22 Mayıs 2024 Çarşamba
İstanbul 26°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu!

Türkiye'de en uzun dönem İçişleri Bakanlığı yapan isimlerden Süleyman Soylu, hakkındaki iddialara rakamlarla yanıt verdi. Soylu, kendisi üzerinden Türkiye'yi bir suç ülkesi olarak nitelendirmenin doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! Murat Ağırel, Timur Soykan ve Fatih Altaylı'ya yanıt verdi

GDH Youtube kanalına konuk olan eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görev yaptığı süreçte organize suç örgütlerine yapılan operasyonlara dair açıklamalarda bulundu. Soylu, hakkındaki iddiaların aksine göreve geldiğinde ilk yaptığı değişikliğin kanun hükmünde kararname ile mafya suçlarının katalog suçlar içine alınması olduğunu söyledi.

Soylu göreve başladığı dönemden bıraktığı döneme kadar geçen süreci de anlattı.

İşte o söyleşi:

GDH - 7 yıl uzun bir süreç İçişleri Bakanlığı için. Şimdi yoğun da bir ortam. İçişleri Bakanlığı'ndan sonra süreç nasıl geçiyor sizin için?

SOYLU - Aslında normal geçiyor. Yani Türkiye'nin çok zor bir dönemiydi. Yani 15 Temmuz sonrası hakikaten hem FETÖ'den arınma dönemi, hem PKK'yla en yüksek mücadelenin olduğu bir dönem, hem DEAŞ biliyorsunuz hem çatışma bölgelerinde hem de Türkiye'de ve etrafımızdaki coğrafyada çok hareketliydi ve onunla mücadele edilen bir dönem. Özellikle 15 Temmuz öncesinden kalan bakiyeler vardı yani DHKPC gibi, MLKP gibi terör örgütleri. Bir de aynı zamanda dünyanın en büyük göç dalgasını yaşandığı bir dönemdi bu dönem. Ve ardından sizle beraber dönem dönem karşılaştığımız Türkiye'nin sel, afet, deprem, yangın gibi birçok meseleyle karşı karşıya kaldığı bir dönemi ihtiva etti.

GDH - Bazen dediniz mi ne yaşadık biz, ne yaşıyoruz dediniz mi hiç?

SOYLU - Hem normalliği sağlayan işler, hem de belki de hayat boyunca hiçbir zaman karşılaşmayacağımız meseleler her biriyle karşılaştık.

'AMERİKA İKİ KEZ İSTENMEYEN ADAM İLAN ETTİ'

GDH - Bakanlıktan ayrıldıktan sonra siz sık sık adınız gündeme gelmeye devam etti. Bakanlığınız döneminde de çokça geliyordu. Bu kadar sizi konuşulur klan şey ne sizin açınızdan? Neden Süleyman Soylu bu kadar çok konuşuluyor?

SOYLU - Bir siyasetçi dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, iki kez Amerika'nın istenmeyen adam listesine girmişse elbette konuşulur. Yani Amerika'nın istenmeyen adam listesine niçin girdiğinden dolayı konuşulur. Bunun birçok sebebi vardır. Sadık Batum diye bir profesör vardı. Bizim için şöyle söylerdi, babam için de, kısmen benim için de, 'siz köşeli siyasetçilersiniz' derdi. Söyleyebilecek sözü söyler, imtina etmez. Bildiği doğruyu ifade eder. Bundan çekinmez. Yumuşak olacağı zaman da yumuşak olur. Sert olacağı zaman da sert olur.

Bundan çekinmez, kaçınmaz. Siz böyle bir siyaset tarzı ortaya koyuyorsunuz. Biraz bundan da kaynaklanıyor olabilir. Bir de ben Recep Tayyip Erdoğan'ı, yüzyılın lideri olarak görüyorum. Onunla çalışırken üzerimdeki bir sorumluluğu hep hissettim. Yani üzerimdeki sorumluluk şu; liderle çalışıyorsanız ve size önemli bir yükümlülük vermişse, yine onun tabiriyle söyleyeyim, bir taşın arkasına saklanmak değil, gövdenizle olaylarla karşı karşıya kalmaktır size düşen sorumluluk. Burada hesabi olmamak lazım. Yani bunun hesabı, bunun sonucunda şu gelebilir diye bir değerlendirme içerisinde bulunmamak lazım, sakınmamak lazım. Memleket adına, milletiniz adına, ülkeniz adına bir mücadele yapıyorsunuz. Ne yapabilirsek bizden sonraki gelecek nesiller çok daha iyi ve çok daha müreffeh, çok daha güven içerisinde olurlar. Hep böyle gördüm.

Tayyip Erdoğan burada nerede? Tayyip Erdoğan da burada şurada oldu hep. Bu imkanı sağlayan, çalıştığı insanlara da bu güveni oluşturan ve çalışırken acaba sorusuyla insanı karşı karşıya bıraktırmayan bir lider konumunda gördüm.

Bu bir fırsat mı? Ülke için bir fırsat. Bazen şöyle oluyor. İşte iftiralarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yani sadece biz mi kaldık? İftiralarla Menderes asılmış bu ülkede. Bir başbakan, iki tane bakan asılmış. Sonra da pardon dememek için tarihi yanıltmaya çalışmışlar. Ama öyle veya böyle, tarih yanılmamış. Ve bu insanların masumiyeti ortaya çıkmış.

Ama sonuç ne? Bir başbakan ve iki bakan asıldı. Onlarca, yüzlerce insan hapishanelerde bir kısmı hayatını kaybetti, bir kısmı da heder oldu. Ben mümkün olduğunca niye bunlara cevap vermeye çalışıyorum? Bir tek sebebi var. Ben sivil bir siyasetçiyim.

