‘Koridor’ için ‘kapı’ savaşları

Baştan söyleyelim.

Irak-Suriye sınırında... “Kapı” savaşları yaşanıyor.

Bir tarafta Atlantik güçleri... Diğer tarafta Batı Asya ittifakı.

Sınırdaki hamleler, gümrük kapıları için.

Çünkü: Kapıların coğrafyası doğal geçiş bölgeleri.

***

Irak sahasıyla başlayalım.

Başbakan Haydar İbadi açıkladı.

Dediği: Ordu Kaim’e girdi (3.11.2017).

İki yönüyle ciddi.

Bir: Kaim, IŞİD’in elindeki son kasabalardandı.

İki: Asıl önemlisi, Suriye sınırında olması.

Böylece: Hasibe Gümrük Kapısı da Irak’ın eline geçti.

***

Kapı savaşları, 2017’nin baharında başladı.

İlk adım Tenef’te atıldı.

Tenef: Irak-Suriye sınırının en güneyindeki kapı.

Bağdat ve Şam kuvvetleri karşılıklı ilerlediler.

2017 Haziran ortasında Tenef’i kurtardılar.

Böylece: Bağdat-Şam bağlantısı tekrar sağlandı.

***

Dönüm noktası, Kerkük sürecinde oldu.

Irak-Suriye sınırındaki diğer kapılar... Bir bir ele geçirildi.

Rabia, Ovaköy, Semelka... En son Hasibe gümrüğü...

İşlem tamamdır artık.

Peşmerge ve IŞİD... Sınırın Irak tarafından temizlendi.

***

ABD’nin hedefi açıktı.

Irak-Suriye sınırında... Kuzey-güney ekseninde... 80 km eninde bir set yaratmak...

Böylece:

Hem: Irak ve İran’ın Suriye’yle... Doğu Akdeniz’le bağını koparmak.

Hem de: Kerkük’teki enerji kaynaklarını... Barzani ve PKK bölgelerini dünyaya açmaktı.

Geçiş güzergâhı anlamlıydı: Ürdün ve İsrail seçilmişti.

Dünyaya açılma istasyonları: Akabe Körfezi ve İsrail’in Doğu Akdeniz limanlarıydı.

Sonuç: “Kapı” savaşları aslında “koridor” savaşıdır.

***

ABD’nin diğer hesabı Türkiye-Suriye sınırında.

“Amerika” ya da “PKK koridoru” diyoruz.

Doğudan batıya uzanıyor. 900 km kadar.

Güneyden Türkiye’yi kuşatıyor...

Ankara, gecikmeli de olsa müdahale etti (24.8.2016).

“Fırat Kalkanı” diye biliyoruz harekâtı.

Harekât, kuzey-güney koridorunun önemini artırdı.

***

Suriye sahasıyla devam edelim.

Bugüne gelelim. Bakışlarımızı Deyri Zor’a çevirelim.

ABD ne yaptı?

Rakka harekâtı henüz bitmemişti...

Buna rağmen, PKK/PYD’yi Deyri Zor’a sürdü. Niçin?

Bazıları kolaycı: Buradaki zengin petrol kuyuları için dediler.

***

Gerçek, bunun fazlasıyla üstünde.

Atlantik cephesi ve Batı Asya ittifakı...

İki tarafın da öncelikleri aynı.

Sınır hattını kontrol etmek istiyorlar...

Çünkü: ABD kuzey-güney koridorundan vazgeçmedi hâlâ.

Deyri Zor’a yüklendi. Bölge Irak sınırına çok yakın.

Tasarladığı koridorun tam ortasında.

***

Bugünkü tablo şöyle:

Suriye sınırının Irak tarafı: Büyük oranda Bağdat’ın elinde.

Suriye tarafında ise durum farklı.

Kuzey bölgesi: PKK/PYD kontrol ediyor.

Ortadan güneye doğru: Hâlâ IŞİD var.

En güneydi dar bir alan: Suriye ordusu mevzilendi.

Özet: Irak’la sınırın Suriye tarafı sorunlu.

***

Suriye ordusu Deyri Zor’da ne yapıyor?

Niçin Fırat’ın doğusuna geçmiyor?

Ciddi bir soru bu.

Suriye devletinin ordusuyla PKK/PYD karşı karşıya...

Arada zaman zaman çatışma çıkıyor. Daha doğrusu Şam, arada vuruyor.

Topyekûn bir taarruz başlatmıyor fakat.

***

(Bir not: Eylül ortasında Şam’daydım.

Soru: Suriye ordusu, Fırat’ın doğusuna geçecek miydi?

Yetkili, ilgili bütün çevrelerdeki hava ortaktı: “Sıra artık PKK/PYD savaşına geldi...”)

***

Soruyu tekrarlayalım: Şam neyi bekliyor şimdi?

Anladığım: Sorun, askeri olmaktan çok siyasi.

Özetle ifade edeyim: Şam yönetimi, Ankara’yla netleşme bekliyor.

Yani: Açık ilişki, ortak çalışma.

Tam da Ankara’nın Irak’la yaptığı gibi.

***

Altını çizerek belirtelim.

Ankara-Şam buluşması: İki cephede hızlı sonuçlar doğurur.

Daha çok da etnik ayrılıkçılık bahsinde.

Dost cenahta: Rusya’yı bölgeyle aynı hizaya çeker.

Atlantik koalisyonunda: PKK/PYD’nin direnme iradesini kırar...

Örgütte dramatik tercihleri gündeme getirebilir.

Ankara’dakilere duyurulur.

***

Son not da İran’dan.

Şemdinli’de 9 şehit verdiğimiz gün (2.11.2017)...

Bir çatışma da sınırımızın hemen batısında yaşandı...

İran’ın Urumiye ili Çaldıran mevkiinde. 8 şehit haberi de İran ordusundan geldi.

***

Tahran’daki kaynaklarımı aradım.

Dikkat çektiler: “Şemdinli’deki olayla Urumiye’deki çatışma birbirine bağlı.”

Aynı örgütü mü kastediyorlardı?

“Fark etmez” dediler: “Merkez aynı.”

Son söz: Bölgeyi aynı mevzide buluşmaya hayat zorluyor.