22 Şubat 2024 Perşembe
İstanbul
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası

Kilise saldırısında kullanılan teröristlerin sözde Doğu Türkistan ayrılıkçılarıyla olan bağları ortaya serilmişken ‘Çin Uygur Türklerine soykırım yapıyor’ yalanı yeniden piyasaya sürüldü. Zafer Partisi, DEM Parti, HÜDA PAR, FETÖ hepsi aynı yerde toplandı

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası! Sözde Doğu Türkistan ayrılıkçıları sahnede! ABD’nin Türkiye’yi yalnızlaştırma aracı
Özlem Konur Usta Özlem Konur Usta

İstanbul Sarıyer’deki Santa Maria İtalyan Kilisesi’ne yönelik terör eyleminin altından tam da sözde Doğu Türkistan ayrılıkçıları çıkmışken bir anda Uygurlarla ilgili bir yalan kampanyası başlatıldı. Yıllardır düzenli aralıklarla piyasaya sürülen “Uygur Türkleri soykırıma uğruyor” iddiasından öteye gidemeyen kampanyacıların elle tutulur bir kanıtını göremedik. Koronun solistleri DEAŞ’ından Zafer Partisi’ne DEM Parti’den bir kısım “milliyetçiye” kadar, FETÖ’cüsü, HÜDA PAR’ı vs… geniş bir yelpazede… Yelpazeyi tutan el ise tek…

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası - Resim : 1

DERİN BAĞLANTILAR

DEAŞ, 28 Ocak’ta bir kişinin hayatını kaybettiği kilise saldırısını üstlendi. Saldırıda kullanılan iki teröristin DEAŞ’ın Horasan kolu ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanan dokuz kişiden üçü Uygur kökenli. Aydınlık’ın elinde sözde Doğu Türkistan ayrılıkçıları ile bağlantıların çok daha derin olduğunu gösteren bilgiler de var. Bu da ayrı bir haberin konusu… Şimdi gelelim önceki akşam sosyal medyada büyüyen yalan kampanyasının sesi olup kışkırtmada rol alanlara…

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası - Resim : 2

ÜMİT ÖZDAĞ BAŞI ÇEKİYOR

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sessiz kalma Türk Milleti, Doğu Türkistan'da süren Çin zulmüne dur de! HÜDA PAR Genel Sekreteri, Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir: "Mazlumların sesi olmak adına durduğumuz yer hep aynıdır. Doğu Türkistan halkına yapılan sistematik zulüm katiyen kabul edilemez. DEM Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ak Parti- MHP Cumhur zulüm, suç, çıkar ittifakı 3 kuruş para için ‘UyghurGenocide’ne sessiz kalıyor! Bunu tüm dünya biliyor, yalan ve hamasetle gerçekler saklanamaz! DEAŞ’ın sözde yöneticisi Ebu Hanzala kod adlı Halis Bayancuk: Çin'in Doğu Türkistan Zulmü Allah (cc) işkence altındaki alimlere, Uygurlu kardeşlerimize ve tüm mazlumlara yardım etsin. Onları, Çinli zalimlerin ellerinden kurtarsın.

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası - Resim : 3

MECLİS’E TAŞIYANLAR

Yalan kampanyasının tek adresi sosyal medya değil. Konu İYİ Parti, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, Gelecek Partisi’nin tarafından daha önce de çok kez TBMM gündemine geldi. DEM Partili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 8 Kasım 2023’te yaptığı konuşmada Saadet Partisi’nin önergesini grup olarak desteklediklerini belirterek, “AK Parti-MHP’lilerin oylarıyla Çin'in Doğu Türkistan'daki soykırımıyla ilgili bu önergeler reddedildi. Bu durum utanç vesilesidir.” demişti. 2021 yılında İYİ Parti’nin Meclis Başkanlığına verdiği araştırma önergesine ise MHP çekimser oy verirken, CHP ve HDP'den evet oyu gelmişti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında Çin’e “uyguladığı zulmü” durduma şartı getireceklerini ilan etmişti.