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! - Resim : 1

'DEVLETİ YÖNETİRKEN KORKMAMALILAR'

GDH - Ne demek sivil siyasetçi?

SOYLU - Siyasetin içerisinden geliyorum. Başka bir alandan siyasete geçmiş değilim. Çocukluğumdan itibaren siyasetin içerisindeyim. Ve sivil bir akılla bugüne kadar siyaset yaptım. Ve nasip oldu, devlette önemli görevler yaptık. Partide de yaptık, devlette de yaptık. Yani genel başkan yardımcılığı, genel başkanlık, il başkanlığı İstanbul'da, ilçe başkanlıkları, Çalışma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı. Ve bunları hep halkın gözüyle, vatandaşın gözüyle gücüm yettiğince yapmaya çalıştım. Ne dokunur? Ne yaparsak, biraz önce söylediğim vatandaşın iyiliği için, standartının yükselmesi için, müreffeh olabilmesi için, güvende olabilmesi için, ne yapmamız lazım?

Vatandaşın lehine hep baktık. Ve burada bunlara cevap vermemin yegane sebebi şudur. Bizden sonra gelecekler de çeşitli iftiralarla karşı karşıya kalacaklarını bilmeliler. Mücadele etmeliler. Ve devleti yönetirken korkmamalılar.

Devletin de vatandaşın da lehine karar almayı cesaretle yerine getirebilmeliler. Siz haksızlıkla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu dünyanın sonu değil.

'İLK DEĞİŞTİRDİĞİMİZ KANUNDA MAFYALAR VARDI'

GDH - Şimdi son dönemde özellikle Türkiye'de organize suç örgütlerine karşı operasyonlar düzenleniyor. Yani hemen hemen her gün bir örgüt operasyonuna şahit oluyoruz. Size karşı yöneltilen en fazla suçlama da aslında bu gibi. Süleyman Soylu organize suç örgütlerine karşı gerekli adımları atmadı gibi. Atmadınız mı?

SOYLU - Seri seri cevap vereyim. Bir. İlk İçişleri Bakanı olduğum zaman, o zaman kanun hükmünde kararnameler çıkar biliyordu ve 15 Temmuz sonrasıydı. İlk değiştirdiğimiz kanun, mafya yapılanmalarının katalog suçlarının içerisine alınması, cebil ve şiddetin eklenmesi ve ardından da bir takım cezaların yükselmesidir. Yani TCK 220'de bir değişiklik yaptık, devrim gibi bir değişiklik yaptık.

Yani organize suç örgütlerinin takibini sağlayabilmek için. Burada da muradımız şuydu. Biz FETÖ'yü tasfiye edeceğiz. Boşluk kaldırmaz. Acaba buraya başka bir suç örgütü girer mi?

Temel derdimiz buydu. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızla konuştuk ve hemen çıkardık. Bu hem hukuk camiası bunu iyi bilir, hem güvenlik güçleri iyi bilir. Bu işin en önemli alfabesidir. Ve buradan sonra hem hukukun elini sağlamlaştıran, hem organize suç örgütlerinin takibinde ve örgütlü suç yapısında onları ciddi bir şekilde açığa çıkarabilecek bir adımdı ve bunu sağladık. İki... size bir rakam vereceğim. 7 yıl İçişleri Bakanlığı yaptık. 33 saatte bir suç örgütü çökerttik. Önemli bir şey söylüyorum. 593 mafya yapılanması, 1138 uyuşturucu suç örgütü.

Şimdi elbette ki bu büyük bir haksızlık olur. Kime haksızlık olur? Hükümetimize haksızlık olur. Güvenlik güçlerine haksızlık olur.

Ve aynı zamanda da bu mücadeleyi yapan devletin bütün birimlerine... Bunun sadece bir tek ayağı yok ki. Türkiye'de mafyayı yakalıyorsunuz veya takip ediyorsunuz en az altı ay veya bir yıl. Bir yıl üzerinde takip ettiğimiz var. Bir tanesini yakalıyorsunuz, dosyayı devam ettiriyorsunuz.

Biz buna projeli dosyalar diyoruz. Hem uyuşturucuda bunu yaparız. Hem diğer kaçakçılık, organize bütün hepsini de projeli dosyalar olarak takip ederiz. Ve bunu kimin kontrolünde takip ediyorsunuz? Yargının kontrolüne takip edin.

Yargı dediğimiz savcı, hakim. Çünkü dinleme alacaksınız, takip alacaksınız. Mesela uyuşturucuda, bunu biz getirdik. Gizli soruşturmacı kavramı. Nedir gizli soruşturmacı? Herhangi birini uyuşturucu çetesinin içerisine sokuyorsunuz. Onlardan biri yapıyorsunuz. Hakimin kontrolünde.

GDH - Bir anlamda casus yerleşiyor.

SOYLU - Tabii. Bunu biz getirdik. Ya böyle birçok mücadeleyi gerçekleştirebilecek... Devrim gibi yenilikler ortaya attık. Dünyada var gizli soruşturmacı. Ama Türkiye'ye bunu biz getirdik. Şimdi burada bütün bu adımların tamamını atmışız. Ve 33 saatte bir organize suç örgütü çökertmişiz.

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! - Resim : 2

'15 TEMMUZ SONRASI GÖREVE GELDİK...'

GDH - Bu kadar operasyon yaptıysanız, bu kadar ciddi sayılar, bu kadar süreler.... Niye hala suçlanıyorsunuz?

