Sandık kafalılar mesele bundan ibaret olabilir mi?

Siz de öyle mi yapıyorsunuz bilmiyorum. Sabah kalkınca, eskiden her gün işe gittiğim için 8-10 gazete okurdum. Şimdi internetten bakıyorum.
Malum sosyal medya da artık siyaset alanı.
Kollar sıvanıyor. Önemli açıklamalar oradan yapılıyor.
Türkiye’nin etrafı yangınlarla çevrili. Komşularımızda üç sıcak savaş sürüyor. Doğrudan taraf sayılırız. Cephemiz bir. Tehdit kaynağımız bir.
Ne yapacağız… nasıl bir tavır alacağız…
Ekonomi deseniz öyle. Emeklisinden sanayicisine işçisinden çiftçisine ateş bacayı sarmış.
Herkes acil… acil… çözüm bekliyor… soruyor… soruyor… nedir… nedir… yanıt bekliyor…
Vatan Partisi neredeyse her gün basın açıklaması yapıyor; yarını beklemez diyoruz. Öğleden sonrayı beklemez diyoruz.. Hızını alamasa günde iki farklı soruna çözüm sunacağı basın açıklamaları yapacak… Çırpınıp duruyoruz.
Çözümleri sıralayıp duruyoruz.
Acil… acil…
Şart… şart… mutlaka…
Hani diyorum ki acaba atladığımız bir konu var mı… ola ki bir ayrıntı yakalarım… hemen düzeltiriz… ekleriz…
İnanın deli oluyorum.

ÜÇ BÜYÜK KENT

Seçim?
Evet, seçim de sorunların çözümü açısından çok önemli. Üç büyük kent örneğin… Kırk kez düşünüp tartmalıyız…
Türkiye’nin geleceği. Şehitlerimiz…
Türkiye’nin ekonomisi.
Bağımsızlığı.
Bu bir cephe sorunu. Hangi cephede olacağız. Üç büyük kent hangi cephenin saflarında yer almalı.
Atlantik mi?
Asya mı?
Bu kadar basit.
Şehitlerimiz???
Bu haberler nasıl bitecek. İlk haberi aldığımızda böyle yazmışım… “Bu yürek yangısı ne zaman dinecek. Nasıl ödeyeceğiz haklarını... ABD düğmeye bastı. Pişman edeceğiz! Sakın ola ki gözyaşı dökmesin terörün sırtını sıvazlayanlar. HDP’si DEM’i kapatılacak. Suriye, İran, Irak, Türkiye, Rusya el ele verecek, terörün de besleyenlerin de kökü kazınacak…”

HER GEÇEN GÜN GEÇ KALIYORUZ

Her geçen gün geç kalıyoruz!
Yerimde duramıyorum.
Güç istiyorum.
İktidar istiyorum.
Düzelteceğiz. ;
Ama gel gör ki… piyasa partilerinin umurunda değil.
Birbirlerine düşmüşler vıdı… vıdı.. o şöyledir… bu böyledir… ne Parti disiplini tanıyorlar ne örgüt ne vatan ne millet… ağızlarına geleni sövüp sayıyorlar… daha iki gün önce oradaydın… sarmaş dolaş… daha arkasını dönmeden 40 yıllık seviyesiz “sırlar” dökülüyor ortalığa… aday olacaklar… olmayanlar… olanlar… oyu benden olsun çamurdan olsun, gladyodan bile olsun… yok artık!
Sandık kafalılar.
Mesele bundan ibaret.
Daha ne diyeyim.
Bitsin artık bu çile!
Bile bile çekecek miyiz!
Karar vereceğiz.

ASYA’NIN YÜKSELİŞİ

Dünyanın en büyük ilk 10 elektronik ihracatçı ülkesi
2000 yılında yüzde 16’yla ABD, 2021 yılında yüzde 34’le Çin Halk Cumhuriyeti ilk sırada. 2021’de ilk 10’a ancak 7. ve 8. sıradan ABD ve Almanya girebiliyor. Hepsi Asya ülkeleri.
(Kaynak: McKinsey Global İnstitute)

BORÇ DÜNYASI

ABD: Küresel borçta payı yüzde 34,21.
ABD, 33,2 trilyon dolar ile dünya devlet borcunun üçte birinden fazlasını oluşturuyor.
Japonya: Yüzde 11,12.
Japonya'nın borcunun GSYH'ye oranı yıllar içinde artmaya devam etmiştir. Küresel borcun yüzde 11'inden fazlasını oluştururken bu oran yüzde 255'e ulaştı.
Çin: Yüzde 15,13.
Çin'in borçlarının büyük bir kısmı altyapı projelerini finanse etmek için yerel yönetim finansman araçları tarafından yapılmaktadır.
Türkiye yüzde 0,41.
(Kaynak: IMF)

ABD KAYBEDİYOR

“Çin, Batı Asya ve Kuzey Afrika'daki çoğu ülkenin en büyük ticaret ortağıdır. ABD'ye bağımlı olmaya devam etmeleri kesinlikle ekonomik çıkarlarına uygun değil. Bu nedenle direniş yanlısı olmayanların bile birçoğu jeopolitik olarak giderek tarafsızlaşıyor. Uzun zamandır, ABD'nin yandaş rejimleri bile bitmek bilmeyen ABD savaşlarından bıktılar. ABD Batı Asya'da kaybediyor. İsrail onun son karakolu. ABD'nin onu koruma konusunda bu kadar çaresiz olmasının ve soykırıma yardım etmesinin nedeni budur. Uzun süredir ABD'nin yandaş rejimleri bile (Suudi Arabistan, BAE, Mısır) savaşta bağlantısız bir dış politika izliyor.”
(Arab News @arabnews; @BenjaminNorton)