YALANLAR VE GERÇEKLER

FETÖ’nün sesi T724 de koroda başı çekenlerden. Yalan haberler, ayrılıkçılarla röportajlar… Kampanyaya dahil olanlar arasında sendika başkanları, ünlü futbolcular, bir kısım muhafazakar milliyetçi kesim de var. Belli ki, neye alet olduklarının farkında değiller. Vatan Partisi heyeti 21-28 Şubat 2019 tarihlerinde Çin’in Sinciangg-Uygur Özerk Bölgesi’ne gitti. Uygur Bölgesi ile ilgili iddiaları yerinde inceleyen heyet, ABD yalanlarını madde madde tespit etti. Aydınlık, konuyu Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı’nın kaleminden 5 Mart 2019’da gündeme taşıdı. Buyrun 10 maddede Uygur gerçekleri.

530 KİŞİYE BİR CAMİ DÜŞÜYOR

1. YALAN: Müslümanlara ibadet özgürlüğü yok.
Sinciang-Uygur Bölgesinde resmi verilere göre 13 Milyon Müslüman bulunuyor. Sinciang’da 25 bin civarında camii var. 530 kişiye bir cami düşüyor. Türkiye’de dahi 910 kişiye bir cami düşmekte. Sinciang’da 30 binden fazla din görevlisi var. Dine inanmak ya da inanmamak özgürlüğü anayasal güvence altında. Biz de Urumçi’de bulunduğumuz 3 gün boyunca pek çok camii ziyaret ettik. Şehrin Merkezindeki İslam Enstitüsünü gezdik. Bu Enstitü’nün tüm masrafları, öğrencilerinin her türlü barınma ve gıda ihtiyacı hükümet tarafından karşılanıyor. Sadece geçen yıl 2000 imam mezun olmuş. Bütün kamusal alanlarda, ortak mekanlarda, üniversitelerde, yurtlarda, İslam inancının gerekliliklerine ve ihtiyaçlarına yönelik helal kantinler, tüm beş yıldızlı otellerde helal lokantalar bulunuyor. Çin’in bütün şehir ve kasabalarında helal lokantalar mevcut. Üniversite yurtlarında oda arkadaşını değiştirmek için en etkili gerekçe dindaş olmak.

EĞİTİM MERKEZLERİ

2. YALAN: Toplama kamplarında işkence görüyorlar.
Psikolojik savaş konusu haline getirilen Eğitim Merkezleri, yalnız Sinciang-Uygur Özerk bölgesinde değil, bütün Çin’de iş becerisi, dil ve hukuk öğretmektedir. Bu merkezler, bizim Atatürk Devriminin Köy Enstitüleri ve Yatılı Bölge Okulları gibi çağdaşlaşma için insan kaynağı Öğrenciler mesleki eğitim merkezlerinde, konfeksiyon, ayakkabıcılık, elektronik, berberlik ve e-ticaretin yanı sıra Çin anayasasını, yasaları, yerel mevzuatı öğreniyorlar. Ayrıca Çin Devlet Başkanı ŞiJinping dahil bütün üst düzey yöneticiler ve önceki devlet başkanları bu merkezlerde eğitim süreçlerinden geçmişlerdir. Bu merkezlerde herhangi bir işkence olmayıp, nitelikli beslenme, spor alanları, nitelikli zaman geçirilmesi için sağlanan pek çok özel imkân bulunmaktadır.

AYRILIKÇILIĞA KARŞI TOPLUMSAL DAYANIŞMA

3. YALAN: Her eve zorla bir Çinli yerleştiriliyor.
Bölgedeki ayrılıkçı terör eylemlerinden sonra, toplumsal dayanışmayı kuvvetlendirmek, kamplaşmayı önlemek, komşuluk ilişkilerini güçlendirmek, bölücü örgütlere karşı birliği sağlamak adına bir seferberlik başlatılmıştır. Uygurların evlerine Çinlilerin yerleştirilmesi gibi bir uygulamama tamamen asılsızdır.

