Top çevirme!

Meclisteki muhalefetin “kalitesi” bir iktidar alternatifi oluşturacak kıratta değil.

İktidarın “kalibresi” ise nicedir idare etmekle sınırlı, tek başına yönetim kabiliyeti kalmadı.

6’lı masa güven vermiyor; daha geçenlerde birisi çıktı terörle savaşan Ordumuzu suçladı..

Öte yandan AK Parti içinde adeta birkaç AK Parti var; belki de kimi “danışmanlar” “dezenformasyon” yapıyorlar; iktidar partisi, bir gün Rusya ile bir gün Ukrayna’nın yanında..

Seçim yaklaşıyor; şakası yok; Dünya çok ciddi sorunlar yumağı, ateş bacayı sardı…

Ücretleri baskılayan, sosyal ve ekonomik kalkınmayı ıskalayan bir düzenin sonundayız.

Partileri değiştirmekle sınırlı bir seçim işimize yaramaz, Türkiye, Atlantik emperyalizminin dayattığı paracı, özelleştirmeci, faizci, rantçı işleyişi emekten ve bilimden yana değiştirmeli.

KARŞILIKLI PASLAŞMALAR!

İktidarıyla muhalefetiyle Meclis partileri sorun çözme becerisinden uzaklaştıkça, kendileri toplum için sorun üretir oldular… Geçenlerde Ana Muhalefetin durup dururken “başörtüsüne kalıcı yasal güvence” açılımı, iktidar tarafınca “tamam o zaman Anayasa değişikliğine gel” önerisiyle karşılık buldu. Durup dururken böyle bir “açılım” yapanlar belki de 6’lı masada ellerini güçlendirmeyi, bir başka okumayla AK Parti’ye zımnen koalisyon teklif etmiş olmayı, dahası kendi tabanlarına Abdullah Gül gibi bir adayın çok daha az maliyetli olacağını benimsetmeyi düşünmüş olabilirler.

Burada niyet okumuyoruz, siyasette her hamlenin birden fazla olası karşılığı olduğunun altını çiziyoruz… Bu açılım bağlamında iktidar partisinin kendi tabanını konsolide edeceği ve eteğindeki taşları daha kolay dökeceği de muhakkaktır. Bunu da saptamak durumundayız. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin pratiklerine, seçim ve siyasi partiler sisteminin tıkaçlarına, güçler ayrımında dengelemeye ilişkin bir yığın sorunu varken, iktidar ile ana muhalefet arasındaki bu top çevirmenin topluma yararı ne olabilir ki?

ÇÜRÜYEN DÜZEN, ÇÖKEN SİSTEM

Çürüyen bir düzen, çöken bir sistem var! Bizde ve dünyada insancıl ve hakça bir düzen arayışı giderek ivme kazanıyor. Türkiye’de halkımız bu gerçeği giderek daha yakından kavrıyor… Türkiye; tasarruf, yatırım, istihdam, üretim sorunlarını çözecek, o arada, ulus devletlerin toprak bütünlüğüne saygılı, doğal kaynakların hakkaniyete yaraşır paylaşımını ve herkes için adil ticaret kurallarını kararlı biçimde savunan bir iktidar seçeneğine ihtiyaç duymaktadır…

Bu seçeneğin sahiplenilmesi ve bu değerlerin savunulması temelinde beliren bir siyaset, özellikle gençler arasındaki güven duygusunu güçlendirecek, seçimlere katılım oranının yükselmesine katkı sağlayacak bir siyasettir. Medya blokları tarafından bloke edilmeye çalışılsa da böyle bir siyaset, önce toplumsal muhalefet konumuna erişir, sonra da iktidara yerleşir. İşte bu siyaseti izleyen parti Vatan Partisi’dir; parlamentonun dışında ama halkın içindedir, Dünyanın dertlerini, ülkemizin sorunları doğru okumakta ve somut çözüm önerileri üretmektedir.

MİLLETİN ORTAK PAYDASI

Gerçekten Türk Milletinin ortak paydasında geçim zorluklarının aşılması, vatan ve aile güvenliğinin korunması vardır. Türk Milletinin gündemi, meri popüler siyasetten çok daha nesneldir, o nedenle top çevirene değil, kalkınma için, hakça bir düzen için, toplumsal barış için topu alıp gölü atabilecek olanlara ihtiyaç duymaktadır. Hangi görüşten olursa olsun insanlarımızı birleştiren büyük payda da ise: antiemperyalizm, üretim ekonomisi ve kalkınma hedefleri bulunmaktadır. O arada, petrol savaşı, altın savaşı, bankalar savaşı, teknoloji casusluğu, biyolojik saldırı; sonuçta, 3. Dünya Savaşı çoktan başlamıştır!

Bu ateşten ortamda, Meclis partileri 'kayıkçı kavgası' yapsınlar diye mi Hazineden onca yardım, bu yüzde yedi oy barajı? diye sorulsa yeridir…

Türkiye, “üretim, kalkınma, hakça paylaşım ve güçlü devlet” diyen bir siyasete elbet ve mutlak kavuşacaktır.