ABD Hazine Bakanlığı TOBB’a yaptırım dersi verecek

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ABD Ankara Büyükelçiliği işbirliğiyle, "ABD Tarafından İran ve Rusya'ya Yönelik Yaptırım Politikaları ve Uygulamaları- İş Dünyası İçin Bilgilendirme Toplantısı" düzenleniyor. 17 Ekim 2022 tarihinde 14.00-16.00 saatleri arasında TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu'nda düzenlenecek toplantının duyurusu bütün üye kurum ve kuruluşlarına göndermiş.

ABD Hazine Bakanlığı uzmanlarının bilgi vereceği toplantı çevrimiçi de izlenebilecek.

İnanın okuyunca gözlerime inanamadım.

ABD Hazine Bakanlığı yetkilileri gelecek ve bizim iş insanlarımıza komşularımıza nasıl yaptırım uygulayacağımız konusunda bilgi verecek!

DOLARININ SON KULLANMA TARİHİ GEÇİYOR

Üstelik de bizde olanların onlarda olmadığı, onlarda olanın bizde olmadığı komşularımıza yaptırım uygulayacakmışız.

Enerji diye kıvranıyor üreticimiz.

Ucuz mazot mu?

İran’da küçük bir şişe sudan daha ucuz.

Doğalgaz mı?

Rusya diyor ki, seni merkezi yapayım.

Bizim Bursa’daki havlucumuz diyor ki sana sıcacık bornoz satayım. Anamur’daki portakalcımız hasatı kaldırmak üzere, ihracatçımızın TIR’ları kapıda bekliyor. Ucuz mazotu da koydun mu depoya…

İş, vize filan kaç günde çıksın ayrıntılarına kaldı.

Biz turizmcilerin mevsimini beklemedik mi dört gözle, ekonomiye can suyu vereceklerdi.

Otelciler, acentalar, genç ve kadın istihdamı, domatesçiler, tekstilciler, çaycı, çorbacı, esnaf…

Sağlıkçılar var sırada.

Üniversitelerimiz, bilim insanlarımız, insan odaklı buluşçularımız…

Daha iki gün önce “Altın Fırsatlar Buluşması” dedik.

Türkiye’nin en büyüklerini çağırdık. Rusya’nın hükümet yetkilileri, karar vericileri, işinsanları… Kimi otelin yıldızını saydı da, bana kalırsa o da çok önemli bir göstergeydi, ancak siz o salondaki geleceğe ilişkin iki ülkenin beyninden, yüreğinden ve elbette cebinden yükselen enerjiyi görecektiniz.

ABD’nin gücü onu engellemeye yetmedi. Habercilerini, eylemcilerini, engelcilerini harekete geçirdi.

Ama bu kez başaramadı. Saltanatı çöküyor. “Dolarının” hükmünün artık son kullanım tarihi geçiyor.

Türkiye’den yana olanlar ipi göğüsledi.

Rusya’dan yana olanlar ipi göğüsledi.

Gelin dedik, Türkiye’mizin ekonomisini nasıl uçurabiliriz, onu konuşalım. Herkes koştu.

Rusya da kazanacak, Türkiye de…

Ekonomi demek, bağımsızlık demek.

Biz böyle bellemedik mi?

TOBB kimin temsilcisi? Türkiye ekonomisinin can damarı Anadolu kaplanlarının, değil mi?

Onlara bu toplantıyla ne vaat ediyor?

ÇİFTÇİNİZ BATARSA BATSIN DERSİ

Peki, çağırdığınız “ABD Hazinesinin” bu adamları ne diyecek Türkiye’mizin iş insanlarına? Anadolu’nun kaplanlarına!

Ne “bilgisi” verecek?

Vatanınızın menfaatini bir kenara bırakın!

Zorluklarla boğuşan ekonominizi sakın düşünmeyin!

Borç içinde kıvranan şirketiniz kapanırsa kapansın…

Çiftçiniz batarsa batsın…

Turizmciniz kan ağlasın. Tam belini doğrultacakken vurun kazmayı beline.

Milletinizin istihdamıydı, patlıcanınızın fiyatıydı, çocuklarınızın yurt parasıydı, yakıt giderinizdi… bize ne!

Onun için, siz de aldırmayın!

Yaptırımları şöyle uygulayın!

