Suriye adım attı sıra Türkiye'de

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, genel af ilan etti. Affa göre, 14 Eylül 2019 tarihinden önce işlenen suçlar affedilecek. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'da affın "belli şartlar kapsamında" olduğu ifadesi yer alıyordu. Suriye'deki kaynaklara, affın kapsamını sorduk. Aldığımız yanıt, "Askeri, siyasi, teröre bulaşmış her kim varsa, bu af kapsamındadır" oldu.

Affın zamanlaması çok önemli. Af kararı, Astana görüşmeleri kapsamında yarın Ankara'da yapılacak olan Türkiye, Rusya ve İran liderleri zirvesi öncesine denk geldi. Böylece bölgesel çözüm için, güçlü bir adım atılmış oldu. Şimdi tüm dünyanın gözü Ankara'da olacak.

ÖNEMLİ BİR ENGEL ORTADAN KALKTI

Hemen parantez açalım. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin katılımıyla yapılacak olan zirvede İdlib, Güvenli Bölge, Anayasa Komisyonu çalışmaları ve Suriye'deki siyasi geçiş konuları ele alınacak.

Af haberi, Astana Süreci'nin önündeki büyük bir engeli de ortadan kaldırıyor. Özellikle Türkiye'nin kaygılarına yanıt veriyor. Türkiye'nin İdlib konusunda en önemli kaygısı, yeni bir göç dalgası. Zirvede, Türkiye'nin yeni bir göç dalgasını kaldıramayacağını muhataplarına net bir şekilde anlatması bekleniyordu. Af kararının birinci önemi burada. Af ile ılımlı muhaliflerin ve teröristlerin ayrılması kolaylaşacak. Sonraki süreçte yürütülecek askeri operasyonlarda oluşabilecek göç dalgasının ve yeni bir insani dramın önüne böylece geçilebilecek.

İkincisi ülkesinden uzaktaki Suriyelileri ilgilendiriyor. Tutuklanma korkusuyla ülkesine gidemeyen Suriyelilerin dönüşü kolaylaşacak. Af kararının Suriye'ye dönüşleri kolaylaştıracağı görülüyor.

Üçüncü ise, karar, teröre bulaşanlar için yeni bir sayfa demek. Suç işleyenlerin, teröre bulaşanların yeniden topluma kazandırılması hedefleniyor. Böylece Suriye içindeki toplumsal barış yolunda önemli bir sürecin başlangıcı denebilir.

PERİNÇEK GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Af kararı aslında bizler için pek de sürpriz olmadı. Af konusunu daha önce Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek gündeme getirmişti. Perinçek, "Türkiye-Suriye Dostluk ve İşbirliği Planı" ilan etmişti. Planda özetle, "Tayyip Erdoğan yönetiminin koruması altındaki Suriyeli örgütlerin silahlarını bırakması buna karşılık Suriye'nin silahlarını yere atan örgütlerin mensuplarını affetmesi" yer alıyordu. Perinçek bu öneriyi Suriye Hükümeti, Rusya ve İran'ın da kabul ettiğini ve desteklediğini bildirmişti.

Burada dikkat çeken nokta şu. Suriye çözümde çok kararlı. Türkiye adım atmadan dahi, affı çıkardı. Türkiye ile işbirliğinde ısrarcı olduklarının bir göstergesi. Şimdi Türkiye'nin elinde altın bir fırsat bulunuyor. İdlib sorununu çözmek, göç dalgasını engellemek, Türkiye'deki Suriyelilerin geri dönüşünü kolaylaştırmak, Mehmetçik'in kayıplarını azaltacak bir fırsat. Çünkü İdlib'i çözen Suriye namlularını Fırat'ın doğusuna çevirecek. PKK/PYD'den başka, Şam için tehdit kalmayacak. Böylece Türkiye'nin terörle mücadeleden en az kaypla çıkmasının önü açılacak. Ayrıca mülteci konusundaki maliyetleri de azalacak.

Şam'ın affı, Türkiye'nin altın fırsatı. Bölgeyi rahatlatmanın, milletimize ve komşularımıza güven vermenin tam zamanıdır. Artık kibiri, küçük çıkarları kenara bırakma, devlet adamı ciddiyetiyle, Türkiye'ye yakışanı yapma zamanıdır. Türk milletinin isteği de bu yöndedir. Vitesi geriye değil, ileriye takalım. Adım atana adım atalım. Kucaklaşalım.