ABD’nin zam talebi!

ABD Başkanı Trump bu kez de yeni bir taleple çevresini ve müttefiklerini şaşırttı. ABD’nin askeri olarak konuşlandığı ülkelerde yapılan bütün masrafların, yüzde 50 ilave ile ödenmesini istedi.

MASRAF ARTI 50!
Bilindiği üzere Trump, “uzun süredir ilgili ülkelerin yeterli ödeme yapmadığını” ileri sürüyordu. ABD askeri çevreleri yeni yaklaşımı “Masraf artı 50 (Cost plus 50)” olarak tanımladı. Bu yeni durumdan en fazla etkilenecek ülkelerin başında Almanya, Japonya ve Güney Kore geliyor. ABD aynı zamanda, ilgili ülkeye çeşitli vesilelerle belirli bir dönem için giden gemi, uçak ve kara birliklerinin masraflarını almak üzere planlamalar yapıyor. Ayrıca askerlerin maaşlarının da talep edilmesi düşünülüyor. Bazı özel durumlar için ise masrafın 5-6 misli ödeme talep ediliyor. NATO ülkelerine savunma harcamalarını artırmaları için baskı yapan Trump’ın bu konuda da şimdiye dek olan gelişmelerden fazla memnun olmadığı biliniyor. 17 Ocak 2019’da Pentagon’da yaptığı konuşmada, “Diğerlerinin bizi aptal yerine koymasına izin veremeyiz!” demişti. Şimdi de bu isteğini üslenme anlaşmaları yaptığı ülkelere çevirdi.

GÜNEY KORE İLE GERİLİM!
ABD yetkilileri Güney Kore ile bu ülkedeki 28 bin ABD askeri için müzakereler yapıyordu. Ödeme konusu da bu kapsamda görüşüldü. Başkan Trump, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a verdiği bir talimatla, “heyetinin aldığı kararları geçersiz kıldığını” bildirdi. Şunu söyledi: “ABD bütün masraflarının üstüne yüzde 50 istiyor!” Böylece Güney Kore ile yapılan görüşmeler zam fitilini ateşlemiş oldu. Zaman zaman bazı anlaşmazlık alanları olsa da şimdiye dek ABD’nin bu ülke ile sıcak ve yapıcı ilişkiler kurduğunu biliyoruz. Bu yeni yaklaşım Güney Kore’de bir güven bunalımına neden olabilecek gelişmeleri de tetikleyebilir. ABD’nin artık dünyaya farklı baktığı algısı ilgili ülkeleri yeni arayışlar içine itebilir. Güney Kore ile 5 yıllık bir anlaşma imzalanacaktı. Ancak “Masraf artı 50” politikası nedeniyle bir yıllık bir ara çözüm bulundu. Gelecek yıl tartışmaların şiddetleneceği anlaşılıyor.

ALMANYA NE YAPACAK?
Gezegene baktığımızda ABD askerlerini kayıtsız koşulsuz isteyen tek ülke Polonya! Almanya ve Japonya’da ABD askerlerine karşı çıkan geniş bir kesimin varlığını biliyoruz. Trump’ın bu çıkışı muhtemelen bu grupların etkinliğini artıracaktır. Ayrıca bu tartışmaların Atlantik ile Avrasya arasında gidip gelen Almanya’da ABD karşıtı bir atmosfer yaratma ihtimali yüksektir. Kendi politikalarına mutlak uyumlu hale geldikleri takdirde ABD’nin bu konuda bazı ayrıcalıklar sağlayabileceği de konuşulmaktadır. Sızan bilgilere göre Almanya, ABD askerlerinin masraflarının yüzde 28’ini karşılıyor. Bu ise senelik bir milyar dolarlık bir miktara denk geliyor. Yeni uygulama ile bu miktarın büyük ölçüde artacağı söyleniyor. Alman yetkililer, “bu konunun gündemlerinde olmadığını” dile getiriyor.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
ABD’nin bu yeni yaklaşımı, muhtemelen ilgili ülkelerde büyük bir tepki ile karşılanacaktır. Ayrıca bu durumun üslenme anlaşmaları yapılan ülkelerin kamuoyunda ABD karşıtı bir rüzgâr estirmesi yüksek bir olasılıktır. Küresel düzeyde ABD etkinliğinin göreli olarak azaldığı bir dönemde bu tür zorlamaların faydadan çok zararı olur. Kaldı ki ABD bu ülkelerde kendi küresel çıkarları için konuşlanmaktadır.
ABD’nin bu ülkelerden çıkması, küresel güç mücadelesinden çekildiği anlamına gelir. Trump ateşle oynamaktadır. Jeopolitik olarak ABD’nin Avrasya denklemindeki en önemli dayanağı, Avrasya’nın batısını Almanya, doğusunu ise Japonya ile emniyete almasıdır. Eğer bu ülkeler taraf değiştirirse, ABD Avrasya’da nefes bile alamaz. Öte yandan ABD, Güney Kore ile doğudan Asya’yı yarmakta, Çin ve Rusya’ya karşı paha biçilmez bir köprübaşını tutmaktadır.
Trump yüksekten uçuyor ama ayakları yere basmıyor. ABD’nin küresel hayati çıkarlarını birkaç dolar ve kişisel egoları yüzünden riske atıyor. Ancak burada da ABD derin devleti karşısına çıkacaktır. ABD İmparatorluğu gerileme devrine girdi. Bu nedenle en yaşamsal konularda bile ülke içinde bir kamuoyu oluşturamıyor. Ülke içindeki çatışma ve bölünmeyi engelleyemiyor. Bölünme giderek derinleşiyor. Uluslararası meselelerde ortak bir görüş oluşturamıyor. Atılan her adımda ülkeleri biraz daha kendinden uzaklaştırıyor. Almanya, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere ABD ile üs anlaşması yapan her ülke, küresel değişim ve dönüşüm sonrasında mutlaka yeni döneme ait değerlendirmeler yapmıştır. Çok kutuplu bir dünya içinde bağımsızlık eğiliminin daha da belirgin bir hale geleceğini öngöremeyen ABD, elindekileri de kaybedecek adımlar atıyor...