SOYLU - Takdir edersiniz ki Türkiye'de 15 Temmuz sonrası göreve geldik biz. Yaklaşık 3 bin üzerinde terörist vardı Türkiye'de, dağlarda. PKK'lı terörist. Şehirde bunların irtibatları vardı. Yine hatırlarsınız, iki üç tane günde, bazen haftada, bazen gün aşırı bombalar patlıyordu şehirlerde. İnsanlar çocuklarını AVM'lere göndermekten çekiniyorlardı. İki, Türkiye'de FETÖ'nün tasfiyesi gerekliydi ve bunun için bütün devlet ayaktaydı. Sadece içeride değil, dışarıda da bu mücadele gerçekleştirildi. 3, yine herkesin hatırlaması gerekir. DEAŞ, gerekçe atışma bölgelerinde, gerekse de Türkiye içerisinde çok etkiliydi. Size bir rakam vereceğim. 1151 DEAŞ'li yabancı terörist savaşçısını on binlerce gönderdik de sadece Avrupa ülkelerine gönderdik. Bunların içerisinde kırmızı bültenlerin de sayısı var. Kırmızı bültenler de var. Yakaladık gönderdik. Türkiye bütün bunlarla mücadele etti.

Yani buradan gelen göç dalgalarıyla hep beraber karşı karşıya kaldık. Şimdi bütün bunlarla uğraşırken öncelikleriniz var. Önceliklerinizden operasyonu yaparsınız. Operasyonu gerçekleştirirsiniz. Zaten onu tasfiye ediyorsunuzdur.

Operasyon sayılarını on kat, on beş kat arttırdık. Ve özellikle organize suç birimlerinde tutuklu sayıları on kat, on beş kat arttı. Bunların hepsi arttı. Ve burada Türk güvenlik güçleri çok başarılı çalışmalar ortaya koydular.

'DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR'

GDH - Görevi bıraktığınızda üç bin teröristten geriye kalan nasıl bir yakalandı?

SOYLU - 77 terörist kaldı dağlarda bıraktığımız gün. Ve onu da bazen manüpüle ediyorlar. İşte şu kadar kişi yakalandı, ne oldu bu 77? Ve bunların tek tek kim olduğu, nerede olduğu, ne nasıl olduğu belli olduğu bir şekilde bıraktık ve operasyonlar devam ediyordu. Etkisiz hale şu kadar terörist getirildi, bu kadar terörist getirildi sözünün karşılığı şudur. Bu benim zamanımda da öyleydi. Mesela benim zamanımda da aylık bültenlerde 150 terörist etkisiz hale getirildi diyorduk ama dağlardaki terörist sayısı 77'dir.

O 150 şu demektir; yakalanan işte PKK, KCK iltisaklı, DHKPC iltisaklı, FETÖ iltisaklı bütün bunlarla ilgili öyle söylenir. Yani irtibatla iltisaklı terörist etkisiz hale getirdi. Etkisiz hale getirmek sadece öldürmek değildir. Aynı zamanda alıp onu etkisinden yoksun hale getirmek, cezaevine koymak gibi değerlendiriyor.

Dağlarda silahıyla çatışan veya bunun için oralarda mağaralarda bulunan on binin üzerindeki mağara inlerine girildi. Mühimmatlarıyla, silahlarıyla, bombalarıyla hepsi. E şimdi bugün Gabar'da ne çıkıyor? Petrol çıkıyor.

Turizm sayın artıyor mu? Turizm gerilerin artıyor mu? Doğu ve Güneydoğu'daki çocuklar üniversiteye rahat gidebiliyorlar mı? İnsanların sokakta dolaşma konusunda herhangi bir endişesi söz konusu değil mi?

Sonuç budur. Siz sonucuna bakacaksınız. Bu dediğim meselelerde öncelikle bugün devlette devamlılık esastır. Bugün başka bir yöntem belirlenebilir. Yarın başka bir yöntem belirlenebilir.

'HAKSIZ VE YANLIŞ DEĞERLENDİRME'

GDH - Şimdi geçtiğimiz günlerde Fatih Altaylı'nın YouTube kanalında Murat Ağırel ve Tümur Soykan'la bir röportaj yapıldı, yayınlandı. Orada isminiz bolca geçiyor. Sizinle ilgili de iddialar var. Ben bir iki tanesini sormak istiyorum size.

(Fatih Altaylı'nın programında konuşan Gazeteci Timur Soykan'ın 'Evet yapılıyordu Süleyman Soylu döneminde operasyon. Ama şu sorunun yanıtını vermek zorunda Süleyman Soylu. Dünyanın mafyası senin döneminde niye Türkiye'ye yakın etti?' sözleri Soylu'ya soruldu)

GDH - Dünyanın mafyası sizin döneminizde neden Türkiye'yi akın etti?

SOYLU - Şimdi bir kere tamamen haksız ve yanlış bir değerlendirme. Dünyanın bütün ülkelerinde organize suç örgütleri vardır. Mesela bizdeki organize suç örgütlerinin yöneticileri de kırmızı bültenle aradığımız halde Avrupa ülkelerindedir veya başka ülkelerindedir. Yani eğer ülkeler bu organize suç örgütü mensuplarını veya liderlerini, yöneticilerini sıkıştırıyorlarsa bunlar eylem yapamadıkları için veya daha rahat bir eylem alanı bulabilmek için başka ülkelere kaçarlar ve sığınırlar. Biz de bunlar için kırmızı bültenler çıkarırız.

Sadece 2019, 2020, 2021, 2022'de yakaladıklarımızın bazılarını bir liste olarak şurada göstermek isterim. Bunların hepsi organize suç örgütü yöneticileri. Mesela çok konuşulanlardan bir tanesi kim? Comanchero. Lideri kim? Marc Buddle. Kim Marc Buddle? Dubai'de yaşamış, daha sonra Kıbrıs'a gelmiş. Kıbrıs İçişleri Bakanı, bizle beraber bir iltibata girmiş. Avustralya bunu arıyor. Ama Avustralya aradığı halde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde uzun zamandan beri kalmış.

