CHP 700 küsür rakımlı tepeleri çok sevdi!

Koltuk değneği ile yeni CHP’nin iktidar beklediği ilginç bir dönemdi... CHP buna öylesine inandırılmıştı ki en büyük destekçisi Sözcü’yü bile taca çıkarmıştı! Babasını tanımıyordu! ABD, AB ve Hizmet hasadı toplayacak ve CHP kamyonuna boşaltacaktı! Hesap buydu...
Haziran 2015 seçimleri öncesinde bu partinin ağır toplarının bir Amerika ziyareti var! Tam bir ibret vesikası! CHP ve HDP’li ünlü (!) kişiler ABD’li dostları ile birlikte basına gururla bir fotoğraf karesini servis ediyorlar... Masanın başında Sezgin Tanrıkulu, Selahattin Demirtaş da dâhil yedi kişi arz-ı endam ediyor! Masanın arkasında iri puntolu yazıların bulunduğu mavi bir pankart yer alıyor. Pankarttaki, “The New Kurdish Reality in the Middle East (Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi)” ibaresi hemen göze çarpıyor!
Pankartın sağ tarafında Amerikan bayrağı, sol tarafında ise HDP’nin logosu yer alıyor. CHP ortada yetim gibi duruyor! Onları temsil eden hiçbir sembol yok! Herhalde altı okun bir yerlere saplanacağından endişe ediyorlar... Atatürk’ün Anıtkabir’de kemiklerinin sızladığı günler... “CHP’nin benim partim olarak kalacağını nereden bileceğim?” diyen Ulu Önderimiz, herhalde bu kadarını da tahmin etmemişti!

ABD CHP’DEN NE BEKLİYOR?
CHP’nin ABD gezisini değerlendiren analist Michael Werz’e kulak verelim: “CHP daha çok çalışarak, gözlemcileri bu yönde çözümlere sahip olduğuna ikna edebilmeli. Temel sorun hâlâ ortada duruyor. CHP daha kapsayıcı bir şekilde, Türk toplumunun daha geniş katmanlarına hitap edebilecek mi?”
Verilen mesaj son kerte açık ve net! Diyorlar ki “antenlerinizi bölücüleri ve dincileri de kapsayacak şekilde” açın! CHP oltaya takılan balık gibi bu safsatalara inanıyor... Hâlbuki yakın geçmişi biraz sağlıklı analiz edebilse, nasıl bir tuzağa düşürüldüğünü hemen anlayacak!

GARP CEPHESİNDE DEĞİŞEN HİÇBİR ŞEY YOK!
Yeni CHP, ABD ve AB’nin kulağına fısıldadıklarını gizli programı olarak kabul etmiş gibi görünüyor... Freni boşalan kamyon gibi gittikçe daha da fütursuz oluyor! Yeni transferini, ulus devlete hücum taktiği çerçevesinde, 705 kod isimli olduğu öne sürülen mebus ile çift forvet olarak sahaya sürüyor. Yerinden ok gibi fırlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok henüz maça ısınmadan rakip savunmayı dağıtmaya başlıyor! “... eşit temsiliyetli parlamento çatısı altında diyalog kurarak sağlanabileceğini tekrar ediyoruz!”
Zeynep Hanımefendi’nin sözlerini anlamak için en az 4 Türkçe uzmanına danışmak gerekiyor! Tamam, Türkçe, Dil Bilgisi, Hayat Bilgisi, Hal ve Gidiş’te sıkıntı var ama yukarıdaki sözlerin tek bir karşılığı var: “Federasyon!” Vay canına sayın seyirciler! “Savaş girip kaybettik de haberimiz mi olmadı!” Motor dağılmış, dişli sıyırmış gibi görünüyor...

DERSİMLİ COŞTU BİR KERE...
Takım Kaptanı ise geriden oyun kuruyor... Cesur cengâverlerini (!) “4-3-3” düzeniyle sahaya sürüyor. Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) temsilcilerini görünce havaya giriyor. Hiçbir vekâlet ücreti talep etmeden Zaman’ın avukatlığını üstleniyor. Tertip manşetleri atılırken Dersimli mışıl mışıl uyuyordu... Yurtseverler, askerler yıllarca içeride kaldı! Kimin umurunda! PKK’ya destek anlamına gelen bildiriyi imzalayan akademisyenleri baş tacı ediyor! PKK ile mücadelede uygulanan sokağa çıkma yasaklarına karşı çıkıyor... Kendine kalsa, konuşa konuşa bütün sorunları çözecek! Özgürlükçü demokrat!
Uçurumdan düşmek üzere olan AKP’ye karşı bile CHP ümitsiz, çaresiz, heyecansız ve iddiasız! İşte CHP’nin stratejilerini belirleyen yeni yöneticilerin vizyonu bu kadar! Batı ve ABD’nin CHP’ye nasihatten başka verebileceği hiçbir şey yok...

ASLANLAR KENDİ ÖYKÜLERİNİ YAZMALI!
Milletimiz her geçen gün Meclis’te temsil edilen partilerin gerçek yüzünü daha iyi anlıyor. ABD Başkanı Abraham Lincoln’ün (1809-1865) şu sözleri oldukça anlamlı: “Herkesi bir defa, bazılarını her zaman kandırabilirsiniz. Ama herkesi her zaman kandıramazsınız!”
Bu toprakları temsil eden ve bu topraklardan güç alan siyasi partiler milletin teveccühüne mazhar olduğu gün geleceğe daha büyük bir güvenle bakacağız. İşe o zaman, yeni CHP’nin 700 küsur rakımlı tepelerine karlar yağmaya başlayacak! İyi ya da kötü, Türkiye Türkiye’den yönetilmelidir. Bir Afrika atasözü ile yazımıza noktayı koyalım: “Aslanlar kendi öykülerini yazmadıkça, herkes avcıların öykülerini dinler!”