İLKOKULDAN ÜNİVERSİTEYE UYGURCA EĞİTİM

4. YALAN: Uygurların dili yok ediliyor.
İlkokuldan üniversiteye kadar Uygurca, Kazakça ve Kırgızca eğitim yapılmaktadır. 24 saat Uygurca yayın yapan televizyon var. Yine Kazakça, Kırgızca, Tatarca ve Moğolca yayın yapan televizyonlar var. Bu özerk bölgede beş ayrı televizyon, 24 saat boyunca azınlık milliyetlerin dillerinden yayın yapıyor. Yine Sinciang Uygur bölgesinde, Uygurca, Kazakça, Kırgızca, Tatarca dahil olmak üzere altı dilde gazete, dergi ve kitap basılmaktadır. Örneğin Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-it Türkkitabı dahi, Uygurca basımlarına her yerde kolaylıkla ulaşmak mümkündür.

KÜLTÜREL MİRAS KORUMA ALTINDA

5. YALAN: Kültürel miras yok ediliyor.
Sinciang’daki kültürel miras büyük bir özenle korunmaktadır ve çeşitli yasalarla koruma altına alınmıştır. 2017 itibariyle, Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde 9542 kültürel miras bölgesi bulunmaktadır. Kültür mirasını korumak için 189 kurum var. Sinciang’ın Uygur Mukamı, ve Manas Destanı UNESCO Kültürel Miras listesi içine alınmıştır. Uygur müzik aletleri, Uygur kilimleri, Etles İpeği gibi kültürel ögeler de 91 adet kültürel miras koruma noktasıyla korunmaktadır. Ayrıca Ramazan Bayramı, Kurban Bayramıözgürce kutlanmaktadır. Bu zamanlarda tatiller ilan edilir. Yine Uygur Meşrep Bayramı, Kazak Aytes Bayramı, Kırgız Kopuz Türkü şöleni kutlanır. Yerel yönetim cenaze törenleri, evlilik törenleri gibi çeşitli ritüelleri de teşvik etmektedir.

ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNDE AYRICALIK TANINIYOR

6. YALAN: Uygurlar eğitimsiz bırakılıyor.
Uygurlar ve tüm etnik gruplar her seviyede istediği gibi eğitim alabiliyor. Ayrıca Çin’in dünya düzlemindeki en iyi üniversitelerinde çok sayıda Uygur genç yüksek eğitim görmektedir. Hatta bu üniversitelere giriş aşamasında, tüm azınlık milliyetlere ve Uygurlara özel ayrıcalıklar tanınarak öncelik gösterilmektedir. Her yıl devlet bütçesinden karşılanarak çok sayıda Uygur öğrenci Çin’in gelişmiş kentlerinde yatılı olarak lise eğitimi alıyor. Bu öğrenciler üniversite sınavlarında pozitif ayrımcılığa sahip.

UYGURCA SANAT VE BİLİM

7. YALAN: Edebiyat, sanat, spor ve bilim yasaklanıyor.
2017 itibariyle Sinciang’da 112 halk kütüphanesi, 173 müze, 57 sanat galerisi, 119 kültür merkezi ve binlerce spor tesisi bulunmaktadır. Bölgede çok sayıda Yaşar Kemal’in, Sabahattin Ali’nin kitapları da dahil olmak üzere Türkçe roman ve tarih kitabı da yayınlanmıştır. Kutadgu Bilig baştan sona Uygurcaya çevrilmiştir. Yine sayısı 30’u bulan sinema filmi Uygurcaya çevrilmiş ve yayınlanmıştır. Kaşgar kenti başta olmak üzere pek çok yerde Türk tarihi ve kültürü üzerine uzun yıllardır bilimsel çalıştaylar düzenlenmektedir.

