23 Mayıs 2024 Perşembe
İstanbul 16°
  • İçel
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

CKD'den çocukların cinsiyetsizleştirilmesine karşı suç duyurusu: TCK'nın 6 maddesine aykırı

İstanbul Üniversitesindeki LGBT ‘araştırması’ ile taksirle yaralama, çocuklar üzerinde deney yapma, kısırlaştırma, görevi kötüye kullanma, suçu bildirmeme ve sağlık mensuplarının suçu bildirmemesi suçlarının işlendiği belirtildi

CKD'den çocukların cinsiyetsizleştirilmesine karşı suç duyurusu: TCK'nın 6 maddesine aykırı
A+ A-
HABER MERKEZİ

Cumhuriyet Kadınları Derneği, Çağlayan Adliyesi önünde İstanbul Üniversitesinde 27 çocuğun cinsiyetine müdahale edilmesine ilişkin suç duyurusunda bulundu. Aydınlık’ın gündeme getirdiği olayda, 22 çocuğa ergenlik durdurucu, 15 çocuğa çapraz cinsiyet hormonu uygulandığı, 6 çocuğa ise karşı cinse benzemesi amacıyla meme, yüz ve ses ameliyatı yapıldığı ortaya çıktı.

Çağlayan Adliyesi’nin önünde basın açıklaması yapan CKD’liler, bilimsel bir yayınla ortaya çıkan tıbbi müdahalelerin Türk Ceza Kanununun 6 maddesine aykırı olduğunu söyledi. Açıklamayı GYK Üyesi Av. Gül Öykü Yılmaz Özkan yaptı. Özkan, “İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı, öğretim elemanlarının yazarı olduğu makalede yer alan işlemlere ilişkin çok yönlü bir inceleme başlattığını duyurmuştur. Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri ise cinsiyetin doğumda tayin edildiği ve çocukluk döneminde değiştirilebileceği görüşüne yer verdiği açıklamasında yapılanların bilimsel olduğunu savunmuştur. Dernek olarak yıllardır mücadele ettiğimiz LGBT dayatması işte budur!” dedi.

LGBT dayatmasının hedefinde çocukların olduğunu söyleyen Özkan özetle şunları söyledi: “Kadın ve erkek cinsiyetlerin bize atandığını, oysa cinsiyetlerin ve cinselliğin sonsuz olduğunu savunmaktır. Cinsiyetsiz olunabileceğini kabul etmektir. Ve nihayet, kadın erkek arasındaki cinselliğin doğal ilişki olduğu anlayışının yıkılmasını istemektir. Küresel emperyalist sistemin; tamamen köleleştirilmiş ‘yeni insan-yeni toplum’ tasarımında önemli bir araç olarak kullandığı ve büyük paralar aktardığı LGBT hareketi, ideolojik bir dayatmadır; dolayısıyla hedefinde asıl olarak çocuklar vardır. Nitekim görsel medyada, sosyal medyada, hatta çocuk yayınlarında ve okullarda fütursuzca yürütülen LGBT propagandası yüzünden dünyada olduğu gibi ülkemizde de ‘cinsiyet hoşnutsuzluğu’ndan yakınan çocuk sayısında büyük artış olmuştur. Aileler, öğretmenler, çocuk-ergen psikiyatristleri şaşkın durumdadır. “Küresel LGBT dayatması bilim dünyasını da ele geçirmiştir. Bazı sözde bilim çevreleri çocuklara 3-5 yaşlarından başlayarak cinsiyetlerini sorgulatmayı ve güya ‘cinsiyetinden memnun olmayan’ çocuklara erken yaşlarda hormonlarla ve ameliyatla müdahale etmeyi ‘bilimsel’ diyerek önermektedir.

BİLİMSEL KANITA DAYANMIYOR

“Artık Batı ülkelerinde bile ‘cinsiyet hoşnutsuzluğu’nun büyük çoğunlukla ergenliğin bitimine kadar ortadan kalktığı, bu çocuklara hormon verilmesinin yeterli bilimsel kanıta dayanmadığı, temelinde bilim dışı bir toplumsal cinsiyet ideolojisinin bulunduğu, tıptaki ‘Önce zarar verme’ etik ilkesini ihlal ettiği ve bu nedenle durdurulması gerektiği yönünde bilim otoritelerince çağrılar yapılmakta, yasaklar konmaktadır.

“Dolayısıyla, ‘cinsiyet hoşnutsuzluğu’ teşhisiyle 18 yaşın altındaki çocuklara cinsiyet değişikliğine yönelik hormonlar verilmesini ‘bilim böyle söylüyor’ diyerek savunmak mümkün değildir, gerçeği de yansıtmamaktadır. Burada, kısırlaştırılan ve sosyo-psikolojik yönden zorlaşan bir yaşama itilen çocuklardan bahsediyoruz.

SUÇUN BİLDİRİLMEMESİ

“6 çocukta cinsiyet değiştirmeye yönelik ameliyatlar yapılmış olması ayrı bir vahamettir. Yapılan ameliyatlar, cinsiyet değiştirme talebinde bulunmak için 18 yaşın doldurulması gerektiği hükmünü getiren Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesine aykırıdır. İstanbul Tıp Fakültesi bu ameliyatların kendi kurumlarında yapılmadığını belirtmişse de suç teşkil eden bu durumun bildirilmemiş olması da ayrı bir suçtur. Kaldı ki söz konusu makalede bu ameliyatların dışarıda yapıldığına dair bilgi bulunmamaktadır.

