Düşen açığa değil kaçırılan milyar dolarlara bak!

Kamu bankaları eliyle dolardaki yükselişi durdurmak için geçen hafta 4.5 milyar dolarlık satış yapıldığı öne sürüldü. Kur 27 kuruş düştü. Dün ise TCMB'nin 40 milyarlık yedek akçesinin bütçeye aktarılacağı haberi ve net rezervlerin negatife düşmesi kuru 14 kuruş zıplattı. Kur bugün S-400 haberleriyle sakin seyretse de 6'nın üstünde tutundu. Mart ayı ödemeler dengesi 'Yurtdışına para mı kaçırılıyor?' dedirtti!

Türk lirasına güven dibe vurmuş durumda. Seçimler öncesi Hükümet'in bankalara talimatla faizleri düşük tutma girişiminin açığa çıkması sonrası Londra swap pazarı karıştı. Daha sonra açığa satışlar önlenerek faizler tavan yaptırıldı. Etki geçici oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı yol haritası da, ABD'de sıcak para koisyoncularına yaptığı sunum da fayda getirmedi. Piyasa baskı yaptı ve finans sektörü faizleri artırdı. Seçimler öncesi Merkez Bankası'nın rezerv yeterliliğine ilişkin haberler Türk lirasını ve Türk varlıklarını baskılayan en önemli unsur oldu.

Seçim sonrası Merkez Bankası'nın (TCMB) rezervlerdeki kafa karışıklığını giderecek bir açıklama yapması bekleniyordu. Taahhüt edilen netlikte açıklama yılın ikinci enflasyon raporu toplantısında gelmedi. Böylece Türkiye'nin rezervlerine ve Türk varlıklarına yönelik spekülatif yorumların önüne geçilemedi.

TEDBİRLER ÇARE OLMADI

Görünen o ki hem sıkışık dış borç ödemeleri hem de tasarruf sahiplerinin dövize yönelmesi TL'deki

düşüşün nedeni oldu. Merkez Bankası'nın geçen hafta içerisinde aldığı (repo ihalesi açmaması ve örtülü 1.5 puanlık faiz artırımı yapması, döviz depo ve zorunlu karşılık) tedbirler yeterli olmadı. Yönetim, ekonomi yazarı Uğur Gürses'in sıkça dile getirdiği şekilde “arka kapılara” yöneldi. Müdahaleler ters tepki. Seçimlerin yenilenme kararının ardından kurdaki artışın önüne geçmek için kamu bankaları eliyle piyasaya 4.5 milyar dolar satıldığı haberi ajanslara (Reuters, BBC Türkçe ve Bloomberg) düştü. Henüz bir yalanlama gelmedi. Seçim kararının ardından 6.25 TL'ye kadar çıkan kur cuma günü döviz satışının ve daha sonradan yalanlanan S-400 alımının süresiz ertelendiği haberinin etkisiyle 5.98 TL'den kapandı.

REZERVLER EKSİYE DÜŞTÜ

Ancak etki kısa sürdü. Dün Merkez Bankası'nın yedek akçesinde bulunan 40 milyar TL'nin bütçeye aktarılmasına yönelik yasal düzenleme yapıldığına yönelik haber (Kaynbak Reuters) ortalığı karıştırdı. Zaten 31 Mart 2019 seçimleri öncesi, seçim ekonomisi uygulansın diye nisan ayında yapılacak genel kurulda Hazine'ye aktarılması gereken TCMB karı, üç ay öne çekilmiş ve 37 milyar liralık ek gelir sağlanmıştı. İkinci haber ise TCMB net rezervlerinin negatife düşmesi oldu. Dünya Yazarı Alaattin Aktaş, Twitter hesabından yayınladığı tabloda şu gelişmeye dikkate çekti: “Altın ve kamu mevduatı hariç net döviz rezervi 9 Mayıs'ta 10.5 milyar dolara geriledi. Ama dikkat; bu tutarda yaklaşık 13 milyar dolarlık swap dövizi de var. Bu tutar düşülünce rezerv eksiye iniyor. Ama kuru tutabilmek için kamu bankaları eliyle döviz satışına da devam ediliyor.”

RİSKİMİZ OLDUKÇA YÜKSEK

Gelinen süreçte yapılan arka kapı hamleleri sonrası bir süre hem dolar kuru düşük kaldı hem de iç piyasada faizler. Ancak geçici etki ters tepti ve yüzde 18'lere inen piyasa faizi yakın zamanda yüzde 25'e dayandı. Mart ayında 5.30'lara çekilen dolar kuru kendine 6 TL'nin üzerinde yer edindi. Üstelik kırılganlık unsuru olan rezervler harcandı. Faiz politikasındaki tutuculuk TL'deki değer kaybıyla bilanço tahribatı ve maliyet enflasyonu üzerinden ekonomiye yeniden hasar vermeye başladı. Dolar kuru dün 6.12'ye kadar yükseldi. Piyasa gösterge tahvilinin faizi halen yüzde 24'ün üzerinde. Diğer yandan Türkiye'nin risk primi dün itibarıyla yeniden 500'ün üzerine çıktı CDS adı verilen risk primi geçen yıl eylülde 570'e kadar tırmandıktan sonra 300'ün altına kadar inmişti. Risk primindeki yükseliş dış borçlanmalarda ilave faiz ödemesine neden oluyor.

AÇIK DÜŞSE DE REZERV ERİYOR

En önemli kırılganlık unsurlarından cari açıkta ise daralma sürüyor. Ancak daralmanın ithalattaki hızlı düşüşten kaynaklı olduğu görüldü. Martta 590 milyon dolarlık cari açık verildi. Geçen yılki açık 4.7 milyar dolardı. Cari açıktaki gerilemeye karşın finansman çıkışları nedeniyle söz konusu ayda rezervlerin 5.7 milyar dolar azalması dikkat çekti. Mart ayında 835 milyon dolarlık sermaye çıkışı yaşandı. Önceki dönemlerde giriş yaşanan kalem net hata noksan yanı kaynağı belirsiz para hareketlerinde bu kez 4.3 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Böylece oluşan 5.7 milyar dolarlık finansman açığı Merkez Bankası rezervlerinden karşılandı. Kaynağı belirsiz para hareketlerindeki bu durum dövize en çok ihtiyaç duyulan şu dönemde “Yurtdışına kaynak transferi mi yapılıyor? Sorusunu akıllara getirdi.