Daha doğrusu öyle söylemeyecek, diyecek ki… eğer yaptırımı uygulamazsan biz de size yaptırım uygularız!

ABD Hazinesinin adamları gelecek Anadolu kaplanlarına bu “bilgilendirmeyi” ya da kendilerince “had bildirmeyi, hizaya sokmayı” sunacaklar.

Buna nasıl izin verilir, nasıl kabul edilir! Nasıl boyun eğilir!

TOBB buna nasıl aracılık eder!

TÜRKİYE’NİN TERÖRLE MÜCADELE SINAVI

Ak Parti milletvekilleri Mehdi Eker, Emine Nur Günay ve Sena Nur Çelik, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Rusya’ya “terörist rejim” diyen kararını desteklemiş, altına imzalarını atmışlar. CHP’li Ünal Çeviköz de herhalde otomatik Ak Parti karşıtlığından olacak çekimser oy kullanmış.

Hiç mi elleri titremedi.

Yıllardır her evimize ateş düşüren teröre karşı böyle mi mücadele edeceğiz.

Türkiye, yurtta ve sınır ötesinde FETÖ, PKK ve DEAŞ terör örgütlerini silahla temizlemeye çalışmıyor mu?

Peki, yıllardır bu terör örgütlerini karagücü olarak besleyen, ellerine en gelişmiş silahı veren ABD değil mi?

Türkiye, emperyalizme karşı böyle mi vatan savaşı verecek?

Atlantik zincirlerini böyle mi kıracak?

Ekonomisinin belini doğrultacak, milletini refaha ulaştıracak bağımsız iradeye dayalı kararlarını böyle mi alacak.

Buyurun bir kez daha “böyle gitmez” için bir imza daha.

Milletin yüzde 48’i bunu görüyor.

VOLEYBOLCU KIZLARIMIZ VE MCDONALD'S REKLAMI

“Dünya şampiyonası şerefine bir menü alana, bir menü bedava!”

McDonald's yeni kampanya açmış.

Hadi diyelim, para kazanmak için yapar mı, yapar… karışamayız. Herkes Voleybol Kadın Milli Takımı’nın başarısını heyecanla izliyor. O da bunu paraya çevirme derdinde olabilir.

Ancak Voleybol Kadın Milli Takımı Mc Donalds reklamına çıkıyor:

“Bir menü de bizden!”

Kızlarımız onları örnek alıyor, bütün Türkiye’yi saardı. Her okuldan yediden yetmişe bir takım çıkmaya başladı. Nasıl güzeller, bir bilseniz.

Türkiye yeni genç yeteneklerini keşfediyor, edecek… alt yapıdan gerçekten milli bir damar yakalandı.

Ama… bu… bu yakışmıyor.

ABD firması filan gibi basit bir hissiyat içinde de değilim.

Derdim spor.

Derdim sporcunun sağlığı.

Gençlerimizin sağlığı.

Milletimizin sağlığı.

Öyle sağlıklı bir mutfağımız var ki…

İşte orada hiç “Amerikancı” değilim.

Milli takımımızın böyle bir reklama aracılık etmesi çok yanlış.

Tam tersine sporcuların böyle beslenmemesi gerektiği bilgisini vermeleri gerekmez mi.

Firma sponsormuş. Sponsorlarını seçebilirler.

Hadi çok vazgeçilmez bile olsa, reklamlarda oynamak zorunda değiller.

Onların omuzlarında artık milli formanın sorumluluğu var.

Başarının sorumluluğu var.

Gözler üzerlerinde.

Topluma örnekler.

Parayla ölçülemez.

SİSTEM İÇİ KİRLENME

İki iklim eylemcisi genç Londra’da fosil yakıtları protesto için Vincent Van Gogh’un “Ayçiçekleri” tablosuna domates çorbası atmış. Sonra da kendilerini galerinin duvarına zamkla yapıştırmışlar. Yüzlerine bakınız lütfen. Nasıl bir iş başarmışlar ifadesi var. İşte bu Batılı sözde çevrecilerin hedefi bu. İklim ya da çevre koruma değil, sistemin kirletmeyi sürdürmesine bir anlamda el altından destek. Eylemi başardılar, bitti, heyecan, istek, talep tatmin oldu. Sonuç Van Gogh’un tablosu kirlendi, o kadar.

Gerçek kirlenen ve gerçek kirleten işe devam…