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! - Resim : 3

GDH - Nasıl olabiliyor bu?

SOYLU - Bazı ülkelerin hukuku el veriyor. Ben Kuzey Kıbrıs'ın hukuku el veriyor demiyorum. Bazı ülkelerin hukuku el veriyor. Bazı ülkelerde bunlar sahte pasaportla girebiliyorlar. Şimdi burada burada şu gördüğünüz, şu yansıttığım insanların birçoğu Türkiye'ye ya sahte pasaportla gelmiştir ya da geldikten sonra kırmızı bültenleri çıkmış ve yakalanmışlardır. Ama size şimdi bir takım Türkiye'nin güvenlik altyapısı nasıl evrildiğini söyleyeceğim.

Mark Buddle'a anlattıktan sonra. Mark Buddle Türkiye'de 2022'nin zannediyorum ortalarında bize Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçişleri Bakanı beni aradı. 'Ben bunu buradan gönderemiyorum. Bunu sizin üzerinizden Avustralya'ya gönderelim mi?' dedi. Comanchero çetesinin lideri. Biz de Avustralya'yla irtibata geçtik ve Avustralya dedi ki biz çok memnun oluruz. Getirdik Ankara'ya. Ankara'da birçok hukuki prosedürleri var bu meselenin. Onlara müracaat ettiler. Türkiye'de kalmak istediler. Avustralya'ya gitmek istemediler. bunun hikayesi film yapılacak kadar önemli bir hikayedir ve ardından döndük ve biz bunu uçak tuttuk tuttuğumuz uçak iptal edildi parası Avustralya tarafından verilmek üzere sonra kendi emniyet uçağımızda 7 ayrı istasyonla inerek çünkü menzili kısaydı Avustralya'ya gönderdik. Sonra Avustralya ile beraber bir çalışmaya girdik. Avustralya ile beraber girdiğimiz çalışmada bu çetenin başka unsurlarının nerede olabileceğini değerlendirdik.

Ondan sonra 2023 Ocağında Enkaguru diye yine Marc Buddle'ın yerine geçen adamı tespit ettik. Ve onu aldık. Mesela onunla ilgili herhangi bir şey söz konusu değildi. Türkiye içerisinde aldık. Ve onu geri yönderme merkezine götürdük. Onu geri gönderme merkezine tuttuk ondan aldığımız bilgilerle ve onun yetişimleri orada yaptığımız soruşturma çerçevesinde de 2023'ün temmuzuna kadar operasyon safhası yargı ile beraber geliştirildi ve operasyon yaptık bu kadar açık ve net aynısını Türkiye'de Urfi Çetinkaya'yı çok uzun zaman izledik bu eski bir barondur yakaladık tutukladık onun üzerinden yürüdük ve bir dosya açıldı ve bu dosyada bütün bağlantılar ve bütün irtibatlar ortaya çıkarıldı, yine yargı çerçevesinde o da geçen 1-1,5-2 ay evvel bütün şebeke ortaya çıktı. Bütün şebeke önemli bir bölümünü tutuklamış oldu.

'33 SAATTE BİR ÖRGÜT ÇÖKERTİLDİ'

GDH - Hem Murat Ağurel'in hem Timur Soykan'ın iddiaları neye dayanıyor? Veya Fatih Altaylı'nın...

SOYLU - 33 saatte bir örgüt çökertildi. Yabancıları yakalamışsınız. Anında kırmızı bültenli, mavi bültenli bütün suç organizasyonları, yani orada sadece bir kişi yok. Bir kişi yakalıyorsunuz, onunla beraber 17 kişiyi gönderiyorsunuz.

Bulgaristan'dan Azerbaycan'a kadar, Sırbistan'a kadar, Avrupa ülkelerine kadar. Hepsini göndermişsiniz. Veya Kırgızistan'a kadar ki biz bunların önemli bir bölümünü hiç bildirmedik. Yani örneğin bazı ülkeler bildirilmesini istemezler. Bize iade edin derler. Bazı ülkeler ifşa edilmesini istemezler. Mesela Vukotiç'i biz yakaladık Türkiye'de. Lotogul denilen Safirov'u da yakaladık Türkiye'de. Bunlar nasıl giriyorlar? Sahte pasaportlarla giriyorlar. Vukotiç'i yakaladık. Başına çuval geçirerek polis uçağımızla beraber Sırbistan'a götürdük. İçeri girdi, çıktı. Yeni bir pasaport aldı. Estetik ameliyat oldu. Yeni bir pasaport, estetik ameliyatla beraber yeni bir pasaport diyorum. Türkiye'ye geldi.

'BU BİR DEVRİMDİR'

GDH - Bu tarz şeylerde görülemiyor mu öncesi, sonrası, kimdir?

SOYLU - Şimdi size önemli bir şey söyleyeceğim. Türkiye'de bu verileri tutan jandarma ve polistir. Suç verilerini, yurt için. Jandarma ve polisin verileri birbirini 2018'in Temmuz'una kadar görmezlerdi. Yani siz polis bölgesinde bir şey yaparsınız. suç. Jandarma bölgesinde istediğiniz gibi yaşarsınız. Birbirlerinden haberi yok.

Birbiri dosyalarını görmezlerdi. Şimdi Yani bir GBT'ye girdiğiniz zaman bir polisin bilgisayarında, bir polisin telefonunu görmez. Biz bunu ne zaman birleştirdik? Bu bir devrimdir, Cumhuriyet tarihinde. Jandarma ve polisin veritabanı birbirini görmeye başladı.

