Habur'a alternatif kapı şart oldu

AKP iktidarının “son anda vazgeçerler”öngörüsü doğru çıkmadı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ABD ve İsrail desteği ile “bağımsızlık referandumu”gerçekleştirdi.
Şimdi önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritası tartışılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan her türlü önlemin alınacağını belirtirken Ekonomi Bakanı Zeybekçi, ekonomik yaptırımlara karşı çıkıyor.
Her kafadan ayrı ses çıkması tehlikeli. Barzani’yi umutlandırıyor.

KRİTİK MERKEZ HABUR

Barzani için en kritik yer Habur sınır kapısı. Bölge için can damarı. 1. Körfez Savaşı sonrasında Barzani Habur sayesinde ayakta kaldı. Devletin raporlarına göre 2000 yılında Barzani’nin Habur’dan geliri 955 milyon dolardı.
Bunun içinde, uyuşturucu, sigara, organize petrol kaçakçılığı, ... da yok.
Şimdi Habur’un önemi daha da arttı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin ihtiyaçlarının çok büyük bölümü buradan sağlanıyor.

ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasında Habur vurgusu öne çıktı. Eş zamanlı olarak Irak Merkezi Hükümeti Barzani’den sınır kapılarını merkezi yönetime devretmesini istedi. Habur’un Irak tarafındaki Halil İbrahim Kapısı için 40 gümrük görevlisi göndermeyi kararlaştırdı.
Halil İbrahim Kapısı şuanda Barzani’nin kontrolünde. Gönderilen 40 kişinin oraya el koyması zor görünüyor. Ama Türkiye’nin, Bağdat’ın isteğiyle orayı kontrol altına alıp, gönderilen görevlilere devretmesi sürpriz olmayacak.
Erdoğan’ın, “Türk araçlarına yönelik bir saldırı olması durumunda gereğinin yapılacağı vurgusunu” bu çerçevede ele almak gerekiyor.

YENİ KAPI

Türkiye, 1. Körfez Savaşı’ndan beri Irak’a ikinci bir sınır kapısını konuşuyor. Habur’un batısında Ovaköy’den açılıp Telafer üzerinden Musul’a inecek bir yol için ön çalışma da 17 yıl önce tamamlanmıştı. Türk araçları Barzani bölgesine girmeden, ona haraç vermeden Bağdat’a, Basra’ya kadar gidebileceklerdi.
Amerika engelledi.

ÇEKİÇ GÜÇ DEVREYE GİRDİ

2000 veya 2001 yılıydı. Dönemin Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen Habur’a alternatif bir kapı için Bağdat’ta Saddam yönetimiyle anlaşmıştı. Dicle’nin kolları üzerinde yapılacak ik köprünün yerleri bile belirlenmişti.
Benim de içinde olduğum Türk heyetini taşıyan uçak Bağdat’tan Türkiye’ye doğru yola çıkarken İncirlik’ten de Çekiç Güç uçakları havalanmıştı. Ovaköy’den Musul’a bağlanacak güzergah üzerinde top oynayan çocuklar vuruldu.
Esenboğa havaalanına indiğimizde ilk aldığımız haber bu oldu. Amerika hattı bombalayarak, “izin vermem”mesajı vermişti. Dönemin Başbakanı Ecevit de Kürşad Tüzmen’i çağırarak büyük bir üzüntüyle “Amerika’nın ricası, bu işi erteleyelim”demişti.

ŞİMDİ ZORUNLU

Bütün uyarılara rağmen, IKYB referandumu gerçekleştirdi. Türkiye’nin “kırmızı çizgileri”çiğnedi. Şimdi Barzani bölgesini devre dışı bırakacak alternatif kapı şart oldu.
Devletin arşivinde ön çalışmalar hazır. Suriye sınırına yakın bir yerden Musul’a bağlanacak yolun geçeceği yer, Irak anayasasına göre Irak Merkezi Yönetiminin denetiminde. Barzani Işid bahanesiyle bölgeyi kontrol altına alsa da şu anda orada bulunanlar “yerleşik”değil, “yerleştirilmiş”kişiler.
Güzergah belli. Ovaköy, Telafer, Musul. Yolun Musul-Telgöcek otoyoluna bağlanması için 50 km kadar yeni yola ihtiyaç var. Irak Merkezi Hükümeti ile anlaşılırsa yol güzergahının güvenliğini de Türk ordusu sağlayabilir. Şartlar da uygun. Habur’da yapılan ortak tatbikat da bunun göstergesi

ABD-PKK

ABD bu seçeneği gördüğü için bölgede önlem aldı. PKK’yı Sincar ve çevresine yerleştirdi. Alternatif hattı PKK ile engellemeyi planladı.
Ama artık silahların konuşacağı bir döneme girildi. Türkiye’nin Habur’a alternatif kapıyı açarken, Sincar’ı da temizlemesi mümkün.
Başka yolu da yok. Sincar’da PKK’nın başı ezilmezse, yarın daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımız kesin.

PKK/PYD HATTI DA KESİLİR

Alternatif kapıdan Musul’a giden hattının açılması ve hattın güvenliğinin sağlanması, Suriye’de PKK/PYD’nin lojistiğini de keser.
Çünkü, PKK/PYD’ye silah ve gıda ihtiyacı, Irak-Suriye arasındaki Feys Habur (Semalka) ve Rabia (al Yarubia) kapılarından yapılıyor. PKK özellikle Feys Habur (Semalka) kapısını kullanıyor.
ABD’nin telaşı da bu.
Tabi bu hamleler için Bağdat ve Şam’la ortak hareket etmek gerekiyor.
Türkiye’nin çıkarları döne döne Bağdat, Tahran, Şam’la askeri ve diplomatik ilişkiyi zorunlu kılıyor.
Bir de Amerika’yla savaşı göze almayı.