinden ayrılırken yanlarındaki getirdikleri uyku tulumlarını, çadırları, maskeleri, ilaçları bıraktılar. Herkes birbirine ufak hediyeler veriyordu. Askerler, polisler brövelerini, tespihlerini, çakmaklarını, sigaralarını ceplerinde verilebilecek ne varsa buldukları Çinliye hediye ediyordu. Çinliler de aynı şekilde ellerinde ne varsa armağan diye bırakıyordu. “İçinde domuz eti yok.” diye uyarmayı ihmal etmeden Çin’den getirdikleri konserveleri hediye ettiler. Ayrılırken Çinli tim üyelerinin göğsünde Polis Özel Harekât, Jandarma Arama Kurtarma bröveleri vardı. Askerlerimizin ve polislerin omuzlarında Çinli dostlarımızın bröveleri vardı. Çoğu Çinli dostumuz brövelerini tükettiği için kendi adlarının yazdığı yakalıkları verdiler. Bir jandarmanın göğsünde bir Çinli dostumuzun adı yazıyordu. “Anlamını biliyor musun?” diye sordum. Herhalde “Çin” yazıyordur dedi. Yazanın Çinli dostumuzun adı olduğunu öğrenince “İkinci adım bundan sonra Ma.” dedi. Çinli dostumuza bu sözleri çevirince hiçbir şey söylemeden tekrar sarıldılar.

TÜRKLERİN GURURUNU ZEDELEYECEK TEK SÖZ YOK

İstanbul’a dönmek üzere Adıyaman Havaalanı'na vardık. Havaalanında beklerken bir ekip başı konuşma yaptı. Konuşmasını ana hatları ile aktarıyorum:

“Buradan ayrılıp, İstanbul’a veya Çin’e döndüğümüz zaman size gazeteciler mikrofon uzatabilir. Bu mülakatlarınızda kesinlikle ‘Türkiye’ye yardım ettik, bize çok minnettar kaldılar.’ gibi cümleler kurmayın. Onun yerine ‘Görevimizi yaptık ve döndük.’ deyin. Türkiye’nin size minnettar olduğunu özellikle belirtmenize gerek yok. Size verdikleri ekmek, su, yiyecek onların minnettarlıklarının zaten bir göstergesiydi. Sakın ha ‘Türkiye çok kötü durumdaydı.’ gibi cümleler kullanmayın. Aksine Türkiye’de durumun her geçen gün iyiye gittiğini, Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğunu bu afetin de üstesinden geleceğini söyleyin. Türkler de aynı bizim gibi gururlu bir millettir. Onların gururunu zedeleyecek hiçbir cümle kurmayın. Biz profesyoneliz, görevimizi yaptık ve geri dönüyoruz bu kadar!”

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 5
Mehmetçik ile çalışan Çinli ekipler. Malatya

'TÜRKLER DE YANIMIZDA OLACAK BİLİYORUZ!'

Bu konuşmadan sonra ekip başını alkışladılar. Hepsinin kuvvetle aynı fikirde olduğu görülüyordu. Adıyaman Havaalanı'nda bunu bir kere daha teyit etmiş oldular.

Ardından bütün Çinli dostlarımız havaalanında bir köşeye kıvrılıp uçağı beklemeye geçti. Sonunda uçağımız geldi ve yine Türk Hava Yollarının sıcak sandviçini yiyerek İstanbul’a geri döndük.

Malatya’da çalışırken Çinli ekip başı Xiu Zhong bir videoya konuşurken şöyle demişti:

“Bir gün bizim başımıza da böyle bir felaket gelebilir. Biz Türk dostlarımızın hemen yanımızda olacağından eminiz. Bugün burada biz sadece görevimizi yapıyoruz. Lütfen bize teşekkür etmeyin. Asıl biz size teşekkür ederiz. Bize bu halde bile yemek, su ikram ediyorsunuz. Baklava ikram ediyorsunuz. (Bir vatandaş enkaz üstünde çalışan Çinlilere zorla baklava yedirmişti.) Umarım burada oluşumuz bir işe yarar. Yaşasın dünya halklarının kardeşliği!”