On binlerce faili meçhul olay çözüldü. Size önemli bir rakam daha vereceğim şimdi. Şimdi bu arkadaşlar konuşuyorlar da. Türkiye'de 2021 ve 2022'de hiçbir cinayet faali meçhul almamıştır. Cumhuriyet tarihinin böyle bir rakamı söz konusu değil.

Çünkü Türkiye'nin güvenlik altyapısı iyi bir şekilde tesis edilmiştir. 2023'te de bende veriler yok. İstanbul Valiliğinin 2024'te yaptığı açıklamadan biliyorum ki İstanbul'da da mesela bir faili meçhul cinayet yok. Faili meçhul cinayetlerden bahsediyoruz. Bu kolay bir iş değildir. Bu çok zor bir iştir. Ve Türkiye bunu başardı. İki, Türkiye'de bana Hakan Fidan, MİT başkanıyken, ben de İçişleri Bakanı'yım. Dedi ki, bakanım bir şey yaparsak büyük iş başarmış oluruz. Nedir dedim, havalimanlarında parmak izi ve biyometrik veri yüklemesini yaparsak bu dedi Türkiye'nin güvenliğini büyük ölçüde sağlar dedi.

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! - Resim : 4

'GÖZCÜ' SİSTEMİ

Ve yoktu. Peki biz bunu ne zaman yaptık? Hani bize şimdi bazen ben bir cep telefonundan bir fotoğraf çektim de bir kişinin resminden kimin olduğunu 3-4 saniyede belirledim ya? Türkiye'nin başarılı mühendisleri ve polisleri kendi yazılımımızı yaptılar. Yani kendi yüz tanıma sistemimizi yaptılar. Kendi biyometrik sistemimizi yaptılar. Ve böylece biz Gözcü adı altında, ismi Gözcü olan, 2020'nin sonuna kadar, 2020 Eylül'dür de başlangıcı o, 2021'in başına kadar, bütün havalimanlarında ve bütün sınırlarda, yani kapılarda bu sistemi yükledik.

Peki başka bir şey söyleyeceğim. Biz bu sistemi yükledik de, biz bu sistemi yüklerken, biz bu sistemi nasıl elde ettik? Türkiye'de yaşayan insanların parmak izi yoktu. Biyometrik fotoğrafı da yoktu. Hatırlarsanız yeni kimlik çıkardık. Yeni kimlik çıkardığımızda parmak izi, pasaport. Yeni kimlik ve ehliyette. Parmak izi eskiden sadece pasaportta alınırdı parmak izi. Hatırlar mısınız? Ama kimlikte de parmak izi almaya başladık.

Ve Türkiye'de işte bu faili meçhul cinayetler, olaylar, faili meçhul olaylar, hırsızlıklar bütün bunlarla beraber çözülmeye başlandı. Yani güvenlik sisteminin altyapısını tam anlamıyla oturttuk. Onu hem yurt içindeki olaylarla hem sınır kapılarımızda ve hamalimanlarımızda sağlama imkanına sahip olduk. Mesela diyor ki, yurt dışından geliyor, siz bunu nasıl biliyorsunuz?

Dünyadaki bütün ülkeler pasaportlarını senin sistemin içerisine yüklemiş değiller ki. Yani adamın biyometrik verisini, parmak izini yüklemiş falan değiller. Peki biz ne yaptık? 2022'nin sonunda, burayı görünce, şunları yakaladığımızı ve burada olduklarını görünce, bundan öncesi ne oldu? Onu bilmiyorum.

Bundan önceki yıllarda bunlar ne oldu onu bilmiyorum. Ama bunu görünce, bunu gördüğümüz andan itibaren bugün Emniyet Genel Müdürü yardımcısıdır, Mahmut Çorumlu. Bizim haftalık yaptığımız toplantılarda herkesin huzurunda şunu söyledim. Dedim ki, Mahmut Bey, dünyadaki bütün organize suç örgütlerinin liderleri ve elde bulabildiğiniz bütün üyelerin fotoğraflarını bizim sistemimize yüklüyorsunuz. Havalimanından girerken bunu göreceğiz.

Yüz eşleştirmesi yapacak, programımız buna müsait. Ve 2022'nin sonunda biz bunu yaptık. Peki size başka bir şey daha söyleyeyim. Hani diyor ya Interpol diyor. Yine güvenlik altyapısı açısından çok önemli bir devrime imza attık.

Şimdi Türkiye'ye Interpol bildirimde bulunuyor. Diyor ki Türk vatandaşı senin kırmızı bültenle aranıyor, mavi bültenle aranıyor. Veya diyor ki veya diyor ki, işte dünyada bu adamlar var, bunlar kırmızı bültenle aranıyorlar, siz de bakın. Sana nasıl bakacaksın? O samanlıkta iğne aramak gibi bir şeydir yani.

Onu bulamazsınız. Ama nasıl bulabilirsiniz? Eğer siz bunu kendi kolluk birimlerinize yayarsanız, bunu bilebilme imkanına sahipsiniz. Peki Interpol verileri, Polis, jandarma, kolluk bilimlerine yayılı mıydı? Hayır.

GDH - Ya ben şeyi merak ediyorum. Bizim havalimanımızdan geçen bir suçluluğu biz, Interpol verisini az önce söylediğiniz gibi gerekli bilimler sisteme girmeden önce göremiyor muydu?

SOYLU - Göremiyordu.

GDH - Yani Interpol'ün falan böyle bir ortak sistemi yok mu?

