Ege kadınları

Bu hafta sizlere; Halikarnas Balıkçısı’nın “Merhaba Anadolu” romanında anlattığı, bin yıllar ötesinden tüm dünya kadınlarına ışık tutan ve esin kaynağı olan ünlü Ege kadınlarından bazılarını anlatacağım, köşeme sığdırabildiğim kadar.

“Bütün Ege kıyılarında Amazonların ayak izleri görülür” diyen Halikarnas Balıkçısı’nın tarih ve söylencelerle dolu bu kitabında, kadınlara dair öyle çok şey var ki... Anlattığı kadınların hepsi de; yetenekli, çok akıllı ve başarılı, sağduyu sahibi, duyarlı, yaşadıkları dönemi çok etkilemiş sıra dışı kadınlar... Onları anlamak, doğdukları ve yaşadıkları çağın koşulları içinde kavramak, dünya tarihini etkileyen dokunuşlarının gücüne tanık olmak için bu kitabı mutlaka okuyun derim!

HALİKARNAS KRALİÇESİ BİRİNCİ ARTEMİSİA

Daha yirmi yaşındayken, Grek kent devletleri ittifakı ile Akamenid (Pers) imparatorluğu arasında, MÖ 480 yılı Eylül ayında yapılan Salamis deniz savaşında, Atinalılara karşı Pers kralı Kserkses’in yanında, kendi filonun amirali olarak kahramanca savaşmışsın. Karşılarında bir kadın savaşçının olduğunu duyan ve bunu erkekliklerine yediremeyen Yunanlılar, seni tutsak edecek kaptana büyük ödül vaat etmişler.

Senin savaş öncesindeki uyarılarına kulak asmayan Kserkses sonunda yenilmiş. Persler büyük kayıplar verirken sen kendi filonu hiç zarar görmeden kurtarmışsın Atinalıların elinden. Bunun üzerine; Kserkses;

“Bugün kadınlar erkekler gibi, erkekler de kadınlar gibi savaştı” demiş.

MİLETLİ ASPASİA

Atina, en parlak dönemini Perikles ile yaşamış. Ancak her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir kadın varmış tabi. İşte Periklesin arkasında da; Aydın ili sınırları içinde, antik Yunan döneminde İyonya şehri olan Milet’de doğma sen varmışsın. Devleti yönetmede Perikles’e büyük yardımın dokunmuş, onu büyük işler yapmaya teşvik etmiş ve hep yanında durmuşsun. O kadar özel bir kadınmışsın ki, yaşadığın dönemde Sofokles’ten Heredot’a, Sokrates’ten Fidyas’a kendini hayran bıraktırmış ve felsefi eserlerinde yer almışsın.

İZMİR DEĞİRMENDERELİ (KOLOFON) ARKEANNASSE

Kırk yaşından sonra Atina’ya gittiğinde, koca filozof Platon’u ilk bakışta kendine âşık etmişsin. Egeli kadınların kendine özgü karizması ve çekiciliğiyle, yüzündeki kırışıklıkların bile Platon’a sonsuz ilham vermiş, ne şiirler yazdırmış ne şiirler...

MİDİLLİLİ SAPPHO

Yaşadığın dönemde dünyanın en büyük ozanıymışsın. Mısır’daki bir mumyanın üzerinden çıkan papirüste bile senin lirik şiir dizelerin varmış.

İlk çağın Platon dâhil hiçbir sanatçısı, edebiyatçısı ve düşünürü yoktur ki, senin dehâna hayran kalmamış olsun.

Ağıtlar, ilahiler ve çoğunlukla aşk şiirlerinden oluşan dokuz kitap yazmışsın. Ne yazık ki bunların hepsi kaybolmuş. Bize kalanlar, senin hakkında yazılan yazılarla, antolojilerdeki birkaç parça şiirinden ibaretmiş.

Halikarnas Balıkçısı ailen ve yaşamın, “sevicilik”le (lezbiyenlik) adının anılmasına neden olan koşullar ve bunların doğruluğu hakkında yorumlar yapmış, “Merhaba Anadolu” kitabında.

Haydi, rastgele Ege’nin tüm kadınlarına!