Çinli dostlar bölgeye ilk geldiklerinde halkın ikram ettiği yiyecekleri kabul etmiyorlardı. Anladığım kadarıyla yerel halka yük olunmaması konusunda ekip liderleri tarafından uyarılmışlardı. Çinliler uzattılan birkaç ikramı kabul etmeyince vatandaşlar üzüldü. Sonra Çinli dostları uyardık. Türkiye’de ikramı kabul etmemek nezaketsizliktir. Lütfen tok olsanız bile sembolik olarak ikramlardan alın. Bunu söyleyince bütün Çinli dostlar her gelen ikramı kabul etmeye başladılar. Uzatılan bisküvileri, kekleri tok oldukları için yiyemiyorlar biriktirip başka bir enkazda gördüklerine ikram ediyorlardı.

TÜRKİYE MAVİ GÖKYÜZÜ EKİBİ KURULDU

Çinli dostlarımızı iki gün İstanbul’da bir KYK yurdunda misafir ettik. Yurtta bir toplantı düzenlendi. Bizleri de özellikle davet ettiler. Gider gitmez ben ve diğer çevirmen arkadaşlarımıza birer üniforma verdiler. Bol bol bizi övüp alkışladılar. Boynumuza birer de madalya taktılar. Ekip lideri Wang Yi’nin söyledikleri aklımdan çıkmıyor. “Türkiye’ye geldiğimizde gördük ki bizim Türkiye’de kardeşlerimiz ve dostlarımız var. Çevirmen arkadaşları tebrik ediyorum. Muhteşem iş çıkardılar. Sizlerle gurur duyuyoruz.”

Halbuki bizim onlara madalya takmamız gerekiyordu. Ama yüce gönüllü dostlarımız hem bize yardım edip hem madalya taktılar. Varolsunlar!

Çinli dostlarımızın uçağı belli olur olmaz onların Çin’de de inecekleri havaalanında karşılanmaları için kolları sıvadık. Çin Türk Öğrenci Birliği, Türk Büyükelçiliği ve konsolosluklar vasıtası ile Çin’deki Türk vatandaşları arama kurtarma timlerini her şehirde Çin ve Türk bayrakları ile karşıladılar. Onlara Çin’de de millet olarak teşekkür etme fırsatımız oldu.

MAVİ GÖKYÜZÜ ARAMA KURTARMA TİMİ KİMDİR?

Afet bölgesinde Çinlilerle 8 gün 3: Depremin kahramanları: Madenciler, askerler ve Çinliler! - Resim : 6

İngilizce adı Blue Sky Rescue (BSR) olan Mavi Gökyüzü Timi 2007 yılında kurulan Çin’in en büyük sivil toplum insani yardım kuruluşudur. Kurtarma ekibinin Çin içerisinde 31 şubesi ve ülke çapında 30 binden fazla gönüllüsü var. Ekip Çin’deki depremlerde; Çin hükümeti ve Birleşmiş Milletlerle de koordineli olarak başta Nepal ve Endonezya olmak üzere birçok ülkede arama kurtarma faaliyetlerinde bulundu. Faaliyetlerinin çoğunu gönüllülük esasına dayalı olarak yürütüyor. Gönüllülerin çoğu hafta sonları sıkı bir eğitimden geçiriliyor. Gönüllüler özellikle yurt dışı misyonlarında kendi masraflarını kendileri karşılamakla yükümlüler. Türkiye’ye gelen her gönüllü kendi masraflarını karşılayarak yaklaşık 20 bin RMB (yaklaşık 54 bin TL) harcadılar. Bu bile tek başına Çin halkının Türkiye’ye duyduğu sevginin önemli bir göstergesidir.

Son Dakika Haberleri