MEHMETÇİĞE KURŞUN SIKIYORLAR

8. YALAN: “Doğu Türkistan’daki” örgütler Uygurların özgürlüğü için mücadele ediyor.
Bugün bütün kışkırtmaların merkezinde olan örgütlerin tamamı ABD damgalıdır. Seyit Tümtürk’ün başkanı olduğu “Doğu Türkistan Millî Meclisi” Paris’te kuruldu. “Doğu Türkistan İslamî Hareketi” adıyla kurulan ve sonradan partileşen örgüt de El Kaide’ye bağlı olarak 1997 yılında kuruldu. Örgüt, BM ve Türkiye Cumhuriyeti’nin terör örgütü listesindedir. “Türkistan İslam Partisi”nin şu an Suriye’de bulunan 10-15 bin kadar mensubu, DEAŞ’ta ve El Nusra’da örgütlü. İslam maskeli bu örgütlerin mensupları Zeytindalı ve Fırat Kalkanı harekâtında doğrudan Mehmetçiğe kurşun sıkmıştır.

YÖNETİMDE UYGURLAR DA VAR

9. YALAN: Uygurlar yönetim kademelerinde temsil edilmiyor.
Yalnız Uygurların değil bütün milliyetlerin temsilcilerinin hem merkezî yönetimde hem de bölgesel ve yerel yönetimlerde etkin olarak görev yapmaları sağlanmaktadır. Sinciang-Uygur Özerk bölgesinin başkanı Şöhret Zakir Uygur’dur. Çin en üst yasama organı olan Çin Ulusal Halk Meclisi’nin Başkan Yardımcısı Erkin Emirbaki Uygur’dur. İktidardaki Çin Komünist Partisi’nin en üst organı olan Merkez Komitesi’nde üç Uygur üye bulunmaktadır.

24 SAAT İÇİNDE İŞ

10. YALAN: Sinciang-Uygur Bölgesi ekonomik açıdan kısıtlanıyor ve halk yoksullaştırılıyor.
Devlet bütçesinden ayrılan kaynaklar sayesinde bölgeler arasında dengeleri sağlayan büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Dünyanın en büyük ekonomisi Çin Halk Cumhuriyeti, gelirlerinin yüzde beşi ile bu bölgeye yatırımlar yapıyor. 2014 yılında 38 milyar yuan olan toplam gelir, bir yıl içinde 2015’te, 126 milyar yuana çıkmıştı. GSYİH her yıl yüksek oranlarla artıyor. Çin Hükümeti bu bölgede işi olmayan bir kişi başvurduğu takdirde, 24 saat içinde kendisine iş verileceğini taahhüt ediyor. Sincan için hazırlanan 2014-2020 Stratejik Kalkınma Planı’nında bütün detaylar mevcut. Her işyerinde çalışanların yüzde 50’sinin Sinciang nüfusuna kayıtlı olması zorunluluğu bulunuyor. Artan zenginlikten ve gelişmeden Uygurlar da yararlanıyor. Çok sayıda dolar milyoneri Uygur bulunuyor.

ABD FONLUYOR

ABD, Çin’i sıkıştırmak için Uygur bölücülerini kullanıyor. Rabia Kadir, Rushan Abbas, Kuzzat Altay gibi Uygur bölücü liderlerine kucak açan, Dünya Uygur Kongresi gibi teşkilatlara ev sahipliği yapan ABD, CIA’nın taşeron örgütü National Endowment For Democracy (NED) üzerinden büyük ekonomik destek veriyor. NED’in raporlarında yer alan bilgilere göre Uygur bölücülüğüne 2014-2018 yıllarında 3 milyon dolar fon sağlandı.

