Batı’nın silahına güvenmek

Küba krizi (1962) olmasaydı, belki de Türk milleti taktik nükleer füzeler olan Jüpiterlerin Türkiye’ye yerleştirildiğinden haberi bile olmayacaktı! Düğmeye basılsaydı, çok acı ama nükleer çöplük olacaktık! Çok geçmeden ünlü Johnson mektubu (5 Haziran 1964) ile sarsıldık: “ABD silahlarını Kıbrıs’ta kullanamazsınız!” Patagonya’da mı kullanacaktık!

KULLANAMAZSINIZ!

Almanya’da artık yılan hikâyesine döndü. Canı sıkılan, Alman silahlarının Güneydoğu’da kullanılamayacağından dem vurur. Kabak tadı vermeye başladı! Satmaya kalkınca elli takla atarlar. Türkiye kendini savununca, terörizmle mücadele edince, abuk sabuk sözler sarf ederler. Biz bu paraları 30 Ağustos törenleri için mi veriyoruz!

FÜZE KALKANI

Alavere dalavere Füze Kalkanı radarlarını Kürecik’e yerleştiriverdiler. Sarkozy arkadaş, “Bu sistem İran için, biz kediye kedi deriz!” dedi. “Arkadaş, bunlar sadece radar; uzay yolu dizisi gibi radarla mı füzeleri düşüreceksiniz?” dediğimizde, “pardon!” dediler. Bir müddet sonra PATRIOT’lar geldi. Ama gördük ki bu füzeler de onlar için gelmiş! ABD Ankara Büyükelçiliği’nin wikileaks’e takılan kriptosu: “Türklere PATRIOT İncirlik için geliyor!” demeyin, “Mersin, Ceyhan gibi stratejik bölgeleri de koruyacak!” deyin! Yani, “Türkler saftır; yemleyin!” İran’la nükleer anlaşma yapılınca, bir de ne görelim: “Tası tarağı toplamış gidiyorlar!” Eyvah ki eyvah, Esad’ın füzelerine karşı çaresiz kaldık!

BAK GİDERİM HA!

Şimdi de Almanlar keşif maksatlı Tornado uçakları için güya başka bir meydan arıyormuş! Vekilleri İncirlik’in kapısından kovulunca, çok gücenmişler! Efendim, lütfen gidin! Bizim hayrımıza olan bir bilgiyi bizle paylaşır mısınız? Köln’ü PKK paçavraları ve Öcalan posterleri ile donattınız! Gölge etmeyin, başka bir ihsan istemiyoruz!

HIMARS

Menbiç’ten IŞİD’in attığı Katyuşa füzeleri Kilis’i uzun süre etki altına aldığında, dâhiyane (!) bir fikir aklımıza geldi. ABD, HIMARS sistemini getirsin ve bizi korusun! Katyuşalar Menbiç’e PYD harekâtının önü açılsın diye atılıyordu. Atan belli, attıran belli, amaç belliydi! HIMARS (High Mobility Artillery and Rocket System), hızlı hareket edebilen, top ve roket sistemi. Bir tür çok namlulu roket atar (ÇNRA)! 90 km. menzilli yeni nesil bir silah! Hassas atışlar yapabiliyor. Ama bir füze savunma sistemi değil! Diğer bir ifade ile Katyuşalara karşı yapabileceği bir şey yoktu! Mayıs’ta gelecekti... Fırat Kalkanı Harekâtının hemen sonrasında birdenbire geliverdi!

Niye geldi? IŞİD’le mücadele kapsamında! IŞİD’e karşı yakın ve ani hava destek taleplerini görmezden gelen ABD, en güvenilir sistemlerini Türkiye’nin hedeflerine hizmet için kullanacak! Hangi dağda kurt öldü! Kritik bir döneme giriyoruz. İşler kızışacak! Kimse kimseye, “ordan burdan çık, şuraya buraya gir!” demiyor... Ama ülkemizde konuşlu yabancı silahlar, başkalarına ait harp silah araç ve vasıtaları artık tehlike arz ediyor. Çünkü sıcak bir çatışma var ve de hedefler uyumlu değil! Kendi göbeğimizi kendimizin keseceği açık seçik görülüyor. Güvendiğimiz dağlara zaten kar yağdı! Aman dikkat! Kar Mehmetçiği süpüren çığa dönüşmesin!

ATA NASİHATI

Milletimizin kendini bu suretle görülmeye meydan vermesinde pek büyük bir kabahati vardı. Milletimizin o kabahati efendiler, merkezi hükümetin icraatıyla Avrupa’nın namusuna aşırı itimat göstermiş olmasıdır. İşte bu kabahatten ötürü kendi kıymetini, mahiyetini, faziletlerini unutturmak derecesine düşmüştür... (Atatürk’ün Bütün Eserleri Cilt 6, sayfa 29)

Küresel bir saldırı altındayız. Fırat Kalkanı bütün hızı ile devam ederken, Çukurca’dan PKK’yı üzerimize saldılar! Eski alışkanlıklarımızdan, geçmişin kalıplarından, şu safdillik kertesine ulaşan müttefikçilik oyunundan vaz geçmeyi öğrenemeyecek miyiz?