SOYLU - Yok. Havalimanından girerken eğer kendi ismiyle gelirse vardır. Bulunur. O sistemde var. Uluslararası sistemde var. Nerede yok? Yurt içinde. Polisin ve jandarmanın tabletinde birisinin interpolden aranmada yok. Biz bunun hepsini açtık. Mesela Interpol'den aranan birisi bir otele gittiği zaman tık diye orada görülür. Bir yerde ikamet adresi verdiği zaman şu anda tık diye oraya gelir ve kırmızı alarm çalar. Biz o kırmızı alarmı harekete geçirdik. Neden olduğunu bilmiyorum.

Ben bilmiyorum. Hukuken bir takım gerekçeler söylediler, biz hukuka gerekçeleri açtık. Şimdi bu sistemi anladınız mı? Bir, bir gözcü sistemi yerleştirdik. Nereye yerleştirdik?

Havalimanlarına ve sınır kapılarına. İki, Türkiye'nin bütün parmak izlerini aldık, biyometrik verilerini aldık. 2018'den önce yok bunlar. Artı, dünyadaki bütün organize suç çetesi ve uyuşturucu çetelerinin fotoğraflarını bu sistemlerin içerisine yerleştirdik, eşleştirmek için. Bu altyapı adımlarının tamamını attık.

Bu bize neler sağladı? Bu bize bu yaptığımız işlerin yakalanmasını sağladı. Yani bir güvenlik altyapısı oluşturduk. Yani sınırlarda yaptıklarımız, duvarlarda yaptıklarımız, bunlar da başka meseleler.

'NEYE HİZMET ETTİKLERİNİN FARKINDA DEĞİLLER'

GDH – Siz neyin sembolüydünüz?

SOYLU - Bu arkadaşlar bence neye hizmet ettiğinin farkında değiller. Yani benim iyi niyetli düşüncem bu. Neye hizmet ettiğinin farkında değiller. Ya Türkiye'yi bir suç ülkesi olarak nitelendirmek doğru bir yaklaşım değil.

Şimdi neden bahsediyor? Uyuşturucu, baron. Size ben uyuşturucuyla ilgili söyleyeyim. Yani bu, birinci vereceğim rakam şu. Bu ülkede İçişleri Bakanı olduğum gün bu adli tıp raporudur. Adli tıp verisidir. 941 kişi ölüyordu uyuşturucudan. Yılda. Bıraktığım gün İçişleri Bakanlığı'nın 247 kişi ölüyordu. Bu artma mı, azalma mı? Bu bir mücadelenin sonucudur. Bu sadece bizim mücadelemiz değil. Devletin sağlığından yargısına kadar hatta Aile Bakanlığına kadar devletin komple bir mücadelesinin sonucudur.

Ve size başka bir şey daha söyleyeyim. Türkiye bu 7 yıl boyunca 1050 ton uyuşturucu yakalamış. Peki bunu yakalayan insanlara bu haksızlık değil mi? 700 tonun üzerinde sadece esrar. Ortalama yılda 5 ton eroin yakalarken bunu ortalama 15-16 tona çıkarıp bazı yıllarda 20-21 tona çıkarabilen bir yakalama gerçekleşmiş.

52 uluslararası operasyon yapmış. Hollanda'dan Almanya'ya kadar. Suriye'den Yunanistan'a kadar. Dünyanın birçok ülkesinde. 52 operasyon yapmış.

Ve binlerce ton uyuşturucu yakalanmasını temin etmiş veya kendisi yakalamış ortak operasyonlarla beraber. Terör operasyonları devam ediyor. FETÖ operasyonları devam ediyor. DEAŞ operasyonları devam ediyor. Hepsi devam ediyor.

Yetmedi. İçişleri Bakanı olduğum gün hapishanelerde 37 bin uyuşturucudan tutuklu vardı. Bıraktığımız gün yüz yirmi sekiz bin. Otuz yedi bir rakamın büyük yüz yirmi sekiz bin mi? 128 bin rakamı şöyle;

Adamı takip edeceksiniz. Adamı yakalayacaksınız. Dosya hazırlayacaksınız. Hakim tutuklayacak ve cezaevine gönderecek. Bunların hepsi bir işlem.

Yani tuttun, attın, böyle bir şey yok. Siz hakime doğru dosya getirip ki benim arkadaşlarıma hep söylediğim şey olmuştur. Siz dosyanızı tam yapacaksınız. Hiç skora gitmeyeceksiniz. Çünkü bu işin kökünü kurutmamız lazım. Ve yine size bir rakam daha söyleyeceğim uyuşturucuyla ilgili. İçişleri Bakanı olduğumuz gün uyuşturucunun yüzde yetmiş beşi batıda yakalanıyordu. Yüzde yirmi beşi doğuda yakalanıyordu. Nereden giriyor uyuşturucu? Büyük parçayla doğudan giriyor.

Bıraktığımız zaman %70'i doğuda yakalandı, %30'u daha da yüksek ama ortalama bir oran olarak söylüyorum. %70'i doğuda yakalandı, %30'u batta yakalandı. Batıda yakalananların bir bölümü de doğudan gelenler. Toplam yakalamaları bahsediyorum. Yani uyuşturucunun girdiği noktada önemli bir bölümünü yakalayabilme kabiliyetine sahip olmuşsunuz.

Dağılmadan yakalayabilme kabiliyetine sahip olmuşsunuz. Mesela metruk bina. Hatırlarsınız bir tartışma çıktı Süleyman Soylu. Kanun çıktı. Bunu da Çevre Şehircilik Bakanlığı çıkardı. Onunla çalıştık. Dedi ki metruk binaları valilik kararıyla genel asayişe, güvenliğe etkisi olduğu için yıkabilirsiniz. Ondan önce yıkılabiliyor muydu? Çok zor yıkılabiliyordu. Yıkıp geçtik. 126 bin metruk bina tespit ettik. Ki her günde artıyor bir metruk bina. Bunun yaklaşık 100 bine yakınını yıktık. 90 küsur bin. 16 binini rehabilite ettik. Geri kalan 14-15 binde yıkılabilecekti. Şimdi buna 360 derece baktık. Sadece bu mu?

