Gayrimeşru açıklamasındaki teslimiyet

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Salı günü CHP grup toplantısında tarihî önemde bir açıklama yaptı. Gerçi daha önce HDP de 16 Nisan sonrasında yürürlüğe giren anayasanın gayri meşru olduğunu ısrarla ilan ediyordu. Ancak aynı görüş CHP Genel Başkanı tarafından paylaşılınca olayın çapı tarihî boyutlar kazanıyor. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması özetle üç noktada toplanıyor:
1- Yürürlükte olan anayasa gayrimeşrudur.
2- Mevcut iktidar meşru olmayan anayasaya göre görev yapıyor.
3- Bu anayasaya göre yapılacak her şey gayrimeşrudur.

İKTİDARI DEĞİŞTİRME YOLU

Tarih boyunca meşruiyet tartışmaları aslında iktidarları değiştirme yoluyla ilgilidir. Meşruluğunu kaybetmiş olan yönetimlerin var olan hukuki rejim içinde değiştirilmesi yolunun kapandığı kabul edilir. Meşru olmayan bir yönetim, kendisinin nasıl değiştirileceğine de karar vermiş sayılır. Gelmiş geçmiş bütün meşruluk tartışmalarının özü budur.
CHP Genel Başkanı da işte bu öze girmiş bulunuyor. Açıklaması kendi içinde tutarlıdır ve mantıklıdır: Yürürlükte olan anayasa gayrimeşru, bu anayasaya dayanarak yapılan devlet görevleri gayrimeşru, yine bu anayasaya dayanarak yapılacak her şey gayrimeşru!
Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi ve TBMM seçimi bu anayasaya dayanarakyapılacak. O zaman Kılıçdaroğlu yapılacak seçimlerin gayri meşru olduğunu şimdiden ilan etmiş oluyor.

CHP’NİN ÖNÜNDEKİ SORU

Bu durumda CHP’nin önündeki soru şudur: AKP iktidarından Türkiye hangi yoldan kurtulacak?
Seçimler gayrimeşru olduğuna göre, o seçimlere katılmak da gayrimeşrudur; o seçimlerle kurulacak iktidar da gayrimeşru olacaktır. Peki, CHP hangi meşru yoldan iktidara gelmeyi hedefliyor? Topluma önümüzdeki iktidarların meşruluk kaynağı konusunda bir yol göstermeleri gerekiyor. Seçimler halkoylamasına sunulmuş olan anayasa uyarınca yapılacağına göre, CHP başka bir iktidar yolu bulmak veya açmak sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır.
Peki bugün toplum seçimler dışında bir iktidar yolunu meşru kabul ediyor mu?
Bu soru CHP’nin kendisini meşruluk sorunuyla yüz yüze getiriyor.

KESKİN SÖYLEMİN ARKASINDAKİ TESLİMİYET

Meşruluk ile kanunilik farklı düzlemlerdir. Meşruluk, kanunilikten farklı olarak, hukukun ötesinde bir genişliğe sahiptir. Bir iktidarın meşruluğu veya bir anayasanın meşruluğu, kanunlara uygunluk ölçütünün ötesinde, toplum tarafından kabul edilirlik düzleminde değerlendirilir. Meşruluk konusundaki Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi, Devlet Teorisi, Siyaset Bilimi tartışmalarının özeti budur.
CHP, Türkiye’nin önüne bir sorun getiriyor. Soru değil, sorun! AKP iktidarı nasıl değiştirilecek?
Yürürlükte olan anayasa düzleminde değiştirilmesi CHP açısından meşru olmadığına göre, hangi yoldan değiştirilecek?
Bu soru aslında CHP’nin AKP iktidarını değiştirmekten vazgeçtiğini ortaya koyuyor. Kimilerine göre zaten değiştirmek istemiyordu. Şimdi değiştirmek istemediğini açıkça ilan etmiş olmaktadır.
O nedenle anayasanın ve bu anayasaya dayanarak görev yapan devlet organlarının gayrimeşru ilan edilmesi, aslında AKP iktidarına karşı bir duruşu temsil etmiyor. Tersine, söylenen laflar gerçi alabildiğine keskindir ama, bu söylemin getirdiği sonuç tam bir teslimiyettir.

GAYRİMEŞRU SÖYLEMİNİN GEREĞİ

Kemal Kılıçdaroğlu’nun anayasayı gayrimeşru ilan eden açıklamasını alkışlayanlar da olayın farkındalar. Şöyle yazıyorlar: Kılıçdaroğlu’nun gayri meşru saptaması yerindedir, ama gereğini yapmıyor.
İşte şu an CHP Genel Başkanı’nın ve Genel Başkan bir parti organı olduğuna göre, CHP’nin önündeki mesele “gereğini yapmak” olarak tanımlanmaktadır.
CHP artık Türkiye’yi AKP’den kurtarma sorumluluğunun ve görevinin bütünüyle dışına çıkan bir çizgiye girmiştir. AKP’yi seçim yoluyla iktidardan indirmeyi gayri meşru kabul eden bir siyasal yöneliş, AKP iktidarını pekiştirmek dışında hiçbir şey vaat etmiyor.

AKP İKTİDARINA SEÇENEK YARATMAK

Daha tehlikeli olan ise, AKP’ye karşı mücadele adı altında seçim dışı çözümlere kapı açacak kışkırtmalara zemin yaratılmasıdır.
Şu anda millet, CHP’den Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yaptığı gayrimeşru açıklamasını geri almasını beklemektedir. Fabrikalara gidin, çarşılara çıkın, vatandaşla konuşun, herkes size bu umudunu dile getirecektir.
AKP iktidarından kurtulmanın yolu, seçim seçeneğini dinamitleyen bir gayri meşru ilanı değil, AKP iktidarına meşru seçimle son verecek seçeneği yaratmaktır.
Bir kez daha vurguluyoruz: Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimini Tayyip Erdoğan kazanamayacaktır. Ve önümüzdeki TBMM genel seçiminde AKP çoğunluğu alamayacaktır. Vatan Partisi, millî hükümeti kuracak bir cumhurbaşkanı seçilmesi ve millî iktidarın yasalarını yapacak bir TBMM heyeti oluşturulması için görev başındadır. CHP’yi de bu sorumluluğu paylaşmaya davet ediyoruz.

SON DAKİKA

Bugünkü Rota’yı yazdıktan bir saat sonra gazeteci Enis Berberoğlu tutuklandı. Hangi kuvvet tutukladıysa Türkiye’de iç çatışmayı körüklemekten başka iş yapmıyor. Berberoğlu’nun tutuklanmasını kınıyoruz.