SURİYE’YE YERLEŞTİRİLEN BÖLÜCÜLER

Kilise saldırganlarını perdeleme kampanyası - Resim : 4

Aydınlık, 24 Aralık 2020 tarihinde yayımladığı “CIA'nın Türkistan İslam Partisi'ne verdiği görev” başlıklı haberinde, ABD’nin Türkistan İslam Partisi teröristlerini, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın kesişimi olan Fergana Vadisi üzerinden Suriye’ye taşıdığını duyurmuş, DEAŞ ile Uygur ayrılıkçısı Türkistan İslam Partisi’nin bağlarını ve bölgede terör faaliyetlerindeki rolüne ışık tutmuştu. Haberde, şu bilgilere yer verilmişti:

“Türkistan İslam Partisi teröristlerini Fergana Vadisi'ne yerleştirme planının temelleri, 2015 yılında atıldı. Operasyon Türkistan İslam Partisi'nin sözde Afganistan şube emiri Abdulhak Lamolla ile sözde Suriye genel emiri Ebu Ömer Türkistani tarafından yürütülüyor. Bu iki ismin, Türkistan İslam Partisi teröristlerinin bir bölümünü, Suriye'ye karşı kullanmak üzere o dönem DEAŞ’a götürdükleri belirtiliyor… Her türlü faaliyeti ABD tarafından planlanan ve fonlanan sözde Doğu Türkistan davasının savunucuları Çin'deki kanlı eylemlerinin yanı sıra bölgede de terör eylemleri düzenliyor… Suriye'de terörist eğitiminden geçirilen, Türkiye'de ise sözde insan hakları eylemcisi olarak sahneye çıkan çeşitli unsurlar, sözde Doğu Türkistan davasını savunan Türkiye'de kurulu bazı yasal derneklerle de işbirliği içinde faaliyet gösteriyor.”

HEDEF TÜRKİYE’Yİ YALNIZLAŞTIRMAK

Vatan Partisi Çin temsilcisi Orçun Göktürk Aydınlık’a yaptığı açıklamada, ABD destekli Doğu Türkistan ayrılıkçılığının sadece Çin Halk Cumhuriyeti'ni değil, Türkiye'yi de tehdit ettiğini söyledi. Göktürk sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye, bu tuzağa düşürülerek Asya'daki dostlarından koparılmaya çalışılıyor. Türkiye'nin de terör örgütü olarak tanıdığı Doğu Türkistan İslami Hareketinin sözcülüğünü yapan kuruluşlar, CIA yalanlarıyla Türkiye kamuoyuna baskı yapıyor. Mecliste de Doğu Türkistan ayrılıkçılığını en çok savunan partilerin başında HDP/DEM gelmektedir.

“Uygur konusundaki yalanlar ve kampanyalar tek merkezden yönlendiriliyor. Konu Uygur kışkırtması olunca Zafer Partisi, HDP-DEM, HÜDA-PAR, Selefi hareketler, FETÖ, aynı torbada buluşuveriyor! ABD tuşa basıyor, fonluyor, aletlerini harekete geçiyor. Hedef, Türkiye'yi yalnızlaştırmak, gerçek müttefikleriyle arasını açmak, ticareti baltalamak, ABD-İsrail'e bağlamak. Dertleri Uygur değil. Dünya merkezlerinden milyonlarca dolar, bu kışkırtmalar için harcanıyor. Sadece NED, ABD Federal Bütçesinden Uygur konusu için 2004'ten bugüne 8 milyon 758 bin 300 Dolar aldı. Uygurların hak ve hukuku Çin'e düşmanlık yaparak savunulamaz. Bu tuzağa düşenleri uyarıyoruz.

“Vatan Partisi iktidarında Doğu Türkistan adı altında ayrılıkçı hareketlere karşı bir Asya cephesi kuracağız. Bölgede PKK/PYD bölücülüğünün arkasındaki güç ABD'nin peşine takılarak Çin düşmanlığı yapmak, Uygurlara da Türk milletine de büyük zarar verir. Uygur haklarını korumak ve ilerletmek de Türk-Çin ilişkilerinin gelişmesine bağlıdır.”

Doğu Türkistan ÇİN ABD Suriye Türkiye FETÖ Zafer Partisi DEM Parti HÜDA PAR Kilise