'NARKOLOG' PROJESİ

Hayır. Narkolog diye bir projemiz vardı. 42 ilde ne kullanıyor, kim kullanıyor, ne zaman kullanıyor, ne zaman başlamış? Birçok soru yani. Ve 42 ilde riskli illeri hangi maddeden hangi illerin daha riskli olduğu, hangi yaş grubunun daha fazla kullandığı, bütün bunları ölçtük. Hangi ilde daha fazla ölüm oldu? Size bir rakam vereceğim.

Bizde milyonda beş kişi ölürken Amerika'da milyonda üç yüz yirmi kişi ölüyor. Oransal yani. Nüfusa oransal. Yani bizden 65 kat fazla insan ölüyor Amerika'da. 65 kat fazla. Oran olarak 65 kat fazla. Avrupa'da bizden 5 ile 10 kat arası fazla insan ölüyor uyuşturucudan.

Türkiye bu konuda büyük bir mücadele ortaya koyuyor. Ve yine bir şey daha söyleyeyim. O da şu. Bizim uyuşturucuyla ilgili. Sahaya devlet olarak çok güçlü basmamız eroin rotasını değiştirmiştir. Mesela bazı kimyasal sentetiklerin rotasını, sentetik uyuşturucuların rotasını değiştirmiştir. Bunların her biri sahada çok yakalamamıza bağlıdır. Örneğin diyor ki işte kokain şöyle... Bizim kokain kapasitesi Türkiye'de satılan kapasite ve yakalanan kapasite Avrupa'nın yüzde biridir.

Hollanda'da 70 ton yakalanmış. Bir yılda. Bizde ortalama bir tonla iki buçuk ton arası yakalanmış. Bir ton iki buçuk ton. Çünkü Türkiye bu konularda... Orada bir takım yanlış değerlendirmeler de var işte. Kontrollü teslimat şu. Siz bir ülkeyle ortak operasyon yaparsınız. Sizin ülkenize doğru yola çıkmıştır. Yola çıktığı zaman size bilgi verirler. Siz onun gelir takip edersiniz. Takip ettiğiniz zaman kime ulaşacağını yani işin sonuna kadar gitmek için tamamen meseleyi çökertmek için bize dünyadan hiçbir kontrolü teslimat talebi gelmemiştir.

Ama bizim başka ülkelere gönderdiğimiz ve yakalattığımız, Hollanda dahil Avrupa'nın birçok ülkesi dahil birçok kontrolü teslimatımız vardır. Yani teslim edildiği anda çıkar deriz ki geliyor sana... Dikkat et şuraya gelecek, şu limana gelecek, şurada gelecek, şu gelecek.

Yani o çeteyi tamamen çökertebilmek için. Türkiye bu konularda Avrupa'nın ve dünyanın yüz akı ülkesidir. 2020 yılında 37 ton İspanya'da yakalanmış. 37 ton kokain. 70 ton kokain Belçika'nın Antwerp Limanı'nda yakalanmış. 49 ton Orlanda'da yakalanmış. 2020 yılında. Türkiye'de de ortalama 1 ile 2,5 ton arasıdır. Yakalanan.

'KANALİZASYONLARDAN NUMUNE ALIRIZ'

Biz Türkiye'deki bütün kanalizasyonlardan numune alırız. Ve alınan numune idrarda var diye mi?
Bütün kanalizasyonlardan alırız. Hangi ilde ne kullanılıyor? Hangi madde kullanılıyor? Ve her çeyrekte ve her yılda hangi madde daha artmış, hangi madde daha azalmış. Buna göre politikalar oluştuyorsun.

Risk unsuru diyoruz ya. İki, sadece bu kadar mı? Elbette ki hayır. Bakın, biz bir yılda yaklaşık iki yüz binin üzerinde uyuşturucu kullanıcısı yakalarız. Satıcısı da yakalarız. Kullanıcısı da, iki yüz bine yakın. Ama bunlar tekrarlıdır yani, yeni başlamış değil. Geçmişten beri kullananlar. Bunların her birine narkolog yaparız. Ne kullanıyorsun?

Nereden tedarik ediyorsun? Ne kullanıyorsun? Şimdi burada eroinin kullanılma oranını, esrarın kullanılma oranını konuşuyorlar. Ya bu devlet hiçbir şey yapmıyor. Hiçbir şeyi takip etmiyor.

GDH - Devlet değil de Süleyman Soylu hiçbir şey yapmadı, takip etmedi gibi.

SOYLU - O zaman şöyle bir şey olması lazım, Süleyman Soylu yaklaşık 1 milyon kişiye hükmetmesi lazım. Doğru mu? Kim bu 1 milyon kişi? 600 bin üzerinde kolluk gücü var.

Savcı var, hakim var, yargı var, gümrük var. Gümrükteki memurlar var. Biz hep beraber büyük bir şebeke oluşturduk. Orada öyle söylüyor zaten, bu şebekenin başında da Tayyip Erdoğan var diyor. Öyle söylüyor orada.

Süleyman Soylu sessizliğini bozdu! - Resim : 5

'SİZ DELİ MİSİNİZ?'

GDH - Orayı izleteceğim size. (Timur Soykan: Süleyman Soylu da tek başına düşünüp, yahu yaşasın kötülük, ben getireyim bütün dünya mafyasını demedi. Bu ülkeyi yöneten Tayyip Erdoğan. Bir rejim var ortada. Otoriterleşmiş. Denge denetlemiş sistemleri kalmamış. Yargıyı ele geçirmiş. Yani mahkeme kararlarını telefonla değiştirebilen...)

