İsrail’in Güney Kıbrıs’taki kulakları

Gazze’de süren savaş bir kez daha gösterdi: Batı Asya’daki her türlü melanetin arkasında ABD, İngiltere ve İsrail üçlüsünün derin işbirliği var. Kıbrıs’ta, Güney Kafkasya’da, Libya’da, Suriye’de, İran’da, Irak’ta sözümona Türkiye’nin müttefiki ABD ve İngiltere ile İsrail arasındaki sıkı ortaklık ile Türkiye’nin menfaatleri aleyhine etkenler büyütülüyor. Bu üçlü ortaklık, Türkiye’yi bertaraf etmeyi hedefliyor. Üstelik resmiyette müttefik olmayan ama Ankara’nın kamuoyu önündeki her türlü sert söylemine rağmen ekonomik/ticari ilişkiler üzerinden nefes almasını sağladığı İsrail bu işbirliği sayesinde ayakta duruyor. Daha vahimi, bu amaç için Türkiye topraklarının da kullanılması ve üye olduğumuz NATO’nun bu faaliyetin tam göbeğinde yer alması.

Buna son örnek, İncirlik Üssü’nden ABD uçaklarıyla Güney Kıbrıs’taki İngiliz Üssü’ne, buradan İsrail’e ulaştırılmak üzere, askeri araç, silah, teçhizat ve mühimmat gönderilmesi oldu. Hükümet yetkilileri, 19 Kasım’da bu köşede gündeme getirdiğimiz konuyla ilgili iddiaları yüzeysel açıklamalarla geçiştirmeye çalıştılar.

GÜNEY KIBRIS’IN KİLİT ROLÜ

ABD, İngiltere ve İsrail arasında savunma, güvenlik ve istihbarat işbirliğinde Güney Kıbrıs’ın kilit bir rolü bulunuyor. Güney Kıbrıs’ta 1960 yılından beri İngiltere’ye ait topraklar bulunuyor. Agratur ve Dikelya’da iki İngiliz Üssü faaliyet gösteriyor. Bu üsler, aynı zamanda ABD’nin Batı Asya ve Kuzey Afrika’daki operasyonlarında bir merkez olarak işlev görüyor. Bu üsler ve çevresindeki dinleme tesisleri ile Türkiye dahil bütün Batı Asya’daki her türlü askeri ve sivil faaliyet anlık olarak en hassas şekilde izleniyor. Güney Kıbrıs’taki Rum Kesimi’nde istihbarat tesisleri İngiltere’nin sinyal istihbaratından sorumlu istihbarat kurumu Government Communications Headquarters (GCHQ) adlı kuruluşa bağlı olarak faaliyet yürütüyor. Kıbrıs’ın güneyinde Limasol’un batısında yer alan Agratur Üssü’nün yakınında Gata burnunda yer alan gizli dinleme üssünün yanı sıra KKTC’nin Gazi Mağusa şehrinin dibindeki Dikelya Üssü’ndeki Mercury Kışlası içinde Ayios Nikolaos İstasyonu’nda devasa bir dinleme tesisi yer alıyor. Ayrıca Güney Kıbrıs’taki Trodos dağının zirvesinde yer alan İngiltere’ye ait radar üssü, Amerikalı istihbaratçılarca, “Levant bölgesine, Kuzey Afrika’ya ve Türkiye’ye eşsiz erişim sağlayan paha biçilmez bir mücevher” olarak değerlendiriliyor (Intercept, 28 Ocak 2016).

ABD VE İNGİLTERE İLE İSRAİL ARASINDA ANLAŞMALAR

İngiltere, bu bölgelerden elde ettiği istihbaratı İsrail ile de paylaşıyor. İngiltere ile İsrail arasında, savunma, güvenlik ve istihbarat alanından birçok ikili anlaşma var. Bu yılın başlarında iki ülke arasında 7 yılı kapsayan çok geniş kapsamlı bir anlaşma imzalandı. İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen’in 21 Mart 2023’te Londra’yı ziyareti sırasında imzalanan “İsrail-İngiltere İkili İlişkileri 2030 Yol Haritası”, iki ülke arasında güvenlik, ticaret, teknoloji ve siber alan dahil çok geniş bir işbirliğini kapsıyor. İngiltere ile İsrail arasında Kasım 2021’de “diplomasi, savunma ve güvenlik, siber, bilim, teknoloji ve diğer birçok alanda daha yakın çalışmayı sağlayacak” yeni bir anlaşma yapılmıştı (Security Week, 14 Mart 2022). Bundan bir yıl önce, 3 Aralık 2020’de, iki ülke askeri işbirliği anlaşması imzaladı. İngiltere İsrail İletişim ve Araştırma Merkezi adlı kuruluşun sayfasında verdiği bilgilere göre “savunma işbirliğini resmileştirmek ve geliştirmek ve büyüyen İsrail-İngiltere ortaklığını kuvvetlendirmek için bir anlaşma imzalandı” (bicom.org.uk, 7 Aralık 2020)

Aynı şekilde ABD ile İsrail arasında da istihbarat paylaşımı konusunda birçok anlaşma var. ABD istihbarat örgütlerinin Ortadoğu bölgesindeki ham ve işlenmiş istihbaratını anlık olarak MOSSAD ve diğer İsrail istihbarat örgütleriyle paylaştığı biliniyor. Bu türden anlaşmalara son örnek, 2 Mart 2022’de ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Homeland Security) ile İsrail Ulusal Siber Direktörlüğü arasında imzalanan siber işbirliği anlaşmasıydı. Eski NSA çalışanı Edward Snowden’in yayınladığı NSA belgelerinde yer alan başka bir örnek ise ABD ile İsrail arasında 2009 yılında imzalanan bir mutabakat muhtırasıydı. Mutabakat muhtırası için Mart 2009’da prensipte anlaşmaya varıldığı belirtiliyor. Bu muhtıraya göre ABD ile İsrail istihbarat servisleri arasında NSA’nın ABD vatandaşlarınınkiler dahil olmak üzere elde ettiği, e-posta, telefon ve her türlü elektronik haberleşme verilerinin ham olarak İsrail istihbaratı ile paylaşılması için anlaşmaya varılmış (Guardian, 11 Eylül 2013).

KKTC’NİN EGEMENLİĞİ İÇİN TEHDİT

ABD, İngiltere ve İsrail arasındaki işbirliğinde Güney Kıbrıs’ın kilit bir rolde yer alması, Kıbrıs’taki Türk askeri varlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliği açısından da ciddi tehdit oluşturuyor. Türkiye’nin egemenliğinin, NATO’daki müttefikleri ABD ve İngiltere tarafından hiçe sayılmasına Ankara tarafından izin verilmesi, Türkiye’ye yönelik tehditlerin daha fazla ağırlaşmasına yol açıyor.