Trajedi mi komedi mi yoksa felaket mi?

İsrail’de Kral Netanyahu ve temsil ettiği rejim çıplak. Elbette ki, istisnaları kaideden ayrı tutuyoruz. Bu faşist neo-Nazi rejimi sorgulayan vicdanlı İsraillileri tenzih ediyoruz. İnsanoğlu acılar, yıkımlar, katliamlar yaşamadan ve bunları görmeden, tecrübe etmeden zalimi tespit edemiyor. “Evlerini yıkın, ağaçlarını kesin, sularını kurutun, ekmeksiz bırakın, toptan yok edin, özellikle kadınlarının ve çocuklarını öldürün, hayvanlarına acımayın, kehanetin emrine uyun, bize karşı geleni, eleştireni, düşmanımıza acıyanı yok edin” bu ifadelere şaşıranlar var. Şu an Gazze’de şahit olduklarımız en az 75 senedir yaşanmaktadır. İsrailli yöneticilerden duyduklarımız yüzlerce yıldır itikat ettikleri dinleri. Kameraların gücü sayesinde rejimin muavinleri, medyası, akademisyenleri, komutanları, özellikle de sahada terör estiren piyadeleri, pilotları ve polislerin gerçek yüzlerine tanık olduk.

KONU FİLİSTİN OLUNCA MANGALDA KÜL BIRAKMADILAR

Meyve sandığının üstünü örten boyalı, maskeli, cilalı parlak ve diri görünümlü meyveler düştü. Küflenmiş, kokmuş, çürük meyveler zuhur etti. Bu çıplak gerçeğe rağmen, bu habis ve hasta zihniyete sahip çıkan, onunla dayanışma içinde olan ve onu besleyen ABD’nin ama özellikle “demokrasi ve hukuk beşiği” Avrupa devletlerin tutumuna anlam veremeyenler var. Sağcı İtalya, solcu Almanya, liberal İngiltere, Cumhuriyetçi Fransa, rahmetli Ecevit’in en çok özendiği ve terennüm ettiği İskandinavya ülkelerinin Sosyal Demokrasileri, Katolik Papalığı, Protestan Kiliseleri, Naziler, Vahhabiler, Süslümanlar, etnik bölücüler, liboşlar, solaklar, Suriye, Irak, İran, Lübnan, Yemen söz konusu olduğunda Şii-Alevi düşmanlığında “Sünni” mezhepçi kesilenler, konu “Sünni” Filistin olunca söylem mangalında kül bırakmayan ama eylemde bolca nutuk çeken münafık dini-darlar toptan aynı mevzideler.

Şimdi de bunlara Arjantin’de başkanlık seçimini kazanan yeni bir dengesiz komedyen Javier Milei ile Müslüman ve Filistin düşmanı yardımcısı Bayan Victoria Villarruel katılıyor. Che Guevara’nın doğum yeri olan, Suriyeli Arabi “El-Turko”, Kishner ve Fernandez yönetimleri döneminde Küba, Suriye, Venezüella, Kolombiya, BRICS, Müslüman ülkeler ile iyi ilişkiler kuran, İsrail’in işgal, talan ve katliamlarına karşı tutum alan, ABD’nin Amerika kıtasını babasının özel çiftliği gibi gören zihniyetine karşı mücadele eden, sosyal ve toprak reformları ile fakir ve orta sınıf mensuplarının hayatlarını iyileştiren yönetimler yerine İsrail ve ABD’yi stratejik efendi görenler Arjantin’de kabul görmüş.

ARJANTİN’İN ‘DELİ KOMEDYEN’ LİDERİ

Amerika kıtası ve adalarında sömürgeciliğe, feodal beylere, köleliğe, zulme ve ekonomik adaletsizliğe karşı savaşan, mücadele eden Komandante liderler ve ülkeler var. Bir de trajedi ve felaket tellalı diktatörler ve komedyen kılıklı sapıklar var. Bir ilahi sürpriz yaşamaz isek 10 Aralık’ta Arjantin’in başına Zelenski formatında bir “deli komedyen” oturacak. Merkez bankasını kapatacakmış. Peso yerine ABD doları kullanacakmış. Kamuya ait her şeyi satacakmış. Havayı, suyu, toprağı, insanı, hayvanı özelleştirecekmiş. Ha bir de radikal Katolik’miş. İlk ziyaretini İsrail ve ABD’ye yapacakmış. İlk tebrik mesajlarını ve övgüleri Trump ve Netanyahu’dan almış.

Arjantin’i çatlak komedyenin iplerini elinde tutan Bayan Victoria yönetecek. Bunun babası Arjantin Cunta diktatörleri döneminde Amiral idi. Arjantin cuntasına karşı savaşan devrimciler babasına karşı dört kez suikast düzenlemiş. Victoria, ABD, CİA ve MOSSAD ile ilişkileri ören kadın. Amerika’da ABD askeri akademileri ve ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde “terörizmle mücadele ve koordinasyon” alanında uzmanlık yapmış. Fernandez ve Kishner yönetimini radikal Filistin örgütlerini, Lübnan Hizbullah’ını korumak, yardım ve yataklık yapmak, başta Küba olmak üzere Amerika kıtasındaki İsrail ve ABD karşıtı devrimci örgütlere silah, maddi ve manevi destek vermekle itham ediyor.

İSRAİL VE UKRAYNA’NIN BİRLEŞTİRDİĞİ CEPHE

Kıssadan hisse bu farklı bulvarlarda görünenler nasıl oluyor da mesele Netanyahu, Zelenski ve avenesi olduğunda aynı cephenin çok başlı yılanı olabiliyor? Hiç mi ibret alınmaz. Yahu eşek bile aynı çukura iki kez düşmez. İnsan suretinde mahlûkat ve beşer sıfatında olanlar çukurdan çıkmıyor. Zira kral hep çıplaktı. Onu görebilmek, bilebilmek, söyleyebilmek ve tavır alabilmek için önce insan olmalı. İnsan olunca akıl, ilim, irfan, vicdan, iman ve adalet duygusu egemen olur. Ve de sevgi kaynağı Allah’ın da tüm peygamberlerin de siyaset ilminin de, ekonomik-politikanın temel prensipleri de, “biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” Anadolu halkının atasözü de dünyadaki tüm illetlerin, savaşların, sömürünün, zulmün, adaletsizliğin, ırkçılığın, faşizmin, bölücülüğün, ahlaksızlığın, fuhşun, kumarın, uyuşturucunun, mafya sisteminin kaynağı olarak tekelci hegemonyayı işaret eder. Onu besleyen de emperyalist ve Siyonist zihniyettir. Tarihte olaylar ilkinde trajedi ikincisinde komedi olarak tekerrür eder. Bu ifade Karl Marx’a isnat edilir. Öyledir. Ancak Ukrayna, İsrail ve Arjantin’de şahit olduğumuz gelişmeler, bunlara destek veren veya seyredenler, onları baş tacı edenler, çukurdan çıkmayan iki ayaklı mahlûkatlar oldukça trajedi ve komedi âlem için ciddi bir felaket olacak.