Ekonomik saldırı kimyasal yalanlar

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Türkiye, Rusya, İran. Kaderleri ortak hale geldi. Üç ülkenin ekonomisi de uluslararası saldırı altında. Saldırının boyutu 4 Nisan’da Türkiye’de yapılan Putin, Erdoğan, Ruhani zirvesinden sonra daha da arttı.
Buna bir de içerdeki hatalar eklenince etkisi giderek büyüyor.
Saldırıyı ciddi. Saldırıyı birlikte göğüslemek dışında başka bir seçenek de bulunmuyor.

RUSYA

Rusya, dış kaynaklı sorunlarla boğuşuyor. Suriye’de olaya doğrudan müdahil olması ABD’yi çok rahatsız etti. Ekonomik yaptırımlar, hisse senetlerinin düşürülmesi, devalüasyon, ... Hepsi peşpeşe geldi.
Halkta hoşnutsuzluk yaratılarak Rusya’nın iç sorunlarla boğuşması planlanıyor.
Suriye’de staj yaptırılan teröristlerin Rusya’da faaliyete sokulması da gündemde.

İRAN’DA DURUM

ABD bütün gücüyle İran’a yükleniyor. Yıllardır devam eden yaptırımlara yenileri eklenmeye çalışılıyor. Yaptırımlar öncesi bir dolar bin riyalken şu anda bir dolar 4 bin riyalin üstünde.
Devlet dolar kurunu 4 bin 200 riyal olarak sabitledi. Ama serbest piyasada 5 bin 750 riyal geçerli. Çifte kur ortaya çıktı. Resmi kurla piyasada oluşan kur arasında ciddi fark oluştu.
ABD, İran’da da halk tepkisine oynuyor. Ekonomik krizle halkı harekete geçirmenin hesabını yapıyor.

TÜRKİYE

Türkiye’de de benzer bir senaryo devrede. ABD’nin devlet olarak kullanacağı davaların görüşüldüğü New York Eyalet Bölge Mahkemesi’nde görülen Sarraf davası (Hakan Atilla davası) da ekonomik krize göre ayarlı.
Türk bankalarına yönelik ceza sopası havaya kalkmış bekliyor. Türkiye’ye “Astana sürecinden ayrıl” baskısı sürüyor.

PAZARLIK

Hakan Atilla için 11 Nisan’da karar açıklanacaktı. Bir ay ertelendi. Kapalı kapılar arkasında temasların devam ettiği konusunda haberler geliyor. “Havuç”, “sopa” taktiği devrede.
Türkiye’yi Rusya ve İran’dan koparmak için her türlü yol deneniyor.

ÇİN TOPA GİRİYOR

Rus ve İran yöneticileri her şeyin farkında. Ekonomik, siyasi ve askeri saldırılara karşı cepheyi daha da büyütme gayretindeler.
Çin’in topa daha güçlü girmesinden yanalar. Bu konuda temaslar sürüyor. Çin’in önümüzdeki dönemde sahneye daha güçlü çıkacağının işaretleri var. Hem Suriye’de, hem de tüm bölgede.

YALANLAR

Eş zamanlı olarak CIA ve MOSSAD yalanları yine devrede. 1. Körfez Savaşı sırasında bütün dünyayı “Kuveyt’te petrole bulanmış karabatak kuşlarıyla” kandırmışlardı. Televizyonlar savaş haberlerinde o görüntüleri kullanmıştı.
Görüntülerin 10 yıl önce Fransa kıyısında batan bir tankerin yarattığı kirlilik olduğu savaş bittikten sonra anlaşıldı.
Irak kimyasal silah bahanesiyle işgal edildi. Bir gram bile kimyasal çıkmadı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, “CIA bizi kandırdı” demek zorunda kaldı.
Ama CIA yalanı ile bir milyon Müslüman Iraklı öldürüldü, yüz binlerce kadının ırzına geçildi.

SIRADA SURİYE VAR

Şimdi aynı taktik Suriye’de devrede. Esad yönetiminin kimyasal silah kullandığı iddiaları ortaya atıldı. Duma ve Doğu Guta’da kimyasal silah kullanıldığına ilişkin görüntüler(!) servis ediliyor.
Ortada bir kanıt yok. Ama ABD Başkanı Trump faturayı kesti bile. Esad yönetiminin cezalandırılacağı konusunda açıklamalar yapıyor.

EŞZAMANLI

ABD bölgede sıkıntıda. Çıkış arıyor. Türkiye, Rusya ve Çin’e, hatta Avrupa’ya yönelik ekonomik saldırı ile kimyasal yalanların eşzamanlı olması anlamlı. Aynı paketin parçaları. Suriye’de doğrudan cephede olan Rusya, İran sıkıştırılırken Avrupa ülkeleri koalisyona aktif katılmaya zorlanıyor.
Türkiye ise ekonomik kriz ve Sarraf sopası ile ikna edilmeye çalışılıyor.
Ancak bu kez kendisine pahalıya patlayacağı çok açık. Gelişmeler onu gösteriyor. ABD ile birlikte hareket eden ülkelerin sayısı da giderek azalıyor.
Bugün, 1991’den de, 2003’den de çok farklı..!