Sömürgeciliğe karşı dans ve aksiyon

Stephen Hopkins’in yönettiği 1996 yapımı “Hayalet ve Karanlık” (The Ghost and the Darkness) filmi, seyirciyi 1898 yılının Afrika’sına götürür. Filmde, Doğu Afrika’da Uganda-Mombasa demiryolunun inşası sırasında, Kenya’nın Tsavo kenti yakınlarındaki ormanlık arazide bir çift vahşi aslanın işçilere ve sömürgeci İngilizlere saldırısı anlatılır. Demiryolu inşası, kudurmuşçasına saldıran, insandan da silahtan da korkmayan, tüm tuzakları atlatan, açlıktan değil içgüdüsel olarak öldüren aslanlar yüzünden durur. Bölgeye iki usta İngiliz avcı gelir ve aslanların peşine düşer. Yerli halkın Hayalet ve Karanlık adını verdiği iki aslan Afrika’nın bağımsızlık ruhunu, iki avcı da sömürgeciliği temsil etmektedir. Avcılar, bir süre sonra kendilerini av durumunda bulurlar.

HİNDİSTAN’DA BİR KAPLAN

S.S. Rajamouli’nin yönettiği 2022 Hindistan yapımı “R.R.R” adlı filmde ise bir aslan değil, sömürgecilerle boğuşan bir kaplan çıkıyor karşımıza. Ancak, gerçek bir kaplan değil bu, ruhu kaplan gibi olan bir insan söz konusu. Karşısında da İngiliz sömürgeciliğinin kuvvetleri var ve bu kaplan Hindistan’ın bağımsızlık ruhunu temsil ediyor.

Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasının öncesinde geçen filmde, olaylar 1920 yılında başlıyor. Hindistan’ın İngiliz valisi ve karısı, Adilabad bölgesinde bir köyü ziyaret ediyorlar. Vali, çok güzel şarkı söyleyen ve karısının eline resim yapan küçük kız Malli’yi zorla beraberinde götürüyor. Malli ve ailesinin dahil olduğu Gond kabilesinin töreleri gereği, kaçırılan “kuzu”yu ne pahasına olursa olsun geri getirmek için bir “kaplan” görevlendiriliyor. Bu kaplan, benzerleriyle karşılaşıyor, dostluk, dayanışma ve mücadele yaşanıyor ve 185 dakika uzunluğunda, bir dans, şarkı ve aksiyon serüveni seyirciyi tek kelimeyle sarıp sarmalıyor. 

BİRLEŞTİRİCİ ANLATIM

Adını hem İngilizcedeki “rise” (yükseliş), “roar” (kükreyiş), “revolt” (isyan) sözcüklerinin ilk harflerinden hem de filmin iki başrol oyuncusu ve yönetmeninin adlarındaki (Rajamouli, Ram, Rama) “r” harflerinden alan “R.R.R”, uzunca süresine rağmen temposu ve rengârenkliği sayesinde sıkılmadan izlenen, Hint sinemasının tüm cazibesinin üzerinize boca edildiği bir yapım. Sıkça insanüstü niteliklere bürünen karakterlerin mücadelesi ve başlı başına “abartı”, filmin tüm tadını tuzunu sağlıyor.

Hayali bir öyküye dayandığı belirtilen “R.R.R”nin, 20. yüzyıl başlarında Andra Pradeş ve Telangana’da doğan iki özgürlük savaşçısının biyografileriyle ilgili olduğuna dair yorumlar olsa da S.S. Rajamouli’nin gerçek olamayacak kadar fantastik ve aşırı uçlarda gezinen bir anlatımı var. O daha çok tıpkı “Hayalet ve Karanlık”ta olduğu gibi Hintlerin kendilerini ezen, aşağılayan, döven İngilizlere karşı mücadele eksenine oturtuyor öyküsünü. Bunu yaparken de seyrettiğimizin bir Hint filmi olduğunu unutmamamız için hiçbir şeyi esirgemiyor. Politik bakımdan ise yerli çocuğu şımarık ve gaddar sömürgecilerin elinden kurtarma uğraşı, Hindistan’daki tüm dinleri ve bölgeleri aşan bir bütünleştiriciliğe ve birleştiriciliğe dönüşüyor.

Enerjik ve son derece keyifli dans sahneleriyle bezeli bir film “R.R.R.” Ticari gösterimde ve dijital platformlarda hep birbirine benzer filmler izlemekten sıkıldıysanız, mutlaka zihninizin bir kenarına not edin. Üstüne, “Hayalet ve Karanlık”ı da bir yerlerden bulup seyrederseniz, İngiliz sömürgeciliğinin Afrika’dan Hindistan’a yayılan vahşi ve barbar yüzüne dair “İki film birden” yapmış olursunuz.