Etiyopya vatanını savunuyor

Afrika’nın mazlum ülkelerinin emperyalist hegemonyaya karşı yürüttükleri devletlerinin bağımsızlık mücadeleleri her geçen gün yeni zaferler kazanıyor.

Daha iki hafta önce bu köşeden ABD emperyalizminin Etiyopya’da yenileceğini yazmıştık. Bugün gelişmelerin bu yönde olduğunu görüyoruz. 9 farklı eyalet ve Addis Ababa ile Dire Dawa gibi özel statülü şehir yönetiminden oluşan Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Başbakanı Abiy Ahmed, bugüne kadar hiç sömürge olmamış ülkesinin birliğini savunarak ve merkezi ulusal bir devlet yapısına kavuşturmak için verdiği mücadele kararlılıkla sürüyor.

Etnik grupları kışkırtarak Abiy Ahmed’in önünü kesmek isteyen ABD’nin tüm çabalarının boşa çıktığını görüyoruz.

ABD’nin kışkırttığı ayrılıkçı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi ile merkezi hükümet arasında çatışmalar bir yıldır sürüyordu. Kuzeyden güneye, başkente doğru ilerleyen ayrılıkçı terör örgütü stratejik önemdeki Dessie ve Kombolşa kentlerini ele geçirmişlerdi. Bunun üzerine Başbakan Abiy Ahmed başbakanlık görevini yardımcısına bırakarak cepheye gitti, başkomutan olarak ordunun başına geçti.

Halkı “vatan savunması” temelinde harekete geçiren Ahmed, ayrılıkçı terör örgütünün püskürtüldüğünü; Dessie ve Kombolşa'yı ve 17 kasabayı geri aldıklarını açıkladı. Şu anda askeri durum tersine dönmüş ve sahada inisiyatif hükümet ordusuna geçmiş durumda.

Ayrılıkçı terörist güçleri püskürtmede SİHA’ların önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Batı’da bu SİHA’ların Çin’den ve Türkiye’den alındığı yazılıp çiziliyor ama Ankara bunu doğrulamadı.

DÜNYANIN GÖZÜ AFRİKA BOYNUZUNDA

Afrika Boynuzu, Afrika kıtasının doğuda Kızıldeniz Sahili’ne, güneydoğuda Hint Okyanusu’na ve batıda Nil Havzası’na bakan kuzeydoğu kısmıdır. Bölge günümüzdeki Etiyopya, Eritre, Cibuti ve Somali devletlerini kapsamakta olup Geniş Afrika Boynuzu bölgesi, Sudan, Güney Sudan, Kenya ve Uganda’yı da içermektedir.

Çin ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinin neredeyse tamamı, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz’den geçiyor. Etiyopya 104 milyon nüfusla Afrika Boynuzu’nda 1’inci sırada yer almaktadır. Afrika kıtasında Nijerya’dan sonra en çok nüfusa sahip ikinci ülke konumundadır.

Bugün, Afrika’nın en hızlı büyüyen ülkesi Etiyopya, Çin ve Türkiye ile önemli ticari-ekonomik ilişkilere sahip. Ekonomik alanda Etiyopya’nın birinci ticaret ortağı Çin, ikinci ticaret ortağı Türkiye.

ABD YENİLGİDEN ÇIKIŞ YOLU ARIYOR

Etiyopya Başbakanı ve hükümetinin dik durması, ABD ve Batı’ya karşı sert açıklamalar yapması ve ayrılıkçı terör örgütünü püskürtmesiyle ABD paniğe kapıldı. Destekledikleri ayrılıkçı terör örgütünün ezileceğini görünce geri adım attılar. Şimdi bir ateşkes arayışındalar. “Sorun askeri değil müzakerelerle çözelim” diyorlar. Terör örgütüne “Başkente yürümeyi durdurun” diyorlar.

ABD Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey Feltman, sorunu müzakerelerle çözme bağlamında 9 Aralık’ta Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Mısır’a ziyarette bulunmak için gönderildi. İçine düştükleri çıkmazdan kurtulmanın telaşındalar.

KARANLIKLAR PRENSİ JEFFREY FELTMAN

Feltman bölgede tanınan bir isim. 2004-2008 yılları arasında Lübnan Büyükelçisi, Obama döneminde Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve bugün ABD Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi.

Şam'da yaşayan Fransız stratejik analist Thierry Meyssan'a göre, Feltman, 2005 yılında ABD'nin Lübnan büyükelçisi olarak eski Başbakan Refik Hariri suikastını organize etti.

ABD'nin Lübnan'ı Suriye'nin korumasından ayırma planının bir parçası olarak Suriye’nin Esad'ın suça karıştığını öne süren bir BM komisyonu kurdu.

Feltman, Esad ve Suriye'yi yok etmek için El Kaide, IŞİD ve diğer yabancı teröristlerden on binlerce cihatçı paralı asker topladı, örgütledi ve denetledi.

Son olarak ABD Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi olarak Etiyopya’da ortaya çıktı ve ayrılıkçı Tigrayları meşru hükümete karşı kışkırtmaya başladı.

AFRİKA, ASYA’YA YÖNELDİ

Fakat, Suriye’de yenildikleri gibi Etiyopya’da da yeniliyorlar. Yenilgileri kaçınılmazdır. Çünkü yeni bir dünya kuruluyor. Batı uygarlığının sonuna gelinmiştir. Bu dönemde yükselişe geçen ve yeni bir dünyanın habercisi olan Çin, Asya Çağı’nı başlattı. Başını Çin, Rusya ve Türkiye’nin çektiği Asya’dan yükselen Çağdaş Uygarlık Dünyası, Afrika’yı talan eden bu emperyalist kampın karşısına çıktı. Fransız emperyalizminin zincirlerini kıran ABD hegemonyasından kurtulan Afrika ülkeleri birer birer Asya’ya yönelmeye başladılar.