İttihad-ı Osmani nasıl kuruldu?

21 Mayıs 1889: İttihad-ı Osmani kuruldu. Daha sonra derneğin ismi İttihat ve Terakki Cemiyeti oldu. 23 Temmuz 1908 Devrimi’nden sonra da fırka (parti) olacaktı.
NASIL KURULDU?
İttihad-ı Osmani’nin nasıl kurulduğunu anlatalım.
4 Haziran 1889’da İstanbul’da Sarayburnu’nda Demirkapı’da olan Mektebi Tıbbiye-i Şahane’de kurulan bir örgüt, gelecekte Türkiye’nin geleceğini değiştirecekti: “İttihad-ı Osmani.”
Abdülhamit dönemindeki gizli örgütlenmelerin beşiği Tıbbiye-i Şahane (Askeri Tıbbiye ) olmuştur. İttihad-ı Osmani burada oluşturulan ilk örgüttür. Bu örgüt İtalyan devrimci Carbonari örgütünden esinlenmiş ve hücreler halinde örgütlenmiştir. Carbonari’deki gibi gizlilik gereği her üyeye bir numara verilmiştir. Bir numaralı üye İbrahim Temo’dur.
Cemiyetin kurucuları Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin ilk sınıfında okumaktadırlar. Toplantılarını genellikle tıbbiyede yapmaktadırlar. Tıbbiye dışındaki ilk toplantısını ise Edirnekapı dışında bulunan bir kahvehanede Haziran 1899’da yapmıştır.
Bu toplantıya 12 üye katılmıştır. Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, buradaki toplantıya İbrahim Temo, İshak Sükutî, Abdullah Cevdet, Çerkez Mehmet Reşid, Asaf Derviş, Hersekli Ali Rüştü, Giritli Muharrem, Hikmet Emin, Ali Şefik ve adı tespit olunamayan bir kişimin katıldığını belirtmektedir.
İttihadı Osmani, Askeri Tıbbiye Mektebi öğrencilerinden İbrahim Temo, Harputlu Abdullah Cevdet, Kafkasyalı Mehmed Reşid, Bakülü Hüseyinzade Ali ve Diyarbakırlı İshak Sükuti tarafından 1308 (1889) tarihinde kurulmuştu.
Cemiyeti kurma kararının, Demirkapı'daki eski Tıbbiye Mektebi odunluklarında yapılan bir toplantı sırasında verildiği yazılır. Cemiyetin kitabet (katiplik) görevini Şerafettin Mağmumi Bey yapıyordu. Cemiyetin kuruluş tarihinin, Fransız Devrimi’nin 100. yılına rastlaması kuşkusuz bir tesadüf değildir.
BİR ÖĞRENCİ DERNEĞİ
Mektebi Tıbbiye-i Şahane öğrencilerinin 1889 yılında kurdukları İttihad-ı Osmani Cemiyeti, Sultan Hamit rejimine karşı kurulan bir öğrenci derneğidir. Cemiyet, kurulduktan sonra askerî ve sivil yüksekokul öğrencileri arasında taraftar kazanarak hızla büyüdü. Örgüt, Askeri Tıbbiye sınırlarını kısa zamanda aşacak Harbiye, Baytariye, Mülkiye, Bahriye, Topçu ve Mühendislik okullarına yayılacaktır.
Mekteb-i Tıbbiye öğrencilerinin neredeyse hepsi İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ne üye olmuşlardır. Cemiyet, toplantılarını cuma günleri farklı yerlerde yapmaktadır.
Namık Kemal, Şinasi, Ziya Paşa ve Mehmet Emin gibi yurtsever yazarların eserleri gençler arasında elden ele dolaşmaktadır. Harbiye, Baytar, Mülkiye, Topçu ve Mühendishane gibi mekteplerdeki talebelerin çoğunluğu Cemiyetin etkisi altındaydı.
Sivil ve askeri okulların gençliği, Yeni Osmanlılar’ın vatan sevgisini dile getiren şiirleriyle beslenen bir gençliktir. Okullarında Rum ve Ermeni liberal hocalardan “serbest rekabet”i, “hür teşebbüs”ü öğrenmektedirler. Rejim tarafından birkaç yıl içinde etkisiz duruma getirilir, üyeleri dağıtılır, sürgüne yollanır.
Tarık Zafer Tunaya’nın deyişiyle, “Bir iç dinamik simgesi olarak asıl İttihat ve Terakki 1906’da Selanik’te 3. Ordu subaylarının girişimiyle kurulacaktır.”
TEMO ANLATIYOR
İbrahim Temo, İttihad-i Osmani’nin kuruluşunu şöyle anlatır:
“Aziz vatanın bugünkü hali ve tarz-ı idaresiyle izmihlale uğrayacağına kani” olan dört Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane öğrencisi, “bu tehlikenin ref’i için” 2 Haziran 1889’da faaliyete geçmiş ve bir gün sonra İttihad-i Osmani Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Tıbbiye’de yaygın olan Darvinist ve biyolojik materyalist görüşlerin etkisi altında bulunan İbrahim Temo’nun öncülüğünde bir araya gelen öğrenciler arasında Diyarbekirli İshak Sukuti, Çerkez Mehmed Reşid ve Arapkirli Abdullah Cevdet de bulunmaktadır. Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne dönüşecek olması itibarıyla literatürde kendine daimi bir yer bulan İttihad-i Osmani Cemiyeti’nin kuruluşu, örgütün İstanbul-Merkez Şubesi’nin bir numaralı üyesi İbrahim Temo tarafından hatıratında ele alınmıştır.”
Cemiyetin ilk adı, “İttihad-ı Osmanî” ya da “İnkılâb-ı Osmanî”dir. Tarık Zafer Tunaya, “bu hareket bir orta sınıf burjuvazi hareketidir” der.