SOYLU - Ne diyor burada? Biz büyük bir şebeke kurmuşuz. Diyorum ki 1050 ton uyuşturucu yakalanmış. 1050 ton. Yılda ortalama 150 ton. Yukarıdan aşağı bütün sistemi anlatmışım. 37 bin kişi varken 128 bin kişi hapiste. Baronundan satıcısına kadar. Herkes. Bunun içerisinde kullanıcı falan yok. Kullanıcı hapse girmiyor biliyorsun.

Tayyip Erdoğan kurmuş, Süleyman Soylu da yönetiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri var, Gümrük var, İçişleri Bakanlığı var. Yargı var, savcı var, hakim var. Herkes var. Herkes bu işin içerisinde ve biz bir ülke olarak onların iddiasına göre biz bu işi yapıyoruz. Siz deli misiniz? Kendi ülkenize niye böyle bir kötülük yapıyorsunuz? Bu işi dünyada en başarılı gerçekleştiren organizasyon, uyuşturucuyla mücadele, arzıyla mücadeleyi en başarılı gerçekleştiren organizasyon Türkiye'dir.

Bunu biz söylemiyoruz. Bütün uluslararası ölçekler bunu ortaya koyuyor.

GDH - En başarılı gerçekleştiren organizasyon Türkiye'dir diyorsunuz. Yani narkotik birimleri doğru mu? Aynı program içerisinde narkotiğin, teçhizat yetersizliği, ekipman yetersizliğinden bahsediliyor. Sizin döneminizde var mıydı böyle bir durum?

SOYLU - Hiç böyle bir şey söz konusu değil.

GDH - Araç aracı yok deniliyor. Narkotiğin aracı yok mu?

SOYLU - Türk Emniyet Teşkilatı ve Jandarma Teşkilatı tarihin en parlak dönemini Sayın Cumhurbaşkanımızın hakikaten bir eksiklikleri olmayacak sözleri çerçevesi içerisinde bu dönemde yaşanmıştır. En ufak bir eksiklikleri, bina, araç, gereç, giysi, koruma, aynı zamanda da neye hangi teknik açı... Bakın, bir program yapmıştır. Asena diye bir program. Yapay zeka programı. Bu yapay zeka programı dünyada şu anda parmakla gösterilen bir programdır.

GDH - Nedir?

SOYLU - Bu yapay zeka programı milyonlarca veriyi bir araya getiriyor. Örneğin birisi bir uyuşturucu taciri veya bir malı bir yerden bir yere sevk ediyor. Bütün arabalar takip edilir. Hangi ile ne zaman gitmiş, ne zaman gitmemiş, sürekli süreli veya tekrarlı gidip gitmemeleri, bir uyuşturucu satıcısıyla veya bir uyuşturucu networkü ile iş kurup kurmadığı bütün bunların üzerinden size bir oran söyleyeceğim. Her on ihbarı kendi içerisinde yapay zeka ile dördünü yakalayan bir anlayışa söz konusu.

Sadece kanalizasyondan alınan bilgiler, sadece millete yapılan mülakat değil. Aynı zamanda ihbarlar da Türkiye'de uyuşturucunun hangi ölçekteyse on binlerce ihbar geliyor değil mi? Diyor ki şurada esrar satılıyor, şurada kokain satılıyor, şurada eroin satılıyor, şurada ekstazi satılıyor, şurada met satılıyor, şurada şu satılıyor. Bütün bunlarla birlikte saha anında izlenir. Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı'na gidenler yani alınan kan örnekleriyle beraber Türkiye'de hangi uyuşturucunun ne kadar kullanıldığı hususu devletin hani şu sorunun karşılığıdır bu. -Bu kadar eroin geliyor da siz acaba az mı yakılıyorsunuz? Bu kadar kokain geliyor da siz farkında değil misiniz?

BÜYÜK İFTİRA

GDH - Yani 7 yıl İçişleri Bakanlığı yaptınız, baronlara neden dokunmadınız ve ciddi bir mafya üstüne nasıl dönüştük biz? Veya şu anki işte yakalananlar vesaire bunun göstergesi mi?

SOYLU - Bu büyük bir iftiradır. Suç ve suçluyla mücadele her ülke için her daim vardır. Bakın suç ve suçluyla mücadele her ülke için her daim vardır. Bunu başta da söyledim.

Şimdi de söylemek istiyorum. Eğer bir ülkede her 33 bir çete çökertiliyorsa yedi yıl boyunca ki bizden sonra da devam ediyor. Bundan sonra da devam edecek. Bizden önce de vardır. Eğer devlette devamlılık esastır diyerek böyle bir suçlama büyük bir iftiradır.

Yakaladığınız eğer yakalıyorsanız eğer yakalanıyorsa eğer bu konuda devletin bütün bilimleri teyakkuz halinde, alarm halindeyse böyle bir iftirayla devletinizi karşı karşıya bırakmanız doğru değildir. Burada söylenecek söz o değildir. Bütün dünyada bu böyledir. Ama Türkiye dünyanın bu konudaki suç örgütlerini nefes aldırmayacak şekilde bütün güvenlik altyapısını kurmuştur. Cümle budur.

Şimdi bu kadar büyük mücadeleyi vereceksiniz, bu kadar büyük operasyonları gerçekleştireceksiniz. Türkiye'de 80 bin uyuşturucu operasyonu oluyordu, 250 bindi bıraktığımızda. Yılda 80.000 uyuşturucu operasyonlar 250.000'e yani 3 kat arttırarak bu mücadeleyi yapacaksınız. Sonra da size iftira atacaklar. Yani Allah da biliyor, herkes biliyor.

Süleyman Soylu Fatih Altaylı