“CKD olarak, 19 yaşından gün almamış çocuklara cinsiyet değişikliğine yönelik yapılan hormon uygulamalarının ve ameliyatların ‘tıbbi ve kanuni ilkelere aykırı cinsiyet değişikliği işlemleri olduğuna’ yönelik olarak soruşturma açılması; ilgililerin, yasalara aykırı ameliyatları saptadıklarında ‘suç duyurusunda’ bulunup bulunmadıklarının soruşturulması yönünden ceza tahkikatı başlatılması; bu ameliyatları yapan kişiler ile merkezlerin saptanarak haklarında işlem başlatılması isteğiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz. Amacımız; çocuklarımızı cinsiyetsizleştirme dayatmasına karşı tıp camiamızın değerli hekimlerini, aileleri ve tüm kamuoyunu çok dikkatli olmaya davet etmektir.”

SORUMLULUKLARI ORTADA

“İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, cinsiyet değişikliğine yönelik ameliyatların çocuklara daha önce başka merkezlerde yapıldığını açıklayarak var olan sorumluluklarını başka mecralara, hedeflere yöneltmektedir. Bu bağlamda ilkin ortada hukuka aykırı olduğu düşünülebilecek durumun zımnen ikrar edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde ilgili hekimler, konuyu bilen Tıp Etik Kurulu ve konuyu bilen tüm memurlar görevleri sebebiyle öğrendikleri ve konusu suç oluşturacak bir hususu gizleyerek suç işlemişlerdir.

MEDENİ KANUN DA İHLAL EDİLDİ

“Cinsiyet hoşnutsuzluğu tedavisinde ergenlik durdurma ve çapraz hormon verme uygulamalarında belirli bir yaş olgunluğunun olması şarttır. Yani ameliyat evresinin tüm bilimsel uygulamalar için en son çare olarak planlandığı açık ve net iken anılan çocuklara Türk Medeni Kanunu’nun 40. ve 41. maddelerini ihlal eden bir süreci, bilgi sahibi olmasına rağmen bildirmemek bir suç olarak ortada durmaktadır.

“Bunun yanında, faillerin tıbbî ilkelere ve bu sebeple de yasalarımıza da aykırı biçimde cinsiyet değiştirme eylemine girişmeleri veya buna imkân tanıyan görüş bildirmeleri de suçtur. Çünkü cinsiyet değişikliği talebinde bulunabilmek için aranan ilk şart 19 yaşından gün almış olmaktır (TMK m.40, m.41). Bu konuda süreç de dikkatte alınmamıştır. Bu ameliyatlar ancak ilgili uzmanların bulunduğu heyet tarafından

‘’Cinsiyet değiştirme ameliyatı uygundur’’ raporu verildikten sonra yapılabilir ki bu süreç genelde 24, 25 yaşlara denk gelmektedir. Genel uygulama bu yönde iken buna aykırı hareket edilmesinin makul bilimsel izahı da yoktur.

KEMİK KÜTLESİ AZALDI

“Cinsiyet hoşnutsuzluğu yaşayan ergenlerin çoğunda bu hoşnutsuzluk ergenliğin sonunda gerilemektedir. Bu nedenle biyolojik ve fizyolojik olarak cinsiyeti normal olup CH bulunan ergenlerde, ergenliğin bitiminden önce hormonal ve cerrahi girişimlerde bulunulması bilime de, etiğe de, çocuk haklarına da ve dolayısıyla kanuna da aykırıdır. Nitekim ameliyat yapılan 6 çocuktan biri ortaya çıkan yeni bedensel görünümünden memnun kalmamış ve tüm tedavileri keserek geçişten vazgeçmiştir. Bunun dışında, ergenliği durdurmak için hormon verilen erkek çocuklarda kemik kütlesi azalmış ve D vitamini ve kalsiyum tedavisine rağmen durum düzelmemiştir.

'AMELİYATLARI YAPANLAR BULUNSUN'

CKD’liler İstanbul Üniversitesinde TCK m.89 taksirle yaralama suçu, TCK m.90 çocuklar üzerinde deney yapma suçu, TCK m.101 kısırlaştırma suçu, TCK m.257 görevi kötüye kullanma suçu, TCK m.278 suçu bildirmeme suçu ve TCK m.280 sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçlarının işlendiğini açıkladı. CKD’nin talepleri şöyle:

  • Bu işlemlerin ve 19 yaşından gün almamış çocuklara cinsiyet değişikliğine yönelik ameliyatlar yapılmasının “tıbbi ve kanuni ilkelere aykırı olarak cinsiyet değişikliği işlemleri olduğuna” yönelik TCK yönünden soruşturma açılması;

  • İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (İÜİTF) Dekanı tarafından 18 yaşın altındaki 7 çocuğa yapılan ameliyatların İstanbul Tıp Fakültesi ile ilgisi olmadığı açıklamasına binaen, bahse konu çalışmadaki hekimlerin ve 2021/559 dosya numarasıyla çalışmaya onay veren İstanbul Üniversitesi Tıp Etik Kurulu’nun yasalara aykırı bu durumu saptadıklarında “suç duyurusunda” bulunup bulunmadıklarının soruşturulması yönünden ceza tahkikatı başlatılması;

  • Yasalara aykırı olarak 18 yaşın altındaki 6 çocuğa yapılan memelerin alınması (mastektomi), meme büyütme ve sesi ve yüzü kadınsılaştıran ameliyatların, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı tarafından belirtildiği şekilde İstanbul Tıp Fakültesi dışında yapıldığının belirlenmesi durumunda bu ameliyatları yapan kişi/kişiler ile merkez/merkezlerin saptanarak haklarında TCK yönünden işlem başlatılması talebimizdir.

LGBT İstanbul Üniversitesi Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültes