Turovalılar öcünüz alındı!

Tarihte bilinen ilk Çanakkale Savaşı Anadolu’dan Ege’nin karşısına geçen Akhalar (Aka) ile Mikenlerin saldırısıdır (MÖ.1000). Türkiye’deki Ege Devletleri ve Hititler bundan zarar görür. O yenilginin öcünü Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u ele geçirerek alır. Bugün Turova ören yerine gittiğinizde, orada namaz kıldıktan sonra Fatih’in söylediği şu sözler sizi karşılar: “Turovalılar öcünüz alındı!” Tekirdağ’ın Malkara İlçesi ile Çanakkale’nin Lâpseki ilçesini bağlayan ve 18 Mart 2022, Cuma günü açılan köprü deniz zaferimizin Türk ulusuna 107. yıl armağanıdır. 1990 Şubat ayında, Ankara’da İngiliz Kültür Heyetinde çalışıyordum. Büyük boy Çanakkale savaş fotoğraflarından meydana gelen bir sergi hazırlıyordu İngiliz Büyük Elçiliği.  Fotoğraflar hem üzücü, hem de bir o kadar gurur vericiydi. 1995 yazında ise Gelibolu’yu,  ODTÜ’lülerle birlikte gezdiğimizde çok etkilendim. Bir “şer’de” bu denli bin “hayır” olabilirdi ancak! Küçükken, kurmay subay olan babam; Büyük Britanya Krallığı ordusunda Müslüman Hintliler yanında diğer sömürgelerinden de gelen askerler olduğunu söylemişti. Onların arasında ANZAC Kolordusu da vardı. (1) İngiliz mahkûmlar gönderilerek işgal edilen Aborjin ülkesi Avustralya’yı işgal edenlerin soyundandı bir kısım asker. Kalan ise Maori ve Ranatongan yerlilerinin Uzun Beyaz Bulut anlamında “Aotearoa” dedikleri Yeni Zelanda sömürgesinden (1841) gelen birliklerdi. Derken bir zamanlar,  Norveç’te misafirim olan Buket Uzuner’in 2001 yılında “Uzun Beyaz Bulut Gelibolu” adlı kitabını okudum. Bu eser müzede bulunan mektuplardaki gerçeklerden yararlanılarak ortaya çıkmıştı. Aynı yılın sonbaharında İngiltere’nin Wales Bölgesinde “Anadolu ve Balkanlarda Arkeolojik, Antropolojik ve Kültürel Miras” konulu konferansa katıldım.  Datça’da, kısmen Knidos ören yerinden alınan devşirme malzemelerle yapılan yerel taş evler hakkındaydı bildirim. Annem Uğur Özcan Ergenekon da oradaydı. Sunum sonrası sohbetimiz döndü dolaştı Çanakkale Savaşına geldi. Dedesini Çanakkale’de kaybetmiş kimi torunlar ve o torunların çocukları oradaydı. Kimi Gelibolu’daki anma törenlerine katılmış, kimi yakından takip edip bilgisini arttırmıştı. Savaş anılarından bahsettikçe hepimizin gözü yaşarmıştı. Türkler yurtlarını savunuyorlardı ama karşı taraf emir kuluydu. Cepheler öylesine yakındı ki kurşun kurşunu havada vuruyordu. Her iki tarafın askerleri bir yandan birbirleriyle savaşırken bir yandan da ishal ve salgın hastalıklar nedeniyle dizanteri, kolera, tifüs, vs. sebepler yüzünde ölüyordu. Manşetlerin çevirisini yaptığım sergi resimlerinden birkaçı Mart ayındaki don nedeniyle, çadırlarında kaskatı donan İtilaf ordularının asker cesetlerinin ürpertici görüntülerine aitti. Osmanlı-Türk askerlerinin bir kısmı kurşunlar içine konan boğucu zehirli gazlar nedeniyle ölüyordu. Bu fark edilince kadınlar yabancı gazetelerde gördükleri gaz maskelerini dikip cepheye yollarlar (2). Çanakkale savaşında hayatta olup duyan, o sırada 6 yaşındaki babam, 15 yaşındaki anneannem ve İstanbul’daki annesi çoktan yaşama veda etseler bile; her geçen gün unutmak yerine çok daha iyi yakın tarihimizi yaşatmaya devam ediyoruz. Çanakkale köprüsünün adının başındaki 1915 tarihi artık ulusal hafızamızda yer etmesini sağlayan bir mühendislik harikası, 2023 orta uzunluğu ise gelecek nesillere bir mirastır (3). Avustralya ve Yeni Zelanda yerlileri ise Çanakkale savaşından sonra ulus olma bilincini kazanır. Her sene 25 Nisan’da atalarının ölüm yıldönümü adeta bir bayram havası içinde geçer. Metal sanatçısı Sabaton, Savaş Sanatı adlı albümünde “Gelibolu Kayalıkları” (Cliffs of Gallipoli) adlı 6 dakikalık bir Anzak Ağıtı bulunur. Sözleri arasında Atatürk’ün Türk askerlerine “Sizlere ölmeyi emrediyorum!” mısrası da vardır (4).  

FRANSIZ GEMİLERİNİ BATIRAN FRANSIZ MAYINLARI

Osmanlı İmparatorluğu Almanya ile bir anlaşma yaptıktan sonra, savaşa girmeden bir Alman denizaltısı yakıt almak için Marmaris Limanına girer. Peşindeki Fransız gemisi denizaltının çıkmaması ve diğer Alman gemilerinin girmemesi için limanın ağzına mayın döşer ve ayrılır. Bu konuyu Fatma Gebeş Çimen ele alır.  “Marmaris: Denizde Efelik Olmaz” adlı kitabı, Marmaris Ticaret Odası Kültür Yayınları tarafından basılır (2007).  Gedik’e göre “Ada ağzında” bulunan bir çoban denizde tuhaf cisimler görerek muhtara, o kaymakama, kaymakam da yüzbaşıya bildirir. Derken İstanbul’un haberi olur. Oradan bir mayın uzmanı, bir bahriye subayı ve üç bahriye eri Marmaris’e gönderilir. Mayınların fünyeleri sökülerek etkisiz hale getirilir. Sonra etkisiz hale getirilen bu mayınlar sandallarla Taşarkası’na açılan kanallara yerleştirilir. Düşman uçakları görmesin diye üzerleri örtülür. Daha sonra Muğla, Denizli, Aydın’daki deve katarlarında bulunan ve “lök” denilen güçlü develerden yeni bir katar meydana getirilir. Mayınlar yüklenerek Muğla’dan Aydın’a nakledir. Oradan demiryolu ile İstanbul, oradan Çanakkale’ye getirilir.

HAVA HAREKÂTI

Gelibolu’ya İtilaf Devletlerinin ilk saldırısı, 3 Kasım 1914’de 2 İngiliz Harp gemisinin Ertuğrul ve Seddülbahir, 2 Fransız gemisinin ise Kumkale ve Orhaniye tabyalarına saldırmasıyla başlar. Ondan sonra 5 Kasım 1914’te Fransa ve İngiltere Osmanlı Devletine resmen savaş ilan eder. Önceden Fransa’dan alınan 2 uçak Yeşilköy’e getirilir.  Daha sonra Çanakkale’ye ilk olarak bir deniz tayyaresi ardından iner. Pilot teğmen Fazıl Bey’in kullandığı Nieuport deniz tayyaresi 17 Ağustos 1914’te Nara’ya inmeyi başarır. Uçak kıyıya bağlanıp üzerine bir hangar inşa edilir. Bu açakla Pilot Fazıl Bozcada ve Limni bölgesinde 150 m.ye kadar inip önemli bilgiler toplar. O ayrılınca 1915 Ocak ayında Pilot Üsteğmen Cemal (Durusoy) Bleirot (Ertuğrul) kara tayyaresiyle gönderilir. 17 Marta kadar Türk kıtalarının havadan gözcülüğünü yapar. Türk Hava Teşkilatının başında bulunan Yüzbaşı Serno 18 Mart sabahı Yarbay Schneider ile çıktığı keşif uçuşunda, manevralarından düşman gemilerinin Çanakkale boğazına saldıracağını anlar. Düşman tayyareleri boğazda enine duran mayınları görmüştür ama göremedikleri de vardır. Bunlar Erenköy koyunda kıyıya eşey (paralel) olarak yerleştirilmiş mayınlardır. Onlara çarpan Bouvet, Ocean ve Irresistible zırhlıları batar, Inflexible ağır hasar alır. Limni bölgesine yapılan keşifte düşman donanmasının tamamen çekildiği anlaşılır  (5).  Çanakkale Savaşı bitip zafer kazanıldığında Mustafa Kemal Paşa 1916’da tümgeneralliğe yükseltilir. Bu kez de Atatürk “Turovalılar öcünüz alındı!” der.

(1) ANZAC, Australian and New Zealand Army Corps

(2) İbrahim Yıldırım, 2016, Çanakkale Muharebelerinde Zaiyat ve Zehirli-Boğucu Gaz kullanılması. Fırat Üniv. Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 26; Sayı 1; S: 261-275, Elazığ. 

(3) Çanakkale Belgeseli, TRT.

(4) Cliffs of Gallipoli, Sabaton, U-TUBE.

(5) Rezzan Ünalp, Çanakkale Cephesinde Havacılar da vardı.