Güce tapanlar ve Fatih Terim

Atilla Özalp

Atilla Özalp

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Böceklerin ışığa doğru gitmesi gibi çevremizdeki birçok insan da çıkarlarına doğru giderler. Yalnız ışığı ölümüne seven böceklerden tek farkları tapındıkları simge gücünü kaybettiği zaman hemen başka bir çıkar odağına doğru yönelmeye başlarlar. Ömer Hayyam; “Celladına aşık olmuşsa bir millet, İster ezan, ister çan sesi dinlet... İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet, müstehaktır ona her türlü zillet” diyerek gücü elinde tutanın peşinde koşmaktan gözü kör olanları dile getirdiği rubaisiyle bugün yaşananları yaklaşık bin sene önceden anlatmış... Aşkın gözü kör olduğundan aşık olan kişi gerçekleri göremez. Ve aynı Ömer Hayyam’ın dile getirdiği gibi başkalarının baktığı gözle aşkını görmediğinden ileride acılar yaşayacağı birlikteliğe hayır diyemez... Bir zamanlar gözde olan Özlem Tekin’in seslendirdiği ‘’Aşk herşeyi affeder mi?” diye bir şarkı vardı. Güzel bir şarkıydı. Severdim. Demek ki aşk herseyi affedermiş son onbeş yılda ancak anladım...
12 Eylül 1980’de askeri ihtilalle yönetime el koyan Kenan Evren yüzde 93’lük bir oranla verilen destekle Cumhurbaşkanı olmuştu. Yüzde 93 demek şu anda mecliste olan tüm partilerin ellibeş yaş üstündeki milletvekillerinin tamamına yakınının Kenan Evren’ e evet oyu vermesi demekti... Kenan Evren’e evlilik teklif edip, övgüler düzen sanatçı geçinenlerle beraber, her cinsten insan görünümünde yağdanlık da vardı. Sonrası ise malum gücü bittiginde adamı bir tek asmadıkları kaldı...
Güce tapan insanoğlu değer verdiği şey uğrunda ölmeyi göze alan böcek kadar bile olmadan güç odağı gücünü kaybetmeye başladığı zaman hemen kaçarak devamlı olarak güçlünün yanında yer alır. Bu toplumun her alanında gözüktüğü gibi futbolda da böyledir... Fatih Terim gücünü yitirdiğinde, sosyal medyada “kebap Adana’da, dayak Alaçatı’da yenir “ diye tiye bile alıp yazılı ve görsel basında yerden yere vurarak, uzun süre yaşanan aşk paramparça edildi... Aşk karşılıklı olunca çok güzeldir de beslenen duyguların boyutu karşılıklı olmayınca her aşkın sonu acı biter... Futbolumuzda da yıllar boyunca yaşanan bu aşkın sonunda kaybedenin ülke futbolu olduğunu sonunda fark edenler aşık oldukları kişiye hiç acımadılar... Fatih Terim’in başarı öyküsünü dinleyip feyz almak için dolarlar ödeyip “ben de dinledim” diye hava atanlar şimdi arkasından sallamaktalar... Bir çizgin olacak ki adam saysınlar... Eskiden eleştiriyorsan sorun yok da karşısındaki el pençe dururken gücü kaybettiğinde saldırmak da asla adamlık değil...
Fatih Terim şimdi ortalıkta gözükmüyor. Onun cephesinden hiç ses seda yok. Sanki bir zamanlar baştacı edilen o değilmiş gibi... Oysa senin imparatorluk yakıştırması yapıp futbol direktörü unvanıyla baştan aşağı yetkilerle donatıp bol sıfırlı rakamları verdiğin aşık olduğun adam eskiden futbolu biliyordu da şimdi mi unuttu? Hiçbiri değil!.. Gerçek olan şu ki; İyi futbolculara sahipsen başarırsın, yetersiz futbolcularla da yerden yere vurulursun... Olay bu kadar basit. Ne abartanlara inanacaksın ne de kendini kaptırıp bulutların